“Balkanlarda en büyük sorun ana dil”

24.02.2020 10:48

“Balkanlarda en büyük sorun ana dil”

Balkan Rumeli Türkleri Konfederasyonu (BRTK) Genel Başkanı Sabri Mutlu, Balkan ülkelerinde en büyük sorunun ana dil sorunu olduğunu söyledi.

Konfederasyonun Edirne temsilciliğinde Bulgaristan, Yunanistan, Romanya, Kosova, Makedonya ve Gagauz Yeri’nden sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin katılımıyla “Balkanlarda Faaliyet Gösteren STK’lerin Edirne Buluşması” çalıştayı düzenlendi.

BRTK Genel Başkanı Mutlu, burada yaptığı konuşmada, Balkanlarda yaşayan soydaşların sorunlarını dile getirdiklerini belirterek “Balkan ülkelerinde en büyük sorun, ana dil sorunudur. Birçok ülkede Türkçe okunmadığı, okutulmadığı ya da gelişigüzel okutulduğu sorunları ön planda.” dedi.

Makedonya, Yunanistan ve Bulgaristan’daki okullarda Türkçe eğitimiyle ilgili kitap ve müfredat problemi yaşandığının altını çizen Mutlu, şöyle devam etti:

“Balkanlardaki insanlarımız öncelikle Türkçeyi, ana dilini iyi bilmesi gerekiyor. Türkçeyi iyi bilen Bulgarca ve İngilizceyi de iyi öğrenebiliyor. O yüzden önceliğimiz ana dilimizdir. Gagauz Yeri’ndekiler de aynı sorundan muzdarip. Yunanistan’dan gelen arkadaşımız, Yunanistan’da birçok Türk okulunun kapandığını, 500 Türk okulundan 123’nün kaldığını ve bu sayının yeterli olmadığını dile getirdi.”

Mutlu, Balkan ülkelerinde ekonomik sıkıntıların yaşandığını, yeni yatırımlarla buradan Avrupa’ya göçün önüne geçilebileceğini dile getirdi.

Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliği Başkanı Aydın Ahmet de Yunanistan’ın Türkiye’deki üniversitelerin eğitim fakültelerinden mezun olan gençlere okullarda çalışma izni vermediğini anlattı.

Eğitimin anaokulunda başladığını vurgulayan Ahmet, şunları kaydetti:

“Azınlık anaokullarımız bugün itibarıyla mevcut değil. 2006 yılına kadar Yunanistan’da anaokulu kavramı yoktu, 2006’da yasalaştı ve hayata geçti. Ama bu anaokulu azınlık için 2012’de başladı. 2012’de bu süreçte ilkokullarımızda olduğu gibi iki dilli, Türkçenin ve Yunancanın eşit olarak kullanılabileceği anaokulları talebimiz var. Bu talebimize Yunanistan’dan olumlu yanıt alamadık.”

SONUÇ BİLDİRİSİ AÇIKLANDI

Öte yandan çalıştayın sonuç bildirisinde, Balkanlar’daki Türklerin ana dili olan Türkçenin korunması ve yaşatılması için çalışmalar yapılacağı belirtildi.

Bulgaristan’daki okullarda anadil eğitiminin “vahim” noktaya ulaştığı aktarılan bildiride, “Ana dil olarak Türkçe ders alan öğrenci sayısının 5 bin seviyesine düşmüş olması Bulgaristan Türklerinin geleceğine dair olumsuz bir durumu işaret etmektedir. Türkçe ile ilgili etkinliklerin arttırılması, Türkçe öğretmenlere yönelik hizmet içi eğitim programlarının düzenlenmesi ve öğrencilere yönelik projelerin yapılması öncelik arz etmektedir.” ifadeleri kullanıldı.

Yunanistan’da azınlık okullarından, Yunan okullarına yönelik ortaya çıkan gönüllü olmayan ama zaruri hale gelmeye başlayan geçişin önlenmesi gerektiği vurgulanan bildiride, şunlar kaydedildi:

“Bununla birlikte, Batı Trakya’da azınlık okullarında görev yapan öğretmenlerin Türkiye’de hizmet içi eğitim almalarına müsaade edilmesi gerekiyor. Türkiye’deki üniversitelerden mezun olmuş azınlık öğretmenlerine Türk azınlık okullarında görev yapma hakkı tanınmalıdır. Batı Trakya Türk azınlığının 10 yılı aşkın süredir talep ettiği iki dilli eğitim Türkçe-Yunanca verecek anaokullarının açılmasına müsaade edilmesi önemli bir konudur. Batı Trakya’da yaşayan Müslüman Türk azınlığın Türk kimliğinin resmi makamlarca tanınması ve etnik kimliğinin inkar edilmemesi, olmazsa olmaz bir zarurettir.”

Bildiride, Kuzey Makedonya’da okullarda kullanılan ders kitaplarındaki Türklerle ilgili olumsuz ifadelerin çıkarılmasının gerektiği aktarıldı.

Kosova’da 2001’den itibaren Türkçenin statüsünde olumsuzluklar meydana geldiği vurgulanan bildiride, şu görüşlere yer verildi:

“Türkçenin tekrar ulusal düzeyde kullanım sahasına sahip olması gerekmektedir. Romanya’da ana dilde eğitimle ilgili olarak yasal anlamda herhangi bir sorun görünmese de özellikle tarih ders kitaplarında bulunan Türklerle ilgili olumsuz ifadelerin kaldırılması gerekir. Mevcut eğitim kurumlarının soydaşlarımızın yaşadığı bölgelere yaygınlaştırılması bir diğer öncelik alanıdır. Moldova’daki Gagauz Özerk Yeri Bölgesi’nde, Gagavuz aileler arasında anadil olarak Gagavuzcanın yaygınlaştırılması için desteklenmesi önemlidir. Bu anlamda, Gagavuzcanın özellikle çocuklar arasında öğretimi konusunda gerekli çalışmaların yapılması gerekir.”

(AA)

770x60 Reklam Alanı

İlgili Haberler