DOLAR 47,91860,00%
EURO 55,53610,02%
ALTIN 6.784,38-0,30
BIST %
BITCOIN 30799031.1%
Edirne
32°

AÇIK

SABAHA KALAN SÜRE

Gaytancıoğlu, “TMO, tüccarın eline düşen çiftçiyi koruyamıyor”

Gaytancıoğlu, “TMO, tüccarın eline düşen çiftçiyi koruyamıyor”

CHP Edirne 27’nci Dönem Milletvekili Okan Gaytancıoğlu, buğday hasadı döneminde Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) piyasadaki rolünü yerine getirmediğini savundu.

ABONE OL
18 Ağustos 2026 14:09
Gaytancıoğlu, “TMO, tüccarın eline düşen çiftçiyi koruyamıyor”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

CHP Edirne 27’nci Dönem Milletvekili Okan Gaytancıoğlu, buğday hasadı döneminde Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) piyasadaki rolünü yerine getirmediğini savundu. Bu yıl yağışların etkisiyle Türkiye’nin buğday üretiminin 17,5 milyon tondan 23 milyon tona yükseldiğini belirten Gaytancıoğlu, üretim artışının çiftçinin gelirine yeterince yansımadığını söyledi. Gaytancıoğlu, “Toprak Mahsulleri Ofisi bu yasadan aldığı görevi yapmıyor. Son 2-3 yıl ithalat ofisi gibi çalışmıştır. Bu sene ithalat ofisliği görevi yapmıyor ama piyasayı da dengeleyemiyor” dedi.

“BU SENE İSTEDİĞİMİZ OLDU”

Bu yıl yağışların zamanında yağmasıyla birlikte üretim açısından önemli bir fırsat yakalandığını belirten Okan Gaytancıoğlu, “Yani çok güzel bir seneyi gerçekten kaçırıyoruz. Neden? 3-4 yıldan beri ülkemizin birçok bölgesinde kuraklık vardı, ürün azdı, tüccar piyasaya daha sık geliyordu ve agresif girişler yapıyordu. Toprak Mahsulleri Ofisi piyasada bir bekleme yapıyordu. Yani önce tüccar bir alsın, fiyat ne olsun, mağduriyet olursa biz bir ararız, en azından ülkenin ihtiyacı olan miktarı biz satın alalım, depomuza koyalım diyordu. Bu sene çok istediğimiz bir şey oldu. Yağışlar zamanında yağdı. Türkiye’nin her yerine dengeli neredeyse yağışlar aldık. Nisan ayında, Mayıs ayında kış çok sert geçmemesine rağmen bazı bölgelerde de kar aldık ve rekoltede yükseklik var. Yani tam istediğimiz bir şey. Çiftçinin de yüzünün gülmesi gereken, borcunu ödemesi gereken, yani üretim artmasıyla ithalatın azalması gereken bir durum olması gerekir” diye konuştu.

“YÜZDE 50 FAİZ OLAN BİR ÜLKEDE ÇİFTÇİ BORCUNU KAPATIP FAİZDEN KURTULMAK İSTİYOR”

TMO’nun kuruluş amacı gereği üretimin fazla olduğu dönemlerde piyasaya girerek çiftçiyi koruması gerektiğini ifade eden Gaytancıoğlu, “Toprak Mahsulleri Ofisi kuruluş yasasında ofis çiftçinin kara gün dostudur. Yani çok ürün olduğunda da ofis devreye girer. Piyasadan fazla ürünü alır, depolar. Az ürün olduğunda da piyasaya girip yükselen fiyatı indirerek depodaki ürünü satar. Bu şekilde hem tüketiciyi korumuş olur, hem üreticiyi korumuş olur, piyasaları dengeler. Toprak Mahsulleri Ofisinin görevi budur. Toprak Mahsulleri Ofisi geçen sene buğdaya 13,5 lira fiyat verdi. Yüzde 22 bir artış ile bu sene 16,5 lira fiyat açıkladı ve randevulu sistemden dolayı piyasaya geç girdi. Ama çiftçinin borcu var. Yüzde 50 faizin olduğu bir ülkede çiftçi borcunu bir an önce kapatıp faizinden kurtulmak istiyor. Gitti tüccara 11 lira, 12 lira” şeklinde kaydetti.

“ÇİFTÇİ TÜCCARIN ELİNE DÜŞÜYOR”

Bazı bölgelerde TMO’nun alım noktalarının bulunmamasının çiftçiyi tüccara yönlendirdiğini savunan Gaytancıoğlu, “Bazı yerlerde ofisin alım yerleri yok. Alım yerleri olmayınca alım da yapmayınca Toprak Mahsulleri Ofisi tüccarın eline düşüyor. Yani ofis kanunla tüccarın eline düşürmemek için, hatta ofis çiftçinin kara gün dostudur diye bir ibaresi var. Bu bütün dünyada böyledir. Bütün dünyada müdahale kurumları vardır. Yani şu an müdahale etmeyecek de ne zaman müdahale edecek? Amaç nedir? Amaç, 86 milyonun ekmeğe ucuz kavuşması, çiftçinin de alın terinin karşılığını karşılamasıdır. Ama Toprak Mahsulleri Ofisi bu yasadan aldığı görevi yapmıyor. Son 2-3 yıl ithalat ofisi gibi çalışmıştır. Bu sene ithalat ofisliği görevi yapmıyor ama piyasayı da dengeleyemiyor” diye kaydetti.

