Kadın Çığlığı-1

19.09.2019 00:01

Uzun süreden beri bir kadın sosyal medya hesabı üzerinden çığlık atıyor.

Haykırıyor.

Feryat ediyor.

Yenir yutulur, iddialardan söz etmiyor.

Can havliyle bir şeyler anlatıyor.

Belli ki, bir şeyler olmuş!

Bir Allah’ın kulu çıkıp,

Ne diyorsunuz siz demiyor.

Adı Derya Kuloğlu,

Kendisini tanımam,

Sadece son dönem de sosyal medya hesabındaki paylaşımlarını okuyorum.

Ne diyor?

Edirne İdare Mahkemesi Başkanı Yaşar Erdem’in hemşire olan eşini Faika Erdem’in Keşan Hakkı Yörük Sağlık Yüksek Okulu Sekreteri olarak atandı diyor.

Doğru,

Yetmedi.

Baldızı da hizmet alımı ama öğrenci işlerinde görevlendirildiğini anlatıyor.

Bitmedi,

Hemşire hanımın, bugünlerde de Kütüphane Daire Başkanı olarak atanması için hazırlık yapıldığını ifade ediyor.

Şimdi Trakya Üniversitesi’nin davalarında Edirne İdare Mahkemesi Başkanı Yaşar Erdem’in kürsüde olması diğer tarafın keyfini kaçırır mı?

Kaçırır.

Hukuki olarak ‘reddi hakim’ için tam olarak bir gerekçe midir?

Değildir.

Ama her iki tarafında ‘keyifsizlik’ duymaması için Başkan Yaşar Erdem’in Trakya Üniversitesi’nin taraf olduğu davalarda ‘çekilmesi’ taraflar açısından ‘şık’ olur mu?

Olur.

Böyle bir niyet veya teşebbüs var mı?

Yok.

Kuloğlu’nun iddiaları bitmedi.

FETÖ firarisi Hakan Şükür ile Amerika da buluşan Tuna Bekleviç ile dostluğunu söylüyor.

Dahası var.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hakaret eden akademisyene idari soruşturma yapılmadığını kaydediyor.

En korkunç olanı,

Aziz şehitlerimizle ilgili sosyal medya hesabı üzerinden akıl almaz paylaşım yapan personelle ilgili işlem yapılmadığını iddia ediyor.

FETÖ Terör Örgütü nedeniyle gözaltına alınan avukatın üniversitede işe başlatıldığını yazıyor.

Başka,

Rektör Tabakoğlu’nun üniversitede hekim olan eşinin işe gitmediğini iddia edip, sonrasın da eğer böyle değil ise, yazdığı reçete baktığı hasta sayısını açıklarlar diyor.

Çalışanlara mobbing uygulama iddiaları ise en hafifi,

Kulakları sağır edercesine bir kadının çığlığı günlerdir değil,

Aylardır sürüyor.

Peki,

Trakya Üniversitesi bu kadar ağır ithamlara karşı ne yapıyor.

Uzun süre sessiz kalıyor.

Rektörlük adeta kış uykusunda,

Mutlaka iddialara söyleyecek bir sözleri, edecek iki kelamları vardır.

Aylar sonra Rektörlük resmi web sayfasında 12 Eylül günü yazılı açıklama yayınlıyor.

‘Son günlerde, Trakya Üniversitesi’nin eski bir öğretim üyesi tarafından, sosyal medya kanallarında, akademisyen kimliğine yakışmayacak bir üslupla, hakaret ve hatta tehdit boyutuna ulaşan, anlaşılması güç iddialar paylaşılmaktadır.’ diye söze giriyor Rektörlük,

Anlaşılıyor ki, Derya Kuloğlu’nun üniversite ile ilişiği kesilmiş,

Emekli mi olmuş, yoksa başka bir nedenle mi, açıklamadan anlaşılmıyor.

Yoksa ne diye, ‘eski bir öğretim üyesi’ densin,

Sonra ne diyor Rektörlük:

“Farklı amaçlarla çarpıtılarak kamuoyuna mâl edilen tüm bu iddialar, süreç boyunca Yüksek Öğretim Kurumu ile birlikte yargı organları tarafından defalarca incelenmiş ve Üniversitemiz her incelemede haklı bulunmuştur. Üniversitemiz ve yöneticileri açısından usulsüz, haksız herhangi bir uygulamanın söz konusu olmadığı tescil edilmiştir.”

Yani diyorlar ki,

İddiaları ilgili kurumlar inceledi ve bir usulsüzlük yok.

Doğrudur.

Keşke bu iddialarla ilgili yapılan açıklamanın ekine adli, idari olarak yapılan bu teftiş raporlarının tamamı olmasa bile, tarih, sayı veya kısa bir özeti de kamuoyu ile paylaşılsaydı.

Daha inandırıcı olurdu.

Belgesini paylaşmıyorsan, o zaman Kuloğlu’nun paylaşımları iddia aşamasında ise, savunma da o aşamada kalır.

Neyse,

“Konu ne olursa olsun, şeffaflık, vicdan ve hakkaniyeti kendine ilke edinmiş Trakya Üniversitesi, mevcut paylaşımlar konusunda hem kurumsal hem de kişisel olarak gerekli kanuni işlemleri başlatmış, suç duyurularında bulunmuştur.”

Bak bak bak,

Trakya Üniversitesi yönetimi neymiş, ‘şeffaf’ mış,

Duyda inanma,

Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu, meslek yüksek okullarında görev süresi dolan yöneticiler için atama yapıp yapmadığı konusundaki basının yönelttiği soruları hala cebinde taşıyor.

Çıkarıp cevaplayamadı.

Rektör Yardımcılığına yapılan atamalar, Roman Dili ve Kültürü Araştırmaları Enstitüsünde görev değişikliklerinde boy boy fotoğraflar basına verildi.

Meslek Yüksek Okul yöneticileri konusunda ‘tık’ yok.

Vardır bir sebebi hikmeti, ne diyelim.

Hocanın işine karışılmaz.

Pardon,

Trakya Üniversitesi’nin resmi web sayfasında eskiden Yönetim Kurulu ve Senato kararları yayınlanırdı.

Yönetimin, senatonun aldığı kararlar gizli saklı değil ya,

Herkes öğreniyordu eskiden,

Bakanlar Kurulu kararları bile yayınlanıyor.

Ama nedense,

Sonra, bu kararlar sayfadan uçup gitti.

Şeffaf yönetim anlayışı bu kararları web sayfasın da yayınlamıyor.

Neyse devam edelim,

Rektörlük açıklamasından iki gün sonra Derya Kuloğlu’nun kapısını polisler çalıyor.

Savcılık kararı ile İstanbul Adli Tıp Kurumu’na sevk edilmek üzere,

Anlaşılıyor ki, Rektörlük kendisinden şikâyetçi olmuş ve akli melekelerinin kontrolü için talepte bulunmuş,

Hukuki bir yol,

Kuloğlu, Rektörlük ve savcılık şimdi raporu bekliyor.

Sonuç olarak,

Trakya Üniversitesi’nin akademisyen kadrosunda bulunmuş biri çıkıp ‘yenilir yutulur’ olmayan iddialar ortaya atıyor.

Bu iddialara karşı Rektörlük açıklaması son derece ‘cılız’ kaldı.

Rektörlük, cılız açıklamada ‘yok’ veya ‘araştırıldı’ ancak ‘bir suç unsuru tespiti yok’ dedikleri konuların belgelerini de ortaya koymalıdır.

Kamuoyuyla paylaşmalıdır.

Paylaşır belki de,

Rektör Tabakoğlu, daha yeni TBMM Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop’un Danışmanı Muhammed Furkan Yıldız ile Şeyma Varınca’nın düğününden döndü.

Üzerinde düğün yorgunluğu var.

Hele bir atsın,

Sahi düğünde gelin ve damada ne hediye vermiştir Rektör Hoca,

Bir kadının çığlığı kulakları sağır edercesine,

Hiç mi haklı olduğu nokta yok ki,

Bir kafa çevirip bakmağa değecek.

Hani derler ya,

Bozuk saat bile günde bir kez doğruyu gösterir.

770x60 Reklam Alanı

İlgili Haberler