O Gece

15.07.2017 00:37

Türkiye’nin yaşadığı o hain darbe girişiminin üzerinden bir yıl geçti. Güvenlik güçleri hainleri tespit edip adalete teslim ediyor.

Tarihler 15 Temmuz’u gösterdiği o gün akşam saatlerinde internete bir haber düştü. İstanbul Bakırköy Adliyesi’nde görev yapan bir hâkimin rüşvet olarak aldığı iddia edilen dolarlarla yakalandığını yazıyordu.

Haberi okurken ismi hemen tanıdım Edirne’de görev yapmış ve bir çete operasyonunda zanlılarla televizyon alımı üzerine konuşması telefon dinlemesine takılmıştı.

Bu haber ve rüşvet aldığı iddiasıyla yakalanan hâkimle ilgili hukuk çevreleriyle telefonla sohbetler yapıyordum.

Temmuz ayının sıcak günleri, hava geç kararıyor. Saat 20.30’u geçmişti ki,  telefonum çaldı. Arayan yine bir hukukçu dostum ve bana, ‘Ankara’dan arkadaşlar aradı, kentte uçaklar alçak geçiş yapıyormuş sen gazetecisin neler oluyor’ sorusu ile haber kanallarına baktım. Haber kanalları normal akışındaydı.

Bir süre sonra şimdi 15 Temmuz Şehitler Köprüsü olan Boğaziçi Köprüsü’nde tankların kapatmasına ait görüntüler verilmeye başlandı.

Neler oluyor terör saldırısı mı var diye düşünürken bir başka telefon geldi. Askerler İstanbul’da Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü’nde polislerin silahlarına el konuşmuş.
Bir telefon daha, ‘Ankara’da Emniyet Genel Müdürlüğü’ne sistem üzerinden ulaşmakta zorluk çekiyoruz’

Bir başka telefon, ‘Astsubaylar Genelkurmay Başkanını rehin almış’

Durumu netleştirmek için Edirne’de o gece neler oluyor tespiti için telefon trafiği başlıyor.

Gidişat belli, darbe girişimi var.

Edirne’de polislerin izinleri iptal edilip göreve çağrılıyor.

Ülkede silahlı kuvvetlerin içine sızmış hainler halka silah çekiyor, ateş ediyor.

Hedefleri kamu binalarını ele geçirip işgal etmek.

Edirne Valisi Günay Özdemir, konuttan hemen Emniyet Müdürlüğü’ne geçip hainlerle mücadele için kriz masasının başına oturuyor.

Yanında sadece, Edirne Cumhuriyet Başsavcısı Muhammed Savran, Emniyet Müdür Vekili Kemal Şahin var.

Dönemin Tugay Komutanı Vali Özdemir’e telefonda ‘oyalama’ taktiği yapıyor.

Kritik gecede kim hain, kim vatansever anlamak zor.

Edirneliler Atatürk heykeli, Tugay Binası ve Orduevi önünde toplanıyor.

Darbeci hainler ise, Karaağaç’ta cephanelik anahtarı yanında bulunan ve hastanede yatan astsubaya ulaşmaya çalışıyor.

Edirne ayakta, Edirneliler direniyor.

Tam bu sırada saatler 23.20’yi gösterirken, CHP İl Başkanı Fevzi Pekcanlı telefonla beni arıyor ve ‘Abi Kapıkule açık mı giriş çıkış var mı’ diye soruyor.

Ülkede kan gövdeyi götürüyor, halk hainlere karşı direniyor. CHP İl Başkanını derdi Kapıkule’den giriş çıkış var mı onu öğrenmek oluyor.

Telefonum zaten durmuyor. Meraktan arayan, bilgi almaya çalışan, gazeteci olarak bölgedeki ekipleri koordine etmeye çalışırken böyle bir gecede, halk direnirken ana muhalefet CHP’nin İl Başkanının bu telefonundaki sorusuyla tepem atıyor, ‘Fevzi , sen delirdin mi simdi sırası mı millet sokakta senin derdin gümrük kapıları, neden sokağa çıkmıyorsun’ diye çıkışıyorum. Fevzi den cevap, ‘Abi genel merkezle görüştüm bekleyin talimatı aldım, haber bekliyorum’ oluyor.

İzmir’in CHP’li Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu 8 Haziran günü Haber Türk TV’de katıldığı bir programda, “Açtım televizyonu böyle böyle. Çıktım kendi arabamla direk Hükümet Konağı’na gittim, kriz masasına oturdum. Bu benim görevim ben bir lütufta bulunmuyorum, görevimi yapıyorum. Sabaha kadar oradaydık. “ diyor.

Tekirdağ Cumhuriyet Savcısı Emrah Yıldırım FETÖ/PDY Örgütünün doktor yapılanmasına yönelik hazırladığı iddianamede, “Cumhuriyetin kurucusu büyük Atatürk’ün direktifi, Cumhuriyetin her gencinin birinci ödevi, devletin cumhuriyet savcılarının esas görevi “İstiklal ve Cumhuriyeti” korumaktır. Bu görev, Gençliğe Hitabede, “Türk Gençliğinin birinci vazifesi Türk İstiklalini ve Türk Cumhuriyetini ilelebet muhafaza ve müdafaa etmek” olarak tespit edilip ilan edilmiştir.” Şeklinde değerlendirme yapıyor.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı hain darbecilere direnmesiyle ilgili, ‘Bu benim görevim ben bir lütufta bulunmuyorum, görevimi yapıyorum.’, Tekirdağ Cumhuriyet Savcısı Emrah Yıldırım, ‘Bu görev, Gençliğe Hitabede, “Türk Gençliğinin birinci vazifesi Türk İstiklalini ve Türk Cumhuriyetini ilelebet muhafaza ve müdafaa etmek’ değerlendirmesi yapıyor.

Edirneliler sokakta direnirken, kamu görevlileri kriz masasında Karaağaç ve Süleoğlu’dan şehir merkezine gelmeye çalışan tankları engellemek için mücadele ederken,

Edirne Polisi Protokol Evi yanına  gelen ZPT’lerin önüne araçlarını çekerken,

O zaman,

Edirne’de halkın seçtiği, siyasetin bir numarası kim?

Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan,

Peki o zaman can alıcı soruyu soralım,

O karanlık gecede, tüm bunlar yaşanırken,

Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan nerede?

 

770x60 Reklam Alanı

İlgili Haberler