Trakya’da soğuğuyla bilinen Kırklareli’nde, “bahar havası” yaşanıyor

24.01.2023 13:18

Kentte geçen yıl ocak ayında 3,1 derece olan ortalama sıcaklık, bu yıl 1-22 Ocak döneminde 6,54 derece olarak hesaplandı.

Trakya’da soğuğuyla bilinen Kırklareli’nde, “bahar havası” yaşanıyor
Kırklareli Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Aksoy; “Havanın sıcak gitmesi özellikle meyve ağaçlarında erken çiçek açmaya neden olacak”dedi.

Geçmiş yıllarda çetin kış şartlarının görüldüğü ve soğuk havanın etkili olduğu Kırklareli’nde bu yıl ocakta “bahar havası” yaşanıyor.

Geçen yıl ocak ayında kar nedeniyle eğitime ara verilen, köy yollarının kapandığı, sürücü ve yolcuların yurtlarda misafir edildiği kentte, bu yıl sıcaklık mevsim normallerinin üzerinde seyrediyor.

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün 1959 yılından itibaren kayıt altına aldığı “uç değerler verileri”ne göre, hava sıcaklığının geçen yıl ocak ayında sıfırın altında 6,5 dereceye kadar düştüğü Kırklareli’nde bu yıl 19 Ocak’ta sıcaklık uzun yıllar ortalamasının üzerine çıkarak 18,9 derece oldu.

Kentte geçen yıl ocak ayında 3,1 derece olan ortalama sıcaklık, bu yıl 1-22 Ocak döneminde 6,54 derece olarak hesaplandı.

Her yıl ocak ayında karla kaplanan Istranca ormanlarında bu yıl bahar havası yaşanıyor.

“EKİM DİKİM ZAMANLARINI DEĞİŞTİREREK BU SÜRECE DAHİL OLMAYA ÇALIŞTIK”

Kırklareli Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Aksoy, AA muhabirine, son dönemde ciddi bir kuraklık yaşandığını söyledi.

Baraj, göl ve yer altı su kaynakları için kar yağışı gerektiğini belirten Aksoy, “Kar yağışı maalesef bu sene olmadı. Havanın sıcak gitmesi özellikle meyve ağaçlarında erken çiçek açmaya neden olacak. Bu nedenle ağaçlar meyve vermeyecek. Dolayısıyla havanın sıcak gitmesi hem dünya hem de ülkemiz için sonuçları iyi olmayan ortamlar doğurabilir.” dedi.

Buğday ve arpada kuraklık nedeniyle şu an bir sıkıntı görünmediğini ancak uzun süre kar yağmaması durumunda sıkıntılar oluşabileceğini vurgulayan Aksoy, “Barajlarımızın ve yer altı su kaynaklarımızın beslenmesi, meralarımızın bereketlenmesi için yeterli yağış yok. Suyumuzu tasarruflu ve dikkatli kullanmalıyız, Türkiye su zengini bir ülke değil.” diye konuştu.

Aksoy, modern dünyanın doğal kaynaklara zarar verdiğini ifade ederek şu değerlendirmelerde bulundu:

“Biz Türkiye olarak bütün olumsuzluklara rağmen üreticimizi sahada diri tutmaya, onlarla bilgi alışverişinde bulunmaya ve ekim dikim zamanlarını değiştirerek bu sürece dahil olmaya çalıştık. Devletimiz ve Bakanlığımız kuraklığa dayanaklı yeni buğday, arpa, çeltik çeşitleri, az su tüketen çeltik çeşitleri ile damlama sulama yöntemiyle üretim yapılması için mekanizmalar geliştirmekte.”

“BARAJLARIMIZ DOLMAZSA MISIRLAR SULANAMAYACAK VE SİLAJ OLMAYACAK”

Çiftçi Hüseyin Değirmenci, 1980’li yıllarda zaman zaman kuraklıkla karşı karşıya kaldıklarını ancak bu şekilde bir kuraklığın yaşanmadığını dile getirdi.

Havaların kış mevsimine göre çok sıcak olduğunu belirten Değirmenci, “Bu yıl daha boynumuza şal takmadık. Geçmiş yıllarda da oldu ama bu kadar değil, ara ara yağmurlar yağdı. Bu yıl ise ne yağmur ne kar var.” dedi.

Hayvancılık sektörünün kuraklıktan çok olumsuz etkileneceğinin altını çizen Değirmenci, “Biz doğada yapılan hayvancılıktan geçen yıllarda çıktık. Silaj ve su ile beslenen hayvancılığa geçtik. Eğer barajlarımız dolmazsa mısırlar sulanamayacak ve silaj olmayacak. Bu nedenle kapalı hayvancılık yapanlar olumsuz etkilenecek.” dedi.

Karadeniz’e sahili bulunan Kırklareli’nin Demirköy ilçesine bağlı İğneada beldesinde de balıkçılar, geçen yıl ocak ayında yoğun kar yağışı ve hava muhalefeti nedeniyle denize açılamamıştı.

Geçen yıl 25 Ocak’ta İstanbul’da etkili olan kar nedeniyle Trakya’dan İstanbul yönüne araç geçişine izin verilmemiş, yollarda bekleme noktaları oluşturulmuştu.

Kaynak: Anadolu Ajansı

770x60 Reklam Alanı

İlgili Haberler