“MAZOT 80 LİRAYI AŞTI”

Hasat döneminden bu yana akaryakıt fiyatlarındaki artışın da çiftçinin maliyetlerini yükselttiğine dikkat çeken Okan Gaytancıoğlu, “Örnek vereyim, haziranın 2. haftası hasat başladı. Hatta Çukurova’da mayıs ayında başladık. O zaman mazot 60 liraydı. Evet. O zaman çiftçimiz buğdayını Toprak Mahsulleri Ofisi’nin açıkladığı 16,5 liralık fiyattan satmış olsaydı, yani arazisinin miktarına göre satın alabileceği mazot vardı ama 60 liralık mazottan. Şu anda mazot 80 lirayı aştı. Yani nereden bakarsan bak yüzde 40’a yakın bir artış var. Yani çiftçimiz bir de Toprak Mahsulleri Ofisi’ne randevulu sistemle ürünü verdiği için parasını da 45 gün sonra alabildiği için o 45 gün sonra biraz geriye çektiler ama geç aldı. Ya tüccara gitti düşük fiyatlarla satın aldı ya da Toprak Mahsulleri Ofisi’nde parayı bekledi” diye vurguladı.

“ŞOV YAPMA DURUMUNDA DEĞİLİZ”

TMO’nun çiftçilere yaptığı ödemelerin kamuoyuna açıklanmasını da değerlendiren Gaytancıoğlu, “Toprak Mahsulleri Ofisi’nin genel müdürü, tarım bakanı her gün açıklamalar yapıyorlar. Çiftçimize şu kadar para ödedik, bu kadar ödedik. Ya ödedin de karşılığını mal olarak aldın. Zaten birkaç ay sonra bunu dünyaya veya ülkedeki sanayiciye satacaksın. Yani 16 liradan aldın, 16 liradan satacaksın. Bunda bir zarar da yok ama ne var? Biraz işin çok kısmına katılıyorlar ama şov yapma durumunda değiliz” dedi.

“ÜRETİCİ GÖREVİNİ YAPMIŞ, DEVLET GÖREVİNİ YAPMAMIŞ”

Buğday üretiminin geçen yıla göre yaklaşık 6 milyon ton arttığını belirten Gaytancıoğlu, “Şu anda biz büyük bir kanayan yara var. Topraklarımızı üretime açmak zorundayız. Yani çiftçimiz şunu gösterdi. Yağışlar bize yardımcı oldu. Çiftçi üretmeye devam etti. Biz demek ki rekoltemizi yükselttik. Bak geçen yıl 17,5 milyon ton üretebildik buğdayda. Bu sene 23 milyon tona çıktık. 6 milyon tonluk bir üretim artışı var. Bu bizim ihracatımıza olumlu yansıdı. Ama burada üreticinin de biraz para kazanması gerekmiyor mu? Üretici görevini yapmış. Kim görevini yapmamış? Devlet görevini yapmamış” şeklinde vurguladı.

“İTHALAT KAPILARINI ARDINA KADAR AÇMIŞ”

Hasat döneminde yapılan ithalatın yerli üreticinin ürününü değersizleştirdiğini savunan Okan Gaytancıoğlu, “Hem çiftçiye destek vermemiş hem de ithalat kapılarını ardına kadar açmış. Yani hasat döneminde ithalatın yapılması demek arzı arza rakip getiriyorsun demek. E bakın şimdi soğanda patateste ne yaptılar? İhracat yasakları. Yani birazcık para kazanacağımız üründe üretim planlaması yapılamadığı için ama dışarıya mal satmayalım. Aynısını tavukçulukta yaptılar. Yani biz yılda 1 milyar dolar tavukçuluktan para kazanıyoruz. Dünya dünyaya tavukçuluk ürünleri satıyoruz, tavuk eti satıyoruz ama sırf fiyatları düşüremedikleri için enflasyonu, gıda enflasyonunu düşüremedikleri için ne yapıyorlar? İhracat yasaklarına başvuruyorlar” dedi.

“İHRAÇ EDECEĞİMİZ ÜRÜNLERDE TEŞVİK VERMEMİZ LAZIM”

Türkiye’nin ihracat potansiyeli bulunan tarım ve hayvancılık ürünlerinde üreticinin desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Gaytancıoğlu, “Halbuki bizim ihraç edebileceğimiz ürünlerde teşvik vermemiz lazım. İthal edeceğimiz, ithal ettiğimiz ürünlerde de çiftçiyi üretim artışıyla desteklememiz lazım. Bu kadar basit, bu kadar net” diye ifade etti.

Haber: Erkan Ekşi

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP