Akademisyenler Kırkpınar Er Meydanı’nın “Edirne Yeni Sarayı” alanı dışına taşınması gerektiğini savunuyor

25.01.2023 10:43

Milli Saraylar Başkanlığınca ihya edilecek Edirne Yeni Sarayı (Saray-ı Cedide-i Amire) yerleşkesi içerisinde kalan Kırkpınar Yağlı Güreşleri'nin yapıldığı er meydanın yerinde kalmasını savunanlar kadar taşınması gerektiğini isteyenler de var.

Akademisyenler Kırkpınar Er Meydanı’nın “Edirne Yeni Sarayı” alanı dışına taşınması gerektiğini savunuyor

Milli Saraylar Başkanlığınca ihya edilecek Edirne Yeni Sarayı (Saray-ı Cedide-i Amire) yerleşkesi içerisinde kalan Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin yapıldığı er meydanın yerinde kalmasını savunanlar kadar taşınması gerektiğini isteyenler de var.

Bugünkü alanında 1924 yılından beri güreşlerin organize edildiği er meydanının zaman zaman taşınması gündeme geliyor.

Sarayın ihyasıyla yeniden başlayan tartışmalarda güreş camiasının da arasında bulunduğu bir kesim çayırın yerinde kalmasını isterken akademisyenlerin olduğu bir taraf da stadyumun bir başka yere taşınması görüşünü savunuyor.

Sarayın kazı başkanlığını yapan Trakya Üniversitesi (TÜ) Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gülay Apa Kurtişoğlu, gazetecilere yaptığı açıklamada, Sarayiçi Er Meydanı’nın, Edirne Sarayı’nın ihyası nedeniyle başka bir alana taşınması gerektiğini belirtti.

Er meydanının bulunduğu Hasbahçe olarak nitelendirilen alanın, içerisinde pek çok arkeolojik veri barındırdığını aktaran Kurtişoğlu, “Bunlardan Av Köşkü ayakta. Diğerlerinin de kazısı yapıldığı zaman kesinlikle temel izlerine ulaşılacaktır. Hasbahçe doğal bir orman alanı değil. Saraya bağlı inşa edilerek oluşturulmuş bir orman sahası. Padişahların hem av için hem dinlenme için yoğun olarak kullandıkları, içerisinde endemik bitkiler olan bir alan.” diye konuştu.

Kurtişoğlu, Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin Türk kültürünün çok önemli bir parçası olduğunu vurguladı.

Kırkpınar’ın hak ettiği değerdeki stadyumun saray içinde olmaması gerektiğini ifade eden Kurtişoğlu, şunları kaydetti:

“O alan sit alanı olduğu için oraya yeniden bir inşa da söz konusu olamayacağından Kırkpınar güreşlerine yakışır vaziyette başka bir alana taşınması, yılın 365 günü kullanılabilecek, içerisinde geniş spor tesislerinin bulunduğu, hatta uluslararası bir spor okulunu da barındıran daha modern, daha güzel, Kırkpınar güreşlerine yakışır tarzda bir stadyumun başka bir alana inşa edilmesi gerekir.”

Kurtişoğlu, Kırkpınar Er Meydanı’nın hemen yakınında İftar Köşkü ve Bostancı Ocağı Kasrı olduğunu, kazı yapıldığında bu ikisinin temellerine ulaşılabileceğini işaret etti.

“ALANIN SARAYI BÜTÜNLEYEN BİR UNSUR OLDUĞUNU UNUTMAMAK GEREKİR”

TÜ Sanat Tarihi Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Yavuz Güner de Kırkpınar Er Meydanı’nın başka bir noktaya taşınmasını kazı ekibi olarak uzun süredir dile getirdiklerine belirtti.

Kırkpınar’ın, Edirne Yeni Sarayı gibi önemli bir kültürel unsur olduğunu vurgulayan Güner, şöyle konuştu:

“Şunu unutmamak gerekir. Kırkpınar, UNESCO tarafından İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Listesi’ne alındı. Aslında Kırkpınar bir kavramsal oluş halidir. Yani fiziksel alan üzerinden onu tanımlamanın mümkünatı yok aslında. Yani pehlivanlık kavramının korunması böyle sarılıp sarmalanması esastır. Dolayısıyla bugün Hasbahçe’de yapılıyor olması aslında Cumhuriyet’in ilk yıllarında Kırkpınar alanının tarihte sözü edilen Kırkpınar alanından sınır dışında kalmasıyla ilintili bir hadise.”

Güner, Kırkpınar’ın somut olmayan bir kültür mirası olması nedeniyle Edirne Sarayı’na olası zararlarından arındırmanın akıllıca olacağını aktardı.

Hasbahçe’deki köşk ve kasırların yerlerinin belgelerden büyük ölçüde bilindiğini dile getiren Güner, “Hasbahçe ile ilgili şu gerçeği unutmamak gerekir. Hasbahçe, tırnak içinde doğal ama o doğallığın inşa edildiğini, yapılı çevre olduğunu, saraya ait, padişaha ait bir bahçe olarak tasarlandığı gerçeğini unutmamak gerekir. Dolayısıyla onun altından hiçbir arkeolojik varlık çıkmasa dahi kavramsal olarak o adanın saraya dahil edilmiş bir yapılı çevre olduğunu, bu anlamda sarayı bütünleyen bir unsur olduğunu unutmamak gerekir.” ifadelerini kullandı.

“BURADAKİ STADYUMUN KALDIRILMASI MESELESİ SADECE BUGÜNÜN GÜNDEMİ DEĞİL”

Eğitim Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Veysi Akın da Tunca Nehri’nin Sarayiçi’ndeki kazı alanını ikiye böldüğünü belirtti.

Nehrin akış yönünün sağ tarafında kazı çalışmaları yapılırken, ada içerisinde Tavuk Ormanı’nın ve Hasbahçe’nin bulunduğu alanda, Kırkpınar Er Meydanı olarak bilinen stadyum nedeniyle herhangi bir çalışma olmadığını ifade eden Akın, “Buradaki stadyumun kaldırılması meselesi sadece bugünün gündemi değil. Geçmişte de sosyal medyada tartışıldı. Bunların üzerine akademisyenler de muhtelif görüşlerini sundular. Kamuoyundan karşı olanlar da var, taraf olanlar da var ama tabi meseleye bilimsel yönden baktığımızda bu alanın bir defa koruma altına alınması lazım. Nasıl bugün sarayla ilgili bölge koruma altına alınmışsa tavuk ormanı ve Hasbahçe’nin bulunduğu bölge de koruma altına alınması lazım.” diye konuştu.

Akın, Balkan Savaşları’nda Edirne’yi ele geçiren Bulgarlar’ın Türk esirleri Sarayiçi’nde tuttuğunu, burada birçok esirin açlıktan öldüğünü de sözlerine ekledi.

Er meydanın şehir dışında bir alana taşınması fikrini savunan Akın, “Çünkü bugünkü alanda organizasyon döneminde otopark sıkıntıları da yaşanıyor. Belki de Tunca Nehri’nin sağ tarafındaki alana yani tarihi Kırkpınar’ın ilk çıkış meydanı olan Çirmen bölgesine daha yakın bir alanda bir devlet arazisi bulunursa burada kompleks bir tesis yapılabilir.” önerisini getirdi.

Kaynak: Anadolu Ajansı

770x60 Reklam Alanı

İlgili Haberler