15 Temmuz Notları-1

18.07.2019 00:02

MİT Krizi, 17/25 Aralık sonrası Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ‘Paralel devlet yapılanması’ nitelendirmesini yapıyor.

Sonrasın da, cemaat görüntüsü altında devleti ele geçirmeye çalışan örgütün ‘inlerine girmek’ için operasyonlar başlıyor.

Örgüt Emniyet ve Adliye teşkilatında halen etkin,

Emniyet içindeki örgüt militanlarının bir bölümü temizlenmiş,

Ama, hâkim ve savcılar arasındaki militanlara dokunulmamış,

Operasyonlar yapılıyor ama tam gaz falan değil,

Taşı elinin altına koyanlara da, aba altından sopa gösteriliyor.

Kulaktan kulağa bir fısıltı yayılıyor, ‘Bunlar güçlü, aman fazla ileri gitmemek gerekir, bırakın bu onların savaşı karışmayın’

Türkiye’nin her ilinden örgüte yönelik operasyon haberleri geliyor.

Edirne’de ‘tık’ yok.

Tarihler 2016 yılının ilk aylarını gösteriyor,

KOM Daire Başkan Yardımcısı Şakir Engin Korkmaz’ın ‘zorlaması’ ile Edirne KOM Şube Müdürlüğü öyle nazlı nazlı harekete geçiyor.

KOM Şube’nin başında sonradan FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü mensubu olduğu gerekçesiyle, tutuklanan ve hüküm giyen Engin Erdoğan var.

FETÖ soruşturmalarında görevlendirilen, Edirne Cumhuriyet Savcısı Cengiz Özülkü KOM Şubeye talimat üstüne talimat vermeye başlıyor.

Deliller toplanıyor, şüphelilerin işyerleri ve evlerinde aramalar yapılıyor.

Örgütsel dokümanlara el konuluyor.

Deliller toplanıyor ve Mayıs 2016 tarihinde operasyon için 2016 yılının Haziran ayının ilk haftasın da, düğmeye basılıyor.

Ama gel gör ki, örgütün il imamlarının bir bölümü firar ediyor.

Sonradan örgüt üyesi olduğu anlaşılan KOM Şube Müdürü Engin Erdoğan’ın ‘firar’lar da etkisi var mı bilmiyoruz.

Haziran ayı hâkim ve savcıların tayin dönemi,

FETÖ soruşturmasını yürüten Cumhuriyet Savcısı Cengiz Özülkü Antalya’ya atanıyor.

Görevden ayrılmadan önce soruşturmayı tamamlaması gerekiyor.

Herkesin elini taşın altına koymaktan kaçındığı dönem,

Türkiye de kamuoyuna yansımış o güne kadar tamamlanmış bir iddianame yok,

Özülkü, iddianameyi yazıyor, ama  UYAP sistemine yüklenmesi neredeyse mesai saatinin son dakikalarında ancak bitiyor.

Geceli gündüzlü çalışan Cumhuriyet Savcısı Özülkü, dosyadaki delillerin hukuki değerlendirmesini yapıp, görevden ilişiğini keseceği son gün 136 sayfalık iddianamesini görevli olan Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderiyor.

Adalet Bakanlığı yetkilileri dönemin Başsavcısı Muhammed Savran’ı arıyor ve, ‘iddianameyi okumak istiyoruz’ diyor.

İddianame bakanlığa gönderiliyor,

Başsavcıya bakanlık dönüş yapar, ‘örgüt tanımlaması, hukuki nitelendirme ve değerlendirmeler’ konusunda diğer soruşturmalar için şablon olarak kullanılacağı ifade edilir.

Dikkat edin, daha ortada 15 Temmuz hain darbe teşebbüsü yok,

Sonrasın da, ortaya çok çakma kahraman çıktı o da ayrı da,

Kim bilebilir ki, örgütün o soruşturma yapılırken darbe için gizliden gizliye hazırlık yaptığını,

Savcı Özülkü, kelle koltukta örgütün yapısını deşifre ediyor.

Neyse, iddianame 19 Haziran 2016 günü mahkemenin önüne düşüyor ve hukuki olarak 15 gün içinde kabul ya da red kararı vermesi gerekiyor.

Mahkeme Başkanı Tayyip Özdurmaz’ın bu arada dişi ağrımaya başlıyor.

Hepinizin dişçiye gitmişliğiniz vardır, nasıl olur çektirir, dolgu yaptırır, kanal tedavisi veya başka bir işlem yapar hekim, ‘bir iki saat sıcak ve soğuk yeme içme’ deyip gönderir.

Ama iddianame masasına konulan Mahkeme Başkanı Özdurmaz, diş hekiminden rapor alıyor.

Pehh pehhh ne diş sorunu be,

Ama o günlerde Saros Körfezi’ndeki yazlığında olduğu da yargı çevrelerinde anlatılır.

Sonuçta 15 gün içinde mahkeme karar vermeyince, hukuki olarak ‘kabul edilmiş’ sayılıyor.

İddianame kabul edilmiş sayılınca soruşturmadaki gizlilik kararı da, kalkıyor ve okuma fırsatı buldum.

Aman Allahım!

Örgütün yapısıyla ilgili ne detaylar var.

İddianamedeki bilgilere dayanarak, örgütün ‘kataloglardan eş seçtiğini’  13 Temmuz 2016 tarihinde haberleştiriyorum.

Türkiye ilk kez örgütün üyelerini evlendirme yöntemini, bu haberle öğreniyor.

Sen misin, örgüt üyelerinin fotoğraf albümlerinden eş seçtiğini yazan,

Sosyal medya yıkılıyor.

Örgüt militanları sosyal medya hesaplarından ne saldırı ama, çalıştığım kurumun telefonları kilitleniyor.

İnternet sitesine siber saldırılar, sosyal medya hesaplarına taarruzlar,

İnanılmaz bir saldırı altında kalıyorum.

Tarih 13 Temmuz 2016 Çarşamba,

Hain darbe girişiminden iki gün önce,

Örgütün hedef tahtasındayım.

Tarih 15 Temmuz 2016 Cuma gecesi,

Hain kalkışmanın olduğu gün,

Sonrasın da, örgüte yönelik soruşturmalar, operasyonlar,

Başka,

Başka ne olacak, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü ile nasıl mücadele ettiklerini, ballandıra ballandıra böbürlenerek anlatanlar,

Daha iki gün önce sütre gerisinde saklananlar,

Gördükçe midem bulanıyor.

Kusmamak için kendimi zor tutuyorum.

En büyük kahraman onlar,

Zannedersin örgütü tek başına çökerttiler,

Bu gözlerin tanıklığı olmasa,

Kulakların işitmişliği olmasa,

Ondandır ki, samimi olarak 15 Temmuz öncesi elini taşın altına koyanlar, o hacıyatmazlara sadece ‘acı acı gülümsemekle’ yetiniyorum.

Ama her dönem böyleler yok mu ki,

770x60 Reklam Alanı

İlgili Haberler