Reklam vermek isitermisiniz?

Trakya Üniversitesi Öğrenci İşleri Daire Başkanıydı.

Dönemin Genel Sekreteri Recep Gürkan’ın makam odasının kapısında uzun süre beklerdi.

Makama girerken ceketinin düğmelerini ilikler, ayakta bir iki dakikada arzını yapardı.

Ardından da, önce baş selamı verir.

Tarihi filmlerde hatırladığımız sahnedeki gibi, makamdan geri geri çıkardı.

Recep Gürkan’ın siyaset için görevinden istifa etmesinden sonra Genel Sekreterlik için adı geçti.

Fakat eğitim durumu yetmedi.

Gerçi, yetse olacak mıydı o da başka ya,

Kısmet değilmiş ne diyelim,

Nereden bilecekti ki, sonraki yıllarda kent yönetiminde söz sahibi olacağını,

CHP’nin kapısını bile bilmiyordu.

Recep Gürkan kolundan tuttu meclis üyesi yapı.

Elinden tuttu Başkan Yardımcısı koltuğuna oturttu.

Gürkan’ın belediye de, ‘en’ güvendiği isim oldu.

Selçuk Çakır,

Belediyenin gelirlerini arttırmak için bir şeyler yapmalıydı.

Her sabah uyanır uyanmaz yüzünü yıkadıktan sonra ilk işi Resmi Gazete’yi okuma alışkanlığı işe yaradı.

Bir gün Resmi Gazeteyi okurken, ‘ahhh işte bu diye’ geçirdi aklından,

Hatta, ‘buldummmmmm’ diye içinden çığlık attı.

Soluğu başkanın odasında aldı.

Gerçi kendi odasından çok, mesaisi başkanlık makamında geçiyordu.

Ne kadar doğru bilmiyorum, görmedim.

Anlatanların yalancısıyım.

Bazen,  makam odasından çıkıp, birkaç saniye sonra tekrar koltuğunun altında dosyalarla geri dönmesi belediye binasında esprilere neden oluyor.

Özel misafirler gelince dahi makam odasından çıkmaması garip karşılanıyor.

Sürekli başkanın kapısında veya odasında olmasından, makam masasında biriken imza kartonlarının dağ gibi olduğu anlatılıyor.

İçişleri Bakanlığı’nın belediyelere EDS sistemi kurulması yönündeki yetkisi için harekete geçti.

Üstelik işin ucunda para da vardı.

Para; belediye kasasının dolması, hizmetin adıydı.

Fikrini başkana açarken bir heyecan bir heyecan sorma gitsin,

Başkan ‘tamam’ dedi.

Görünen amaç; şehir içi trafik güvenliği,

Fakat işin aslı belediyenin milletin cebine elini sokması,

Sistem ihale edildi, çalışmaya başladı.

Devreye girdikten sonra, 2016 yılında 10 günde 10 bin sürücüye 2 milyon 596 bin lira ceza kesildi.

Postacılar trafik cezası tebligatlarını çantalarına koyup dağıtmaya başladı.

Tam paralar oluk oluk olmaya başlamıştı ki,

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, ‘soygun düzenine’ ve ‘tuzak sistemine’ dönen uygulamaya ‘kırmızı ışık’ yaktı.

‘Kule Radar Projesi’ yarım kaldı.

Hatta ihaleyi kazanan şirkete yönelik belediye önemli bir tazminat yükü ile karşı karşıya kaldı.

Çakır’ın keşfettiği, ‘radar’ işi hayal kırıklığı ile sona erdi.

Selçuk Çakır adeta yıkılmıştı.

Bulduğu tek proje çökmüştü.

Başkan Gürkan ‘altyapı’ işleri için kazma vurdu.

İhaleyi alan Caba İnşaat, altyapıyı bitirmek için çabalamaya başladı.

Cabacılar sevdi Edirne’yi sevdi.

Tarih, kültür, turizm, uyumlu bir belediye yönetimi,

İş insanının arayıp bulamayacağı özellikler,

Altyapıyı büyük bir şevkle yapan Cabacılar dur durak bilmeden çalışıyordu.

Aradan yıllar geçti, radar kulelerle ilgili yeni düzenlemeler yapıldı.

Selçuk Çakır’ın, içinde uhde kalan, ‘radar’ projesi için yeniden düğmeye basıldı.

Yasa gereği, Radar Kulelerin avladığı sürücülere kesilen cezaların yüzde 70’i hazineye,

Yüzde 30’u belediyeye,

Belediye kendine düşen yüzde 30’un paylaşımına ve sistemin işletilmesine yönelik ihaleye çıktı.

Tahmini bedeli 18 milyon 621 bin 704 lira,

İhalelerin klasik şartlarından, ‘iş deneyim belgesi’ istendi mi bilmiyorum.

Haaa, bu arada ihaleyi kazanacak şirketin önemli bir yatırım maliyeti de yok.

Eski sistem onarılarak kullanacak.

Şehir içinde,  4 noktada çift yönlü hız ihlali ve 5 yer de, kırmızı ışık ihlalini tespit edecek eski radar kulelerin bakım, onarım ve işletmesi ihalesi 27 Ağustos 2020 günü yapıldı.

Encümende teklifler değerlendirildi.

İhaleyi 10 yıl süreyle sistemi işletmek üzere, en iyi teklifi veren, ARB Trafik Yazılım Teknoloji Şirketi kazandı.

İhale sonucuna göre belediyenin yüzde 30’lük gelirinin yüzde 43’ünü şirket alacak.

Neredeyse kardeş payı,

Sistem kurulum maliyeti yok ama, bakım ciddi maliyet demek ki,

Aslında, ihaleye kazanan şirketin ilginç bir geçmişi var.

ARB Huzurevi Yaşlı Bakımevi Turizm olarak 17 Temmuz 2019 tarihinde 1 milyon sermayeyle kuruluyor.

Adresi, Alacaatlı Mahallesi, 5024 Sokak, Yaşam Rehabilitasyon Merkezi Apt. No:4 Çankaya- Ankara,

Ticaret Sicil kayıtlarına göre, şirket yönetimi 6 Şubat 2020 tarihinde olağanüstü toplanarak adını ve faaliyet alanını değiştiriyor.

Huzurevi ve yaşlılara bakma işinden vazgeçip, TEDES ihalelerine katılmak, şehir içi ve şehirlerarası trafik düzenleme konularında faaliyet göstermeye karar veriyor.

Şirketin merkezini, Kazım Özalp Mahallesi Reşit Galip Caddesi No:97 Çankaya-Ankara adresine taşıyor.

Başkanın rüyası altyapı işini yapan Caba Şirketi ile aynı adrese,

Eğer, soyadı benzerliği değilse, altyapı işini yapan Caba ile radar ihalesini kazanan ARB Trafik Yazılım şirketinin ortakları aynı aileden,

Bitmedi.

Edirne Belediye Meclisi 7 Şubat 2020 tarihinde toplanarak radar kulelerin yeniden kurulması yönünde AK Parti ve MHP’li üyelerin red, CHP ve İYİ Partilerin oylarıyla kabul ediyor.

Öngörü bu olsa gerek,

Meclis kararından bir gün önce şirket faaliyet alanını değiştiriyor.

Büyük bir ticari deha,

Dedim ya, Cabacılar Edirne’ye sevdi.

Alt yapı işi bitince, 10 yıl süreyle şehir içi trafik güvenliği de, onlara emanet,

Postacılar hazır olun,

Biliyorum, pandemi dolayısıyla biriken adli tebligatlar sizi çok yordu.

Durmak, dinlenmek yok.

Devam,

Hadi iş başına,

Hazır olun radar kule tebligatlarına,

Edirneliler pamuk eller cebe,

Malum,

Her şey trafik güvenliği için,

Başkan Yardımcısı Selçuk Çakır’ın hayali, müthiş projesi hayata geçiyor.

Çok bekledi ama,

Sabrın sonu selamet,

770x60 Reklam Alanı

İlgili Haberler