3 kuşak 50 yıllık kasap

22.08.2019 09:56

3 kuşak 50 yıllık kasap

Dededen, babasına, babasından da kendisine kalan 11 yaşında başladığı kasap mesleğini, 50 yıldır sürdüren 61 yaşındaki Erkan Kamberis, kasaplıkla çocuklarını okuttuğunu, evlendirdiğini ancak kendisinden sonra ileride bayrağı teslim edecek kimse olmadığını söyledi.

Kasaplıkla 2 çocuğunu özel okulda okutup, evlenmelerini sağlayan, dedesinden bir miras gibi kalan mesleği severek yapan Kamberis, eli ayağı tuttuğu sürece bu mesleğe devam edeceğini belirtti. Kendisinin mesleği bir çok eski mesleğin ölmesinin asıl sebeplerinden biri ise, üniversitelere gönderilen çocukların, mezun olduktan sonra işi hazır olmayan bölümlerde okutulması, esnaf yanında bir meslek dahi öğretilmemiş olmasından kaynaklandığını ifade etti.

“BU MESLEK ATA MESLEĞİ, ETTEN HEYKEL BİLE YAPARIM”

3 kuşaktır ata mesleğini sürdüren 50 yıllık kasap Erkan Kamberis ” 11 yaşında ilkokuldan ayrıldıktan sonra baba mesleği olan kasaplığa başladım. Dedem, amcam, babamdan bu yana gelen meslektir bizim kasaplık. 2 oğlum var onlar kasap olmadı, bu meslekle özel okulda okuttum onları, hatta evlendirdim. Benden sonra bizde kasap mesleği bitecek. Ailenin son kasabı benim. İlkokul mezunuyum. 50 yıldır bu iş içindeyim. Yaptığım işten memnunum. Doğru dürüst, hilesiz bir iş yapıyorsan mutlaka başarılı olursun. Ne iş olursa olsun. Ben ata mesleğini devam ettiriyorum. Elim ayağım tuttuğu sürece bu işi yapmaya devam edeceğim. İsteyerek yapıyorum ve karşılığı da alıyorum. Et üzerine heykel bile yaparım, bilmediğim hiç bir şey yok et üzerine” dedi.

“KİMSE ÇOCUĞUNU MESLEK ÖĞRENSİN DİYE ESNAFA VERMİYOR, İŞİ OLMAYAN BÖLÜMLERE OKUMAYA GÖNDERİYORLAR”

Ailelerin çocuklarını mezun olduktan sonra iş bulamayacağı bölümlere gönderdiğini dile getiren Kamberis, “Şimdi okul modası çıktı. Aileler çocuğum okusun diyor, okusun, okumakta gerekiyor ama meslekler ölüyor. Hiç bir aile gelipte bi kasaba, bi terziye çocuğunu verip iş öğrensin demiyor. Tıp okursun, hukuk okursun. Ama şimdi çocuklar işi dahi olmayan eğitim sisteminde yer olsun diye konulmuş, bitirdikten sonra işi dahi olmayan bölümler okuyor. İş yok ki. Örneğin halkla ilişkiler bölümü. Hangi okul olursa olsun, hangi hoca olursa olsun benim kadar bilmez halkla ilişkileri. Ben esnafım bütün halkla iç içeyim. Ben daha iyi anladığımı düşünüyorum halkı. Okullar dolu, herkes askerliği yapayım, hemen bir yere işe gireyim. Sen okuyorsun, bitiriyorsun, sonra diyorsun ki ben üniversite mezunuyum bana iş yok. Senin okuduğun bölümde dışarıda iş yok ki zaten” dedi.

“ET KADAR PİŞİRMEKTE MARİFET LAZIM”

Hayvanın en lezzetli olarak bir yerinin olmadığını, her kısmında ayrı lezzet olduğunu aktaran Erkan Kamberis “Bir kasap olarak değerlendirirsek etin lezzetsiz olduğu yeri yok. Hangi yemeği yapacaksan ona göre et alacaksın. Hayvanın her tarafı çok güzel pişer ve yenir. Ette marifet var ama pişirmekte de marifet olması gerekiyor. Bir kasaba gittiğin zaman kuru fasulye yapacağım de ona göre sana et vereyim. Kasaptan isterken yemeğini söyle bana göre et ver diyorsun, o zaman yemekten daha memnun kalınır” dedi.

“ALLAH HAYVANI YARATMIŞ, TIRNAĞI BİLE İŞE YARIYOR”

Allah tarafından hayvanların her noktasının yenebildiğini işaret eden Erkan Kmaberis “Hayvanın en pahalı olarak gözüken kısımlarında antrikot var, kontrapile var. Onlar bazı sosyete kesim için var. Antrikot pişirildiği zaman gerçekten çok iyi bir lezzetli et. İsmine göre güzel bir et. Güzel olmayan bir şeye kimse güzel demez, para vermez. Allah hayvanı yaratmış, tırnağı bile işe yarıyor. Mesela işkembesi, çorbası, ayakları kellesi, dili, beyni. Eti seçmek kadar pişirmekte önemli tabi” dedi.

“ESKİDEN KASAPLAR GÜNDE 200 KİLO ET SATARDI, ŞİMDİ 30 KİLO ANCA”

30 yıl önce ile şuan ki süreçte ekonomik olarak çok büyük farklar olduğunu ifade eden Kasap Erkan Kamberis “30 yıl önce Edirne nüfusu 60 binlerdeydi. Şimdi 200 bine geliyor. 30 yıl önce 67 tane kasap vardı yaklaşık, her kasap günde en az 200 kilo et satardı. Şimdi nüfus 200 binlerde, kasap olarak 30 tane, satılan en ayak üstündeki kasap bile 30 kilo satabilir. O kadar millet et yiyemiyor. Sürüm azaldı. Biz o zaman 30 yıl önce öğlen 3 gibi et kalmazdı. Bugün o satış yok”dedi.

“ETİ, SADECE ET İŞİ YAPAN YERDEN ALMALI”

Süpermarketlerin et reyonu yerine dışarıda ki esnaf olan kasabın neden tercih edilmesi gerektiğini söyleyen Kamberis ” Onun etinin nereden geldiği, ne şekilde işlediği belli değil. Ben kendi hayvanımı kendim alıp, yetiştiriyorum, kesimini kendim yapıyorum. Vatandaş eti sadece et satan yer, kasaptan alsınlar. Çünkü onların o eti nerede işlediği bilinmiyor. O yüzden etlerini mutlaka mahalle kasabından almalı” dedi.

“VATANDAŞ TAM ET ALAMIYOR, 10 LİRALIK, 20 LİRALIK ALABİLİYOR”

Vatandaşların ekonomik kısıtlamalar sebebiyle ete istediği parayı veremediğini, cebindekine göre azar azar aldığını anlatan Erkan Kamberis “Edirne piyasasında 50 liradan aşağıya kıyma satan yok. Marketler olsun, kasaplar olsun. Ben kendi hayvanımı aldığım için 45 liraya satıyorum. Edirne’de hangi köy, mahalle olursa olsun benden daha ucuza bu eti veren yok. Vatandaş tabi 50 lira veremiyor ama 10 liralık, 20 liralık olsun diyorlar. Parası yok çünkü. Geçen yıl ayda 300 lira elektrik parası veriyordum, bu yıl 800 lira veriyorum. Klimam var çalıştıramıyorum. Maalesef bazen ekonomik kısıtlamalar yapıp ayağını yorganına göre uzatacaksın” dedi.

Erkan Ekşi

770x60 Reklam Alanı

İlgili Haberler