NAİM

14.12.2019 18:06

“Cep Herkülü” dendi kuvvetini anlatmak için. Kuvveti skorlarla ölçülmüş, becerisi madalyalarla ödüllendirilmişti.

Bulgaristan Türküydü. Tam olarak Türkiye’nin diyemesek de Türklerin gururuydu. Milliyetçiliğini Türkiye’ye iltica ederek ve hemşerilerine, soydaşlarımıza yapılan zulmü Dünya’ya duyurarak kanıtlamıştı.

“Özneydi” kendiyle dost, sporla barışık, alkışlarla yaşayan…

Filmine tüm aile topluca gittik. İyi de ettik. Çoğu filmi ailece izlemek çok da uygun olamıyor. Biyografik ve dram türündeki bir Türk filmi izlemekten çok ötesi vardı bu filmde…

Duygusaldı; özellikle Naim’in annesi ile sahnelerinde bizim sıra deprem görmüş gibi sallanıyordu. Çıkışta gözler kızarmış olsa da gönüllerimiz gururluydu. Türk olmasından onurlandık, soydaşımız olmasından memnunduk…

Edirneliler o günleri bir kez daha yaşayacaklar filmi izlerken. Sevgili eşim Soner’in akrabaları için nasıl çırpındığını hatırlıyorum. Onların Edirne’den ülkeye girişlerini… Öyle ekrandan izlemedik, canlı yaşayanlardanım. Devlete-millete yük olmadılar, çalışkandılar. Kadın, erkek, çocuk demeden, hiç ara vermeden çalıştılar. İş beğenmezlik yapmadılar. Mafyalaşıp/Çeteleşip kendilerine zor zamanda kapılarını açan halkı haraca bağlayıp, kimsenin namusuna göz dikmediler. Eski konfor ve imkânlarını özlemle dile getirseler de dillerini rahatça konuşabildikleri, çocuklarına istediği ismi koyabildiği topraklarda kendi imkânlarını oluşturmaya çalıştılar.

Şu anda Halter Federasyonunun durumu nasıldır bilmiyorum; film o zamandaki içler acısı durumu gözler önüne seriyor. Ben ANAP’lı hiç olmadım ama Turgut Özal’ın gayretlerini takdir ettim. Ödenek harcanmış olsa da şatafata değil Türkiye’nin adını duyurmak için atılan bir adıma olmuş. Daha nice çıkarımlar için film kesinlikle izlenmeli.

Dünya starı olmanın kolay olmadığını, hedefi büyük olanlar izlemeli;

Aile bağlarının araya kilometreler girmesiyle kopmayacağını, başarısı için evladını gönderen ebeveyn olmak isteyenler izlemeli;

Atamızın milliyetçilik ilkesinin, nasıl içten gelen, evden işlenen ve çevreyle beslenen duygu olduğunu bilmek isteyen izlemeli;

Doğduğu değil, doyduğu değil, huzur duyduğu toprakların insanın vatanı olduğunu anlamak isteyen izlemeli;

Yine başarılı bir yapım, tebrikler Mustafa USLU… “AYLA”, “MÜSLÜM” ve şimdi de “NAİM”; örnek/ibret alınacak ne yaşamlar varmış dedirtiyorsun. Kahramanlarımızı tanıtmaya devam lütfen, yaşayan ne efsaneler var ve bunlara da çocuklarımızın ihtiyacı var. Enerjisini kontrol edemeyen ve olumlu yönlendirilemeyen bir nesil olmaması için gerekli…

Performansından dolayı tüm sanatçıları da tebrik etmek lazım hepsi rolüne yakışmıştı, özellikle Süleymanoğlu’na hayat veren, Hayat Van Eck tam rolünün hakkını verdi.

Keşke diyor insan 2 yıl önce yani o hayattayken vizyona girseydi. Rumeli ve Balkan Türkleri Derneğinin ödül töreninde kısacık da olsa sohbet fırsatı bulmuştum. Her seferinde başkasının kaldıramayacağı yüklerin altına giren, kendi kilosunun üç katından fazla ağırlık kaldırabilen, 46 Dünya rekorunu yenileyen bu ufak tefek insan öyle naif ve öyle mütevaziydi ki… Zaten başarmak için önce kendini yenmek zorundasın…

Yaşayan efsane, insani egoları yenmişti ama kaldıramadığı şeyler de vardı demek ki. Ruhu şad olsun, mekanı cennet, rabbim yaşayan efsaneleri gözet…

770x60 Reklam Alanı

İlgili Haberler