DİSK, “Bildiğimiz yoldan yürüyoruz”

17.06.2021 10:39

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), 15-16 Haziran büyük işçi yürüyüşünün 51. yılında anma etkinlikleri kapsamında basın açıklaması gerçekleştirdi.

DİSK, “Bildiğimiz yoldan yürüyoruz”

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), 15-16 Haziran büyük işçi yürüyüşünün 51. yılında anma etkinlikleri kapsamında basın açıklaması gerçekleştirdi.

15-16 Haziran 1970 yılında ayağa kalkan işçi sınıfının, büyük işçi yürüyüşünün yıldönümü olması nedeniyle dün Saraçlar Caddesi’nde DİSK tarafından bir basın açıklaması yapıldı.

DİSK Trakya Bölge Temsilcisi Salim Şen tarafından okunan basın açıklamasında, “Haklarımızı, yaşamlarımızı ve memleketimizi nasıl savunacağımızı tarihimizden biliyoruz. Bundan 51 yıl önce, 15-16 Haziran 1970’de ayağa kalkan işçi sınıfından dersler almamız gerekiyor” denildi.

“DÖNEMİN HÜKÜMETİ, DİSKİ SENDİKALAR KANUNU’NDA DEĞİŞİKLİK YAPARAK FİİLEN ORTADAN KALDIRMAK İSTEDİ”

15-16 Haziran’ın, işçi sınıfının gerçek sendikal haklarını ve DİSK’i savunduğu muazzam bir direniş olduğunu söyleyen Şen, “Sınıf ve kitle sendikacılığını bastırmak isteyen dönemin hükümeti, patronların isteği doğrultusunda DİSK’i de yok etmek istiyordu. DİSK’i baskıyla yok edemeyenler DİSK’i hileyle yok etmek için harekete geçti. Hükümet, Sendikalar Kanunu’nda değişiklik yaparak DİSK’i fiilen ortadan kaldırmak istedi” dedi.

“ÜÇ-BEŞ ŞİRKETE BALLI İHALELER, İŞÇİLERE İSE TAZMİNATSIZ İŞTEN ATILMA, ÜCRETSİZ İZİN VE KISA ÇALIŞMA ÖDENEĞİ”

Konuşmasına, “15-16 Haziran 1970’te işçi sınıfı masaya vurup ‘Artık Yeter’ demişti. Bugün işçi sınıfı için bir kez daha ‘Artık Yeter’ deme günüdür. Taleplerimizi omuz omuza yükseltme günüdür” diyerek devam eden Şen, “Ekonomik kriz ve salgın ile beraber bu ülkenin işçileri başta olmak üzere geniş halk kesimleri ağır bedeller ödüyor. İşsizlik rekorlar kırıyor. Çarşıdaki, pazardaki zamlar ücretleri eritiyor. Ekmeğimiz küçülüyor, faturalarımız kabarıyor. Bir yandan yoksulluk, diğer yandan servetler artıyor. İktidarın politik tercihleri adaletsizliği büyütüyor. Üç beş şirketin payına ballı beton ihaleleri, işçilerin payına ise Kod-29 ile tazminatsız işten atılmak, ücretsiz izin, asgari ücretin altında kalan Kısa Çalışma Ödeneği düşüyor. Bu durumda bizlerin, işçi sınıfının, bu ülkenin tüm değer ve güzelliklerini üretenlerin yeni bir yol açması gerekiyor. Sağlıklı, güvenceli ve insanca bir yaşam için, haklarımızı almamız için örgütlenmemiz gerekiyor. Bir olmamız, birlik olmamız, güçlü olmamız gerekiyor. Örgütlenmemizin, haklarımızı savunmamızın önüne çıkan engelleri omuz omuza aşmamız gerekiyor.

“TALEPLERİMİZ”

Kod-29 ve ücretsiz izin zulmüne son verilsin. Asgari ücret üzerindeki tüm vergi ve kesintiler sıfırlansın! Az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınsın. İşsizlik Sigortası Fonu kaynakları patronlara değil işçilere ve işsizlere harcansın. İşsizliğe karşı kamu istihdamı artırılsın, çalışma süreleri azaltılsın. Doğa katili projelere, Kanal İstanbul’a, betona değil; pandemi de işini ve gelirini kaybedenlere kaynak ayrılsın. Örgütlenme, özgür toplu sözleşme ve grev hakkı önündeki tüm engeller kaldırılsın” dedi.

770x60 Reklam Alanı

İlgili Haberler