Edirne Valisi Yunus Sezer, 2025 yılını değerlendirmek üzere Valilik toplantı salonunda basın mensupları ile bir araya geldi. “365 Günde Edirne” sunumuyla 2025 yılını değerlendiren Vali Yunus Sezer; tarihi eser restorasyonlarından hızlı tren projelerine, su yönetiminden seracılığa, turizmden İpsala pirincine kadar kentin geleceğini şekillendirecek yatırımları anlattı. Hızlı tren projesinin Edirne ayağının yüzde 98 tamamlandığında altını çizen Sezer, coğrafi işaret alan İpsala Pirincinin ise TBMM’deki pilavlarda kullanılacağını belirtti.
“TOPRAĞIN, VATANIN, BAYRAĞIN DEĞERİNİ EN İYİ BİLEN İLLERDEN BİRİ EDİRNE”
Edirne Valisi Yunus Sezer, “Hem atanmışlar hem seçilmişler; valiler, kaymakamlarımız, belediyelerimiz, Ankara’da milletvekillerimiz, iktidar milletvekilleri, muhalefet milletvekilleri. Herkes aslında işin bir ucundan tutmuş, Edirne’mize bir güzellik gelsin diye bir uğraş içerisinde. Bunun da bereketini görüyoruz, olumlu katkılarını görüyoruz. Her şeyden önce Edirne bir serhat şehri ve bu statüsüyle değerlendirilmesi gereken bir il. Edirne’yi kurgularken tarihi yapısını göz önünde bulundurmak lazım. İkincisi konumunu göz önünde bulundurmak lazım. Üçüncüsü de sınır boylarında olması dolayısıyla sınırın katmış olduğu özellikleri dikkate almak lazım. Çünkü doğunun en batısı dediğimiz noktadayız, sıfır noktasındayız. Bundan sonra Avrupa Birliği Bulgaristan ve Yunanistan’dan sonra başlıyor. Dolayısıyla çok değerli ve önemli bir iliz. Kültür ve tarihin yanında tarım açısından da gerçekten çok mümbit topraklara sahip bir yer. Toprakla uğraşmayı seven, tarihini seven bir insanımız var. Çünkü burası genelde Bulgaristan’dan gelen muhacirlerimizin ve göç yoluyla gelen insanlarımızın yaralarını sardıkları bir vatan parçası olmuş. Dolayısıyla toprağın, vatanın, bayrağın değerini en iyi bilen illerden bir tanesidir Edirne. Kaybetmenin ne olduğunu 30-40 yıl öncesine kadar her şeyini bırakıp gelmenin, bir yere sığınmanın, orayı yurt yapmanın ne olduğunu en iyi bilen illerden biridir Edirne. Bu manada vatan ve millet sevgisi, bayrak sevgisinin en zirvede olduğu illerimizden biridir. Buraya bu bilinçle hizmet etmek gerçekten onurlu ve şerefli bir vazifedir; kim olursa olsun. Bu bilinçle Edirne’nin gelecek yüzyılda parlayan bir il olması için herkesin iyi çalışması lazım. Çalışırken de belli stratejilerle hareket etmek gerekiyor” dedi.

“SADECE RESTORE DEĞİL FONKSİYON KAZANDIRILMASI DA GEREKİYOR”
Vali Sezer, ” Gelecekte Edirne’yi nerede görmek istiyoruz, nasıl bir yol tayin ediyoruz, burada yaşayan Edirneli hemşehrilerimiz ne istiyor; bunları iyi okumak lazım. Buna göre bir strateji belirlemek gerekiyor. Bu stratejinin sağlam temellere oturması lazım. Bunlardan bir tanesi, en önemlisi, kültür ve tarih hazinemizi ortaya çıkarmaktır. Yaklaşık 1.400 tarihi ve kültürel yapıdan bahsediyoruz. Bunların bir taraftan ihya edilmesi, bir taraftan da fonksiyon kazandırılması gerekiyor. Sadece restore edip bırakmamak lazım. Gastronomi alanında, konaklama alanında, kültür alanlarında bu yapıları değerlendirmek gerekiyor” dedi.
“EDİRNE SARAYI”
Edirne Sarayı çalışmasından bahseden Vali Sezer, “Birkaç yıl sonra Selimiye’nin restorasyonu kısa zamanda tamamlanacak. Edirne Sarayı çok hızlı bir şekilde devam ediyor. Saray, 3 milyon metrekare alanda, Suri Sultanı dediğimiz sur duvarlarıyla, içerisindeki yapılarıyla ve kışla binasının şu anda restore edilmesiyle birlikte; hem müze hem fuar alanlarıyla kente kazandırılacak. Dünyada ender örneklerinden biri olan saray bahçesinin yeniden ihya edilmesiyle birlikte, bir ziyaretçinin 2 gün boyunca gezmekle bitiremeyeceği bir alan ortaya çıkmış olacak. Saray dönemine ait Tavuk Ormanı olarak bilinen bölgede de o dönemin yaşantısını yansıtabilecek, geyiklerin ve ceylanların olacağı doğal yaşam alanları hazırlanacak. Bugün farklı müzelerde sergilenen birçok tarihi ve kültürel miras da buraya geri kazandırılmış olacak” şeklinde söyledi.

“MUHTEŞEM BİR PUZZLE PARÇALARI BİR ARAYA GELECEK”
Nehir temizliği ve kazı çalışmalarının bir bütün olduğunu dile getiren Sezer, “Alt kısımdan Tunca’nın aşağısına, Kasımpaşa Camii’ne kadar olan alanın yeniden açığa çıkarılıp düzenlenmesiyle birlikte, Meriç Nehri’nden sonra Tunca’da da ciddi bir görsellik ve güzellik ortaya çıkacak. Bu süreci bir strateji ve planlama çerçevesinde yürütüyoruz. Şu anda belki bir Lego gibi her şey dağılmış durumda ama Evliya Kasımpaşa Camii, Tunca Nehri’ndeki kazı ve temizlik çalışmaları, nehrin düzenlenmesine yönelik faaliyetlerin tamamı birbirini tamamlayan parçalar. Hepsi bittiğinde muhteşem bir yapının puzzle parçaları bir araya gelmiş olacak” diye konuştu.

“EDİRNE 3-4 YIL SONRA EN FAZLA TURİST ALAN İL OLACAK”
Edirne’nin en çok turist alan il olacağını vurgulayan Sezer, “Şunu iddia ediyorum; belki biz burada olmayacağız ama lütfen bu söylediklerimizi not edin. Çok değil, 3-4 yıl sonra Edirne, turizm açısından Türkiye’nin en fazla turist ve ziyaretçi alan ili olacak. Bunu çok net söylüyorum. Çünkü burası kendi sınırları belli olan, açık hava tarih müzesi niteliğinde bir şehir. Bu kadar dar bir alan içerisinde bu kadar çok tarihi yapının bulunduğu başka bir il yok. Bir ilde sadece tek bir tarihi yapının bulunması bile o ile değer katar. Edirne’de ise binlerce tarihi yapı var ve bunun farkında olmamız gerekiyor. Bu mirası hem kendimiz yaşamalı hem de gelecek nesillere, evlatlarımıza restore edilmiş ve fonksiyon kazandırılmış şekilde bırakmalıyız” diye ifade etti.

“SOKAK SAĞLIKLAŞTIRMA PROJESİ KALEİÇİ’NE DE GİRECEK”
Sokak Sağlıklaştırma Projesinin Kaleiçi’ne de gireceğini aktaran Vali Yunus Sezer Saraçlar Caddesi bizim açımızdan bir vitrin. Hemen üst tarafındaki han, rahmetli ustanın ruh kattığı bir mekandı; Allah rahmet eylesin. Orası tamamlandı ve şu anda muazzam bir yer haline geldi. Selimiye Camii bahçesi içerisindeki projeler kuruldan geçti ve onaylandı. Bununla ilgili çalışmalara başlayacağız. Arka tarafta Çilingirler Çarşısı olarak bilinen, Rüstempaşa Hanı’nı tamamlayan alandaki çalışmalar da bitme noktasına geldi. Balık Pazarı çalışmaları da hızlı şekilde devam ediyor. Aslında projeye sadece bu alan için girmiştik ama süreç oldukça genişledi. İnşallah bundan sonra Orhaniye Caddesi ve Osmaniye Caddesi üzerinden Kaleiçi’ne doğru, belediye altyapıyı tamamladığında hem restorasyon hem sokak sağlıklaştırma çalışmalarına devam edeceğiz” şeklinde ifade etti.
Edirne Valisi Yunus Sezer Sanayi Kışlası, Gazi Mihal Hamamı, Tarihi Konaklar İhyası, Manyas Karakolu, Peykler Medresesi, Eski Tekel Binaları ve ilçe ve merkezdeki camilerin restorasyon çalışmaları hakkında bilgiler verdi.

“10 MİLYON METREKÜP SUYU BARAJA BASTIK”
Barajlardaki su kontrolü ve kuraklığa karşı atılan adımlar dan bahseden Sezer, “Çakmak Sulama Barajı’nın bitmesiyle birlikte rota değişikliğine gitti. Hamzadere Sulama Birliği’ni Edirne Sulama Birliği olarak teklif ettik. Bundan sonra Meriç Nehri’ndeki su yönetimini, havza yönetimini Edirne Sulama Birliği üzerinden yapacağız. Bunun merkezini de Uzunköprü’ye taşıdık. Şöyle düşünün: Bu sene çok ciddi susuzluk sıkıntısı yaşadığımız için, bize ders olsun diye bunu yaptık. TEİAŞ modeli gibi düşünün. Ana hattı Edirne Sulama Birliği getirecek, bütün su kaynağı buradan yönetilecek. Alt hatlarda ise TEDAŞ modeli gibi, kooperatifler yer alacak. Böyle bir yapılanmaya gittik. Çakmak Barajı’nda su basma meselesi tabii ki bir maliyet gerektiriyor. Bugün itibarıyla 10 milyon metreküp suyu baraja bastık. Geçen hafta başlamıştık. Günlük 800 bin metreküp kapasiteyle su basılacak, ancak şu anda 500 bin metreküp civarında gidiyoruz. Şu ana kadar 10 milyon metreküp suyu Çakmak Barajı’nda depoladık. Barajın kapasitesi 75 milyon metreküp” dedi.

“EDİRNE’DE SERACILIK 100 DÖNÜME ULAŞTI, HER SENE 50’ŞER DÖNÜM ARTIRACAĞIZ”
Pazarlara ürünlerin seralardan gittiğini hatırlatan Vali Sezer “Geçen hafta geldim, seraları gezdim. Karaağaç bölgesinde 100 dönüm kapalı sera alanı bulduk. Diyeceksiniz ki bu çok mu? 100 dönüm. Bazı illerde sadece 1 tane sera var. Mesela Çorlu’da bir sera gezdim100 dönüm. Biz şu anda bununla bile Edirne’nin sebze ihtiyacını karşılamış durumdayız. Bütün pazarlara ürün Edirne’den gidiyor. Bunu da inşallah devam ettireceğiz. Her sene 50’şer dönüm kapalı alan olacak şekilde artıracağız” diye kaydetti.

“HIZLI TREN’DE EDİRNE ETABI YÜZDE 98 TAMAM”
Hızlı Tren sürecini anlatan Sezer, “72 adet yetkili sulama sistemi yaptık. Bin dönüm ve üzeri alanları sulayabilen sistemler bunlar. Az bir rakam değil. Millet Bahçesi çok güzel oldu. Söğütlük Millet Bahçesi gerçekten muhteşem bir yer oldu. Aynı zamanda merkezdeki gar binamız da yıkıldı. Yerine, Mimar Kemalettin’in Karaağaç’taki eserlerinden esinlenerek hem modern hem tarihi izler taşıyan çok şık bir proje hazırlandı. İnