Batı Trakya’daki hak ihlallerine dikkat çekti

18.12.2021 15:34

Batı Trakya Türklerinin savunucusu Dr. Sadık Ahmet'in eşi ve Dostluk Eşitlik Barış Partisi (DEB) Onursal Başkanı Işık Ahmet, Batı Trakya'da Türk kimliğine yönelik hak ihlallerinin devam ettiğini, Lozan Antlaşması'ndan kaynaklanan haklarını tamamıyla alana kadar mücadeleye devam edeceklerini söyledi.

Batı Trakya’daki hak ihlallerine dikkat çekti

Ahmet, Dr. Sadık Ahmet’i anma programına katılmak üzere geldiği Tekirdağ’da AA muhabirine, merhum eşine mücadelesinde sürekli yanında olarak destek verdiğini belirtti. Eşini 26 yıl önce şüpheli bir trafik kazasında kaybettiklerini hatırlatan Ahmet, ölümünden sonra halkın isteği doğrultusunda kurduğu partiye başkanlık yaptığını, halen onursal başkan olarak çalışmalara devam ettiğini ifade etti.

Sadık Ahmet’in eşi olmakla gurur duyduğunu vurgulayan Ahmet, “Eşimin soy ismini ölene kadar gururla taşıyacağım. Böyle bir liderin eşi olmak büyük bir gurur. Onu hala çok özlüyorum. Çok büyük acı yaşıyorum. Onun yokluğunu hissediyorum.” diye konuştu.
Batı Trakya Türklerinin de Sadık Ahmet’i unutmadığını, özlemle andığını aktaran Ahmet, eşi vefat ettikten sonra Batı Trakya’da bir lider boşluğunun oluştuğunu savundu. Sadık Ahmet’i anma törenlerinin bu hasretin bir göstergesi olduğunu dile getiren Ahmet, şöyle konuştu:
“Anma törenleri çok kalabalık oluyor. Türkiye Cumhuriyeti’ni temsilen 2 yıl evvel Meclis Başkanı Mustafa Şentop katılmıştı. Bakanlık düzeyinde de diğer partilerden de katılım oluyor. 26 yıl geçmesine rağmen Sadık Ahmet yaşatılıyor ve yaşayacağına da inanıyorum. Türk devleti de Türkiye’deki Türkler de sahip çıkıyor. O yüzden ben çok gurur duyuyorum böyle yaşatılmasından. Türkiye Cumhuriyeti devleti birlik beraberlik içerisinde oldukça bizler de Batı Trakya’da rahat yaşayacağız.”
Batı Trakya’da Türk kimliğine yönelik hak ihlallerinin sürdüğünü belirten Ahmet, mücadeleyi bırakmama konusunda kararlı olduklarını ifade etti. Işık Ahmet, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Resmi bir azınlık olmamıza rağmen Türk kimliğinin ihlali var. Dini konularda ve eğitimde de ihlaller var. Yine bu aralar sürekli kapatılan okullarımız var. Resmi bir azınlık olmamıza rağmen Lozan Antlaşması’ndan kaynaklanan haklarımızın hepsini alamıyoruz. Sonuna kadar, en sonuncu hakkımızı alana kadar bu mücadele devam edecek.
Yunanistan’da Türk olmak suç öncelikle. Türk kimliğini söylemek de kabahat. Türk kelimesi olan her dernek kapatılıyor. Yunan devleti ısrarla Batı Trakya’da ‘Türk yoktur’ diyor. ‘Onlar Yunan soyundan gelen Müslümanlardır’ diyor. Irksız, milletsiz, kendi ırkını söyleyemeyen bir azınlık olarak yaşıyoruz. Avrupa Birliğine tam üye olan bir ülkedeyiz ve garantör devletimiz Türkiye Cumhuriyeti olmasına rağmen Lozan’ı ihlal ediyorlar.”

Kaynak: Anadolu Ajansı

770x60 Reklam Alanı

İlgili Haberler