“Dronla bilinçsiz zirai ilaçlama, insan sağlığı ve çevre için risk oluşturabilir”

19.01.2023 13:14

Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Biyosistem Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlker Hüseyin Çelen, dronla tarlalara atılan ilaçların rüzgarın etkisiyle bazen uzak mesafelere giderek içme sularına karışabileceğini, insan ve farklı bitki türlerine zarar verebileceğini söyledi.

“Dronla bilinçsiz zirai ilaçlama, insan sağlığı ve çevre için risk oluşturabilir”

Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Biyosistem Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlker Hüseyin Çelen; “İlaçlama havadan yapıldığı için bazen çok uzak mesafelere gidebiliyor, içme sularına karışabiliyor. İnsanlara ve farklı bitkilere bulaşabiliyor. Toprakta kalıp, canlıları öldürebiliyor”dedi

Çelen; “Böceklere ilaç atarken küçük çaplı, mantarlara atarken damla büyüklüğünü arttırıyoruz. Toprak ilaçlaması yaptığımızda daha büyük damlaları tercih ediyoruz”dedi.

Prof. Dr. Çelen, AA muhabirine, dünyada nüfus artışına bağlı olarak daha fazla gıdaya ihtiyaç duyulduğunu, tarım alanlarında daha fazla ürün elde edilebilmesi için yeni teknolojiler kullanılması gerektiğini belirtti.

Tarımda dronla ilaçlama uygulamasının son 10 yılda hızla yayıldığını anlatan Çelen, üreticilerin gelişen teknolojilere adapte olmasının önemine dikkati çekti.

Çelen, üreticilerin tarlalarda dron kullanırken dikkatli olması gerektiğini vurgulayarak, “Bazen bireysel bazen de müteahhitlik yoluyla bilinçsiz uygulamalar yapılıyor.” dedi.

Dronun tarımda kullanımına ilişkin 3 yıldır çalışmalar yaptıklarını aktaran Çelen, “Bilinçsiz kullanım ne yazık ki çevre kirliliğine, canlıların ölüm riskiyle karşılaşmasına, gıda kirliliğine sebep olmakta. Özellikle aşırı pestisit tüketimi bugün gıda maddelerinde karşılaşılan kalıntı sorunuyla önümüze çıkmakta. Ülkemizin ticaretini de bozmakta.” diye konuştu.

“EN BÜYÜK PROBLEM İLAÇ SÜRÜKLENMESİ”

Ürünlerin üzerine dronla gereğinden az ya da çok tarım ilacı atıldığında çeşitli sorunlarla karşılaşılabildiğini aktaran Çelen, şunları kaydetti:

“Üreticiler yanlış uygulamalarından kaynaklı çevreye zarar verebiliyor. En büyük problem ilaç sürüklenmesi. İlaçlama havadan yapıldığı için bazen çok uzak mesafelere gidebiliyor, içme sularına karışabiliyor. İnsanlara ve farklı bitkilere bulaşabiliyor. Toprakta kalıp, canlıları öldürebiliyor.”

Çelen, üreticilerin kullandıkları dron hakkında teknik bilgiye de sahip olması gerektiğini dile getirdi.

Dronun havada uçarken bir yerlere çarpabildiğini ya da tarlaya düşebildiğini aktaran Çelen, “Aynı yer aletlerinde olduğu gibi dronlarda da bazı bilgilere sahip olmamız gerekiyor. Yükseklik, hız gibi verileri bilmemiz gerekli. Çiftçimiz tarlasına ilaç atmaya gittiğinde ilacın etiketini okuduğunda hektara ne kadar ilaç atılacağı yazılı ancak bu öneriler yer aletleri için. Çiftçilerimiz dronlarda da yer aletleri için verilen bu önerileri kullanmakta. Biz bu amaçla 3 yıldır buğday, ayçiçeği, fındık, mısır, üzüm ve meyve bahçelerinde çalışmalar yürütüyoruz. Standart uygulamaları belirlemeye çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı.

“TOPRAK İLAÇLAMASI YAPTIĞIMIZDA DAHA BÜYÜK DAMLALARI TERCİH EDİYORUZ”

Çiftçilerin dronla ilaçlamada yer aletleriyle aynı değerleri kullanmaması gerektiğine işaret eden Çelen, şunları kaydetti:

“Çalışmamızda dronla attığımız ilacın hedefe ulaşıp ulaşmadığını, hangi şartları uygularsak nasıl dağılım sağladığını inceledik. Bunların içerisinde damla çaplarını ölçüyoruz. Böceklere ilaç atarken küçük çaplı, mantarlara atarken damla büyüklüğünü arttırıyoruz. Toprak ilaçlaması yaptığımızda daha büyük damlaları tercih ediyoruz. Dronlar en fazla 40 litre atıyor. 10 dakikada 10 dekar alanı ilaçlayabiliyoruz. Geniş alanları ilaçlamak istediğimizde dronları aşağı indirip, tekrar doldurmamız gerekiyor. Bu nedenle dron üzerinde hangi memeyi kullanacağımız çok önemli. Her memenin birim alana hangi basınçta ne kadar ilaç atacağı bellidir. Buna göre ayarlamaları yapmamız gerekiyor.”

Kaynak: Anadolu Ajansı

770x60 Reklam Alanı

İlgili Haberler