Kitabı Yasaklı Ama Müdür-3

28.08.2019 00:03

FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün hain lideriyle ilgili bilgileri okuyunca Mustafa Hatipler’in yazdığı, ‘Edirne Benim Şehrim’ kitabının peşine düştüm.

Kitapta örgüt lideriyle ilgili ifadeleri görünce sabah erkenden kalktım.

Edirne İl Halk Kütüphanesinin yolunu tuttum.

Kütüphanenin ikinci katı ödünç kitap verme servisi,

Görevliye ödünç kitap istediğimi söyleyince, yazarın adını sordu.

Söyledim.

Bilgisayar sisteminden kontrol edince, bir ekrana baktı, bir de bana,

Ne oldu dedim.

“Kitap 15 Temmuz’dan sonra KHK ile raflardan indirilmiş ve yasaklanmış” dedi.

Tamam, o zaman bana KHK tarih ve sayısını söyler misiniz diye sordum.

Görevli ‘bilgisayara girilmemiş’ dedi.

Kütüphane yöneticisine gittim, o da kararı bulamadı.

Araştıracak ve kitabın yasaklanmasıyla ilgili kararı bulacak.

Baktım iş uzuyor.

Tuttum resmi olarak yazdım, sordum.

2017 yılında Mustafa Hatipler tarafından yazılan ‘Edirne Benim Şehrim’ kitabı 15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra yasaklanmış,

Yasaklama kararı KHK ile veya Edirne Valiliği tarafından verilmiş ne fark eder.

Anladığım kadarıyla,

Edirne’de göreve başladıktan 38 gün sonra 15 Temmuz darbe girişimi olan ve ülkenin yaşadığı olağanüstü günlerde durumu fark eden Vali Günay Özdemir örgüt liderinden söz edilen kitapla ilgili yetkisini kullanarak yasaklama kararı için talimat vermiş.

Günay Özdemir ki, daha ayağında Kars’ın tozu gitmeden, Edirne’nin ilçelerini bile gezemeden 15 Temmuz sürecini başarıyla yönetti.

At izi ile it izinin karıştığı günler de, hakkaniyetli kararlarını kimse tartışamaz.

Yoksa ne canlar yanardı.

Bugün öyle atarken mangalda kül bırakmamak kolay,

Sonuçta bir sakıncalı durum var ki, yasaklanmış, toplatılmış, kütüphane raflarından indirilmiş,

İyi de,

Kitapta bir suç unsuru olduğu tespiti var ki, yasaklandı.

Tamam da,

Kitabı yasaklandı, raflardan indirildi, bitti mi yani,

Yazarı için ne yapıldı?

İdari olarak kitabı basan, basılmasına karar verenler ne olacak.

Hadi onları geçtim.

Kitap sakıncalı ise yazarı hakkında Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı’na gereği için bir suç duyurusu var mı?

Meçhul.

Kitapta suç unsuru görüp yasaklama kararı veriliyor.

İdari olarak ne yapıldı?

Adli makamlara gereği için bilgi verilmez mi?

Eğer orta da, ‘sakıncalı’ bir durum varsa,

Hem idari olarak, hem de adli olarak gereği için hamleler eksik kalmış,

Örgütle ilgili idari ve adli soruşturmalar da önce ne yapılıyor.

Tedbir olarak ilgililerin pasaportlarına el konuluyor.

El konuluyor dediysem sistem üzerinden ‘kullanım dışı’ bırakılıyor.

Pasaportun fiilen üzerinde olmasının bir anlamı yok.

Polis geldiğinde pasaportun sistemde kullanımda olmadığını görüyor.

Böyle bir idari tedbir de atlanmış,

Yazar Mustafa Hatipler, adli sistemin kabul ettiği tarihten sonra örgütün üst düzey yöneticileriyle ‘abi-dost’ seviyesinde de,

Kızı sanki örgüt mücadelesinde mi yer alıyor?

Tuğba Hatipler Çıbık 17-25 Aralık 2013 tarihinden sonra, 11 Aralık 2015 tarihinde örgütün ‘askeri güvenlik bölgesi’ içindeki arsasını satın almış,

Örgütün mal kaçırma operasyonu mu, adli süreçte belli olacak.

Arsanın satışıyla ilgili olarak soruşturma başlatılmış,

Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesi 15 Temmuz kalkışmasından hemen sonra 2 Ağustos 2016 tarihinde 2016/208 Esas dosyası üzerinden, arsaya ‘satılamaz, devredilemez’ şerhi koymuş,

Yetmemiş,

Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2016/21 Esas dosyası ile satışın iptali için yargılama başlamış,

Eeeee,

Bunları yapana ne olmuş?

Trakya Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Erhan Tabakoğlu tarafından Mimarlık Fakültesi’ne Araştırma Görevlisi olarak atanmış,

Eğer, kitapla ilgili ‘sakıncalı’ bir durum yoksa,

O zaman yasaklama kararı neden verildi?

Yapılan iş Trakya deyimiyle, ‘yarım yamalak’ tır.

Ben bir başka kitap ararken, tesadüfen elime geçmeseydi.

Ne olacaktı, tarihin tozlu raflarına,

Kitabı yasakladık, toplattım, bitti.

Yok ya, o kadar basit mi yani,

Yazarın darbeci hain örgütün firar da veya tutuklu diğer örgüt militanlarıyla sohbetlerini, yurt dışı seyahatlerini daha önce anlattım.

Tekrar etmeyelim.

Yoksa yazı uzayıp gidecek.

Terör Örgütü liderini yasaklanan kitabın da anlatan Mustafa Hatipler ne mi oldu?

Trakya Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Erhan Tabakoğlu makam koltuğuna oturur oturmaz, Sosyal Bilimler Meslek Yüksek Okuluna müdür olarak atadı.

Bitti mi?

Bitmedi 12 Ağustos 2019 günü görev süresi doldu.

Ne yaptı Rektör Tabakoğlu,

Kamuoyuna yansıyan bu bilgilerden sonra tekrar atamasını yaptı.

Hadi eskiden, bilmiyordun, duymamıştın,

Şimdi?

Durumu sağır sultan bile biliyor.

Basıyorsun imzayı yeniden atıyorsun.

Hayırlı uğurlu olsun,

Neden şaşırdınız ki,

Üniversite tarihinde kitabı FETÖ nedeniyle yasaklanıp, sonra Meslek Yüksek Okuluna yönetici atanan bir başka örnek yoktur herhalde,

Bu gurur da, atama kararının altında imzası olan Tabakoğlu’nun,

Kandırmayın beni,

Örgütle irtibatı olanların devlet kapısından geçirilmediği günlerde,

Kızını üniversiteye araştırma görevlisi atıyorsan,

Başka,

Oğlu Tarık Hatipler’i AK Parti Gençlik Kollarına yönetici yapıyorsan,

FETÖ ile mücadelede Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gösterdiği ‘kararlılık’ biliniyor.

Bu gibi örnekleri kamuoyu öğrendikçe, alt kadrolarda aynı ‘hassasiyeti’ görmeyince toplum mücadele konusundaki ‘samimiyeti’ sorguluyor.

Gemisini yürüten kaptan mı yani,

Bu nedendendir ki, alt kadroların FETÖ mücadelesindeki ‘özensizliği’ AK Parti’nin hanesine eksi olarak yazılıyor.

Sandıklarda uyarı yapılıyor.

Ben nerde yanlış yaptım demeye gerek yok.

Fotoğraf tüm çıplaklığıyla ortada,

Yanlış ben buradayım diye çığlık atıyor.

Neyse,

Herhalde, görevi örgüt ile mücadele olanlar, çiçek ekip çevreyi güzelleştirmekten vakit bulup bu işlere de bakar,

Veya,

Kırklareli Istranca Ormanların da, enerji depolayıp, temiz havasını ciğerlerine teneffüs ettikten sonra ellerini taşın altına koyar.

Birisi FETÖ ile mücadele mi dedi,

Yok, canım sende

Halep orada, arşın da burada,

Görmek istersen tabi,

770x60 Reklam Alanı

İlgili Haberler