Büyük Zafer 99 yaşında

30.08.2021 19:08

Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk komutasındaki Türk ordusunun 26 Ağustos’ta başlayıp 30 Ağustos’ta zafer ile sonuçlanan Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi, dünya tarihinin gördüğü en büyük kahramanlık destanlarından biri olarak tarihe geçti. Türk’ün anlı şanlı tarihimize zafer yazdığı 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 99. yılı Edirne’de büyük bir coşku ve gururla kutlandı.

Büyük Zafer 99 yaşında

Edirne’de, 30 Ağustos 1922’de Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile Türk’ün anlı şanlı tarihimize zafer yazdığı 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 99. yılı büyük bir coşku ve gururla kutlandı. Atatürk Anıtı’nda düzenlenen tören Edirne Valisi Ekrem Canalp, 54. Mekanize Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Mehmet Cihanoğlu ve Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan’ın anıta çelenk sunması ile başladı. Ardından saygı duruşunun ardından İstiklal Marşımız okundu.

TEBRİKLERİ KABUL ETTİLER

Atatürk Anıtı’ndaki törenin ardından Edirne Valisi Ekrem Canalp, 54. Mekanize Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Mehmet Cihanoğlu ve Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan valilik makamında tebrikleri kabul etti.

HALKIN BAYRAMINI KUTLADILAR

30 Ağustos Zafer Bayramı kutlama töreni daha sonra Talatpaşa Caddesi’nde devam etti.  Burada tören arabasına binen Vali Ekrem Canalp, 54. Mekanize Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Mehmet Cihanoğlu ve Belediye Başkanı Gürkan halkın bayramını kutladı. Ardından Belediye Bandosu eşliğinde İstiklal Marşı seslendirildi.

Günün anlam ve önemini belirten konuşmayı ise Tank Binbaşı Caner Aktay gerçekleştirdi.

Aktay, Zafer Bayramı’nı kutlamanın gurur ve heyecanının yaşandığını söyledi.

30 Ağustos’ta Türk ordusunun eşine az rastlanır bir zafer elde ettiğini belirten Aktay, “Türk milleti, kahraman Türk ordusuyla birlikte varlığına ve vatanına kastedenlere karşı 99 yıl önce bugün, kahramanlık ve şeref dolu tarihiyle yeniden dirilerek topyekün bir varoluş mücadelesi sonucunda eşine tarihte az rastlanır bir zafer kazanmıştır. Aziz yurduna ve bağımsızlığına kasteden işgal kuvvetleri karşısında Türk ordusunun ortaya koyduğu eşsiz bir eser olan bu zafer, her safhası tek tek düşünülmüş, hazırlanmış ve yönetilmiştir. 1900’lü yılların başlarında meydana gelen büyük devletler arasındaki çıkar çatışmaları, dünyada gelişen fikir akımları, sanayileşme gibi gelişmeler sonucunda 1. Dünya Savaşı sonunda müttefiklerin aldığı ağır yenilgiler sonucu Mondros Mütarekesi imzalanmış, imzalanan anlaşma ile bin yıldır üzerinde kan dökerek, can vererek onların maşaları tarafından işgal edilmiş, ayrıca tarihimize kara bir leke olarak geçen Sevr Antlaşması da ulusumuza dayatılmıştır. İşgal güçleri girdikleri her yerde adeta kinlerini kusarcasına kadınımıza, yaşlımıza, çocuklarımıza dünyada eşine az rastlanır işkence, zulüm ve hakaretlerde bulunmuşlardır. İşte böylesine umutsuz görünen ülkemizde kara bulutların dolaştığı bir ortamda Mustafa Kemal Paşa ve onun dava arkadaşları bağımsızlık meşalesini yakarak Ya İstiklal Ya Ölüm parolasıyla aydınlığa giden yolu aralamışlardır. Bu bağımsızlık ve aydınlık mücadelesinin ilk hedefi son neferine kadar düşmanı kutsal vatanımızdan atmak şeklinde belirlenmiştir. Bu büyük zafer ile düşmana son darbe de vuruldu. Kazanılan zaferi muhteşem kılan unsur, harbin kadın, çocuk, yaşlı demeden milletçe topyekün bir savaş olarak icra edilmiş olmasıdır. Türk ulusu bu meydanda da ulu önderinin liderliğinde alnının akıyla çıkmayı başarmıştır. Bu zaferle Türk ulusunun son neferine kadar yok edilmedikçe Türk’ün istiklalinin elinden alınamayacağı, Türklerin yalnız askeri ile değil milletiyle topyekün savaştığı bir kez daha ispatlanmıştır. Bugün dünyanın sayılı güçlerinden olan silahlı kuvvetlerimiz her zaman, her yerde ve şartta verilecek görevleri ifa etmeye hazırdır. Milli egemenlik, milli şuur ve tam bağımsızlık esasına dayanan Atatürk ilkeleri bugüne kadar olduğu gibi Türk Silahlı Kuvvetlerimize rehber olmaya devam edecektir” dedi.

Bu konuşmanın ardından askeri birlikler, gaziler, motosiklet ve bisiklet kulüplerinin geçit merasimi düzenledi.

770x60 Reklam Alanı

İlgili Haberler