DOLAR 45,9778 0.02%
EURO 53,5032 0.27%
ALTIN 6.594,780,62
BIST 14.008,700,31%
BITCOIN 2916082-5.33657%
Edirne
26°

PARÇALI AZ BULUTLU

SABAHA KALAN SÜRE

Selimiye’nin Ramazan’da ibadete açılması planlanıyor

Selimiye’nin Ramazan’da ibadete açılması planlanıyor

AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal, Selimiye Camii’nin tarihindeki en kapsamlı restorasyondan geçtiğini belirterek, Ramazan ayında caminin tamamının ibadete açılmasının planlandığını açıkladı.

ABONE OL
5 Ocak 2026 15:53
Selimiye’nin Ramazan’da ibadete açılması planlanıyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal, Selimiye Camii restorasyonundan Edirne Sarayı’nın ihyasına, Kırkpınar Er Meydanı’nın yeniden inşasından hızlı tren projesine, sulama yatırımlarından Edirne Belediyesi’nin su altyapısı ve maaş politikalarına kadar kente dair birçok başlıkta dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Selimiye Cami’nin tarihindeki en kapsamlı restorasyondan geçtiğini vurgulayan Aksal, 2021 Aralık ayında başlayan çalışmaların bilim kurulu denetiminde yürütüldüğünü belirterek, bu Ramazan ayında caminin tamamının ibadete açılmasının planlandığını açıkladı.

“BU RAMAZAN AYINDA SELİMİYE CAMİİ’Nİ İBADETE AÇACAĞIZ”

Selimiye Camii restorasyonunun tamamlanıp Ramazan’da ibadete açılacağını söyleyen Milletvekili Fatma Aksal, “Selimiye çok kapsamlı bir restorasyondan geçti. Yani cami, Selimiye Camii yapıldığından beri ilk defa bu kadar kapsamlı bir restorasyondan geçiyor. Minarelerinden kubbelerine, kubbelerinden temeline kadar dokunulmadık, onarılmadık hiçbir yer kalmadı. İnşallah yaptığımız bu restorasyonla Selimiye Camii’ni, ecdadımızın muhteşem eserini yüzyıl ileriye taşıyacağız ve gelecek jenerasyonlara bırakacağız. Tabi ki bu çalışmalar çok kapsamlı çalışmalar ve tarihi eserler öyle “kalkalım restorasyon yapalım” denilerek yapılmıyor. Bir bilim kurulu var. O bilim kurulunun çok kıymetli hocalarımızın başkanlığında bu çalışmalar yapılıyor. 2021 yılının Aralık ayında başlamıştık. Uzun bir süre devam etti. Ancak Edirne denince herkesin aklına Selimiye geldiği için biz camiyi tamamen ibadete kapatamadık. Kapatmadık; vatandaşlarımız hem Edirneli hemşehrilerimiz hem de ziyaretçilerimiz gidip namazını kılsın istedik. Ama tabi ki o muhteşem Selimiye’yi herkes görmek istiyor. İnanın biz de çok özledik. Kapalı değildi ama Selimiye Cami’nin tamamını ibadete açmayı planlıyoruz. Çalışmalarımız o yönde. İnşallah bir aksilik olmazsa biz bu yıl Ramazan ayında Selimiye Cami’ni ibadete açacağız” diye konuştu.

“EDİRNE SARAYI İNŞAASI HIZLA DEVAM ETMEKTE”

Edirne Sarayı’nın önemi ve yapım sürecine değinen Vekil Aksal, “Edirne, Osmanlı’ya 1 asır başkentlik yapmış tarihi bir kenttir. Edirne’de muhteşem bir saray varmış. 1800’lü yıllara kadar padişahların geldiği, aktif olarak kullandığı ve zamanlarının büyük bir bölümünü Edirne’de geçirdiği bir saraydan bahsediyoruz. Balkanlara geçiş açısından da önemli bir merkezi. Ancak Osmanlı-Rus işgali sırasında, sizlerin de bildiği gibi saray cephanelik olarak kullanılmış ve dönemin valisinin talimatıyla cephane Rusların eline geçmesin diye saray patlatılmış, günlerce o muhteşem saray yanmıştır. Herkesin sorduğu “1 asır başkentlik yapmış Edirne’de saray nerede?” sorusu buradan gelmektedir. Saraydan geriye sadece bir kapı ve çok az sayıda eser kalmıştır. Biz, Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla 2022 yılında sarayın restorasyonunu ve yeniden ihya inşasını Milli Saraylar’a devrettik. Milli Saraylar, burada inanılmaz bir hızla çalışma yürütmektedir. Şu an Cihannüma Kasrı’nın inşaatı bitmiştir. İnşaat tamamlanmış, tefrişatına başlanmıştır. Kabul salonu başta olmak üzere çok kapsamlı bir çalışma yürütülmektedir” şeklinde kaydetti.

“KIRKPINAR’I SARAYA YAKIN BİR YERDE EDİRNE’YE YAKIŞIR ŞEKİLDE İNŞA ETMEYİ PLANLIYORUZ”

Kırkpınar Er Meydanı’nın yine Sarayiçi’de bir alana inşa edileceğini dile getiren Aksal, “Bildiğiniz gibi Kırkpınar alanı da sarayın bahçesinde yer almaktadır. Buranın ayrıca bir özelliği daha vardır. Burası sarayın Has bahçesidir. Ancak Has bahçe olmasının ötesinde, Edirne defalarca işgal edilmiş ve burada şehitlerimiz bulunmaktadır. Yaklaşık 52 bin şehidimiz burada kalmıştır. Burası, şehitlerimizin olduğu, hemen yanında da bildiğiniz gibi şehitliğin yer aldığı alandır. Kırkpınar da bizim için çok kıymetlidir. Kırkpınar’ı çok uzağa taşımadan, saraya ve mevcut alana çok yakın bir yerde; hem çok güzel bir Kırkpınar alanı oluşturmayı planlıyoruz. Şu an sadece yılın belli dönemlerinde kullanılan bir Kırkpınar alanı vardır. Ancak inşallah buraya, saray mimarisine yakışır, Edirne’ye yakışır, Kırkpınar’a yakışır ve aynı zamanda 365 gün kullanılabilecek bir alan inşa etmeyi hedefliyoruz. Burada sporcuların yetişeceği, birçok faaliyetin yapılacağı çok güzel bir Kırkpınar alanı oluşturmayı planlıyoruz. Çalışmalar devam ediyor, çok hızlı hareket ediyoruz. Yerini bugün ya da yarın açıklayabiliriz. Ancak şu an kesinleşmiş bir durum yoktur. Kamulaştırma gerekliliği bulunmaktadır ve vatandaşlarımızın arazileri söz konusudur. Bu nedenle şu aşamada kesin bir şey söylemek istemiyoruz. Ancak şundan emin olabilirsiniz ki alan, saraya çok yakın ve mevcut alana da çok çok yakındır. Edirne’ye, Kırkpınar’a ve başpehlivanlık güreşine yakışır bir alan olacaktır. Kırkpınar, her ne kadar birçok güreş yapılsa da özü itibarıyla başpehlivanlık güreşidir. Bu anlayışa uygun bir alanı inşallah en kısa zamanda inşa edeceğiz. Sayın Cumhurbaşkanımız da son il başkanları toplantısında, bu alanın çok hızlı ve çok güzel bir şekilde yapılması yönünde talimat vermişti” dedi.

“HIZLI TREN EDİRNE’Yİ İSTANBUL’A, AVRUPA’YA BAĞLAYACAK”

Hızlı tren projesinden bahseden Fatma Aksal, “Hızlı tren projemiz de devam ediyor. Edirne’nin çok ciddi bir turizm potansiyeli var. Şu anda insanlar Edirne’ye ziyarete geldiğinde genelde 1 gün kalıyor. Ancak biz sarayı ihya ettiğimizde, Selimiye Camii’nin restorasyonunu tamamladığımızda, hamamlarımızı ve camilerimizi tamamladığımızda, insanlar Edirne’ye geldiğinde en az 2–3 gününü Edirne’yi ziyaret ederek geçirecekler. Hızlı tren, Edirne’yi bir yandan dünyanın en büyük şehirlerinden biri olan İstanbul’a bağlayacak, diğer taraftan da Balkanlar’a bağlayacak. Avrupa’ya, Sofya’ya ve Londra’ya kadar uzanan bir hat olacak. İnşallah önümüzdeki 3 yıl içinde Edirne’nin turizm potansiyeli çok daha fazla artacaktır. Çalışmalar hızla devam ediyor, biz de büyük bir heyecanla takip ediyoruz” diye kaydetti.

“SULAMA PROJELERİ SAYESİNDE 710 BİN 430 DEKAR ARAZİYİ SULUYORUZ”

Edirne’de yapılan sulama projelerinden bahseden Fatma Aksal “Bütün dünyada yaşanan bir iklim krizi var. Artık dünyadaki toplantılara gittiğinizde gündemin 1 numaralı maddesi su krizi oluyor. İklim krizi Türkiye’de de etkisini gösteriyor ve bu konuda çok ciddi çalışmalar yapılıyor. Suyu depolamak çok önemli, özellikle kışın suyu depolamak büyük önem taşıyor. Ancak suyu çok dikkatli kullanmak da en az bunun kadar önemli. Hem tarımda kullanırken hem de içme suyu olarak kullanırken suyu tasarruflu kullanmamız gerekiyor, zayi etmememiz gerekiyor. Edirne’de sulama alanında son 23 yılda 74 adet sulama tesisi yaptık. Edirne aynı zamanda bir tarım kentidir. Bu sulama projeleri sayesinde 710 bin 430 dekar araziyi suluyoruz. Küçük sulama tesislerinin dışında Hamzadere Barajı, Çakmak Barajı ve Çömlek Köyü Barajı bulunmaktadır. Çakmak Barajı su toplamaya başlamıştır. Trakya’nın GAP’ı olarak adlandırdığımız Çakmak Barajı ve Edirne Meriç Sulaması modern sulama sistemidir. Çömlek Köyü Barajı’nın da hayata geçmesiyle birlikte Edirne’nin sulanabilir topraklarının çok büyük bir kısmı sulanabilir hale gelecektir” dedi.

“EDİRNE BELEDİYESİ KAYIP KAÇAĞI GİDERMEDİĞİ, SU ALT YAPISINI YAPMADIĞI SÜRECE BARAJLARDAN SUYU DA GETİRSENİZ EDİRNE SU PROBLEMİ YAŞAR”

Barajlardan su temin edileceğini ancak Edirne Belediyesi’nin su alt yapısını düzeltmediği takdirde, Barajlardan gelecek suyu bir anlamı olmayacağını kaydeden Fatma Aksal, “İleride suyu bulamayacağız. Geleceği planlamamız lazım. Belediyede suyun gelmesi yetmiyor, belediyenin gelen suyun dağıtımını da planlaması gerekiyor. Bugün maalesef Edirne’deki kayıp-kaçak oranı yüzde 50’nin üzerinde. Bu yüzde 50’nin üzerindeki kayıp-kaçak oranını tamir etmediğiniz, kayıp-kaçağı gidermediğiniz sürece; altyapıyı, sulama altyapısını, su altyapısını, kanalları ve boruları yapmadığınız sürece, siz Süloğlu’ndan da suyu getirseniz, Kayalı’dan da suyu getirseniz Edirne su problemi yaşayacaktır. Bir yandan suyu getirmek çok önemli, ancak diğer yandan suyu çok dikkatli kullanmamız gerekiyor. Kayıp-kaçak oranını düşürmemiz gerekiyor. Bu konuda Edirne’de çalışmalar yapılıyor. Bu, aslında 1 günlük bir problem değil, uzun süredir devam eden bir mesele. 2019 seçimlerinden hemen sonra Sayın Recep Gürkan, Edirne’nin altyapı çalışmalarına başlamıştı. Ancak bugün gelinen noktada altyapıda çok fazla bir ilerleme sağlanamadı. Mevcut yönetimin de “enkaz devraldık” şeklinde açıklamalar yaptığını duyuyorum. Ancak o enkazda siz de vardınız, belediye meclis üyesiydiniz. Bugün belediyede çalışan birçok arkadaşımız o günkü belediyede de görev yapıyordu. 30 yılı aşkın süredir burada aynı partinin belediyesi var. Tabi ki bütün arzumuz şudur: Burada yaşanan bir su sıkıntısı, AK Partili, CHP’li ayrımı olmaksızın herkesi etkiliyor. Günün sonunda Edirne insanı hepimizin insanıdır, ihtiyaçlar hepimizin ihtiyacıdır. Burada felaket tellallığı yapmak ya da karamsar bir tablo çizmek istemiyorum, ancak gerçekten dikkatli olmamız gerekiyor. Bütün önlemleri almak zorundayız. Gelen 1 gram suyu bile zayi edecek bir lüksümüz yok” şeklinde belirtti.

“EDİRNE BELEDİYESİ EN DÜŞÜK ÜCRETİ 97 BİN LİRA YAPSIN, VAATLERİN ÇOĞU HAYATA GEÇMEDİ”

Edirne Belediyesi’nin 97 bin lira açlık sınırına göre en düşük ücreti de 97 bin lira yapması gerektiğini, belediyenin kendi vaatlerinde başarısız olduğunu dile getiren Aksal, “Sayın Özgür Özel de Edirne’ye mitinge geldiğinde, bahsettikleri bir konu vardı. Yoksulluk düzeyi ve gelir düzeyiyle ilgili 97 bin TL ifadesini kullandı. Gerçekten 97 bin TL alan kaç kişi var bilmiyorum. Burada 97 bin TL ücret alanlar el kaldırsın dedi. Çok az insan el kaldırdı, çünkü o alandakiler belediye çalışanlarıydı. Yani kendi belediyesi CHP’li belediye olmasına rağmen demek ki yoksulluk sınırının altında maaş veriyor çalışanlarına. Biz buradan elbette belediyelerin örnek olmasını bekliyoruz. 97 bin TL ve üzeri maaşlar konusunda. Eğer yoksulluk sınırı 97 bin TL ise, Edirne Belediyesi, Genel Başkanlarının da burada açıkladığı gibi en düşük ücreti 97 bin TL yapsınlar. Vaatler konusuna bile artık girmiyoruz. Edirne Belediyesi’nin de diğer belediyelerin de vaat katalogları vardı. Ancak bu vaatlerin çoğunun hayata geçmediğini görüyoruz. Suda indirim vaadi vardı, zam geldi. Ulaşım vaadi vardı, ulaşım yok. Vatandaş ulaşıma da zamma da razı ama maalesef ulaşım hizmeti yok. Edirne, ulaşımın en sorunlu olduğu belediyelerden biri haline geldi. Belediyenin yaptığı zamlara bakıyoruz, enflasyonun çok üzerinde artışlar yapıldığını görüyoruz. Edirne Belediyesi’nin uygulamalarını yakından takip ediyoruz. Belediye çalışanlarına yönelik vergi ve ücretlerle ilgili düzenlemelerin de taksitlendirilmesi gündemde” diye konuştu.

Haber: Erkan Ekşi

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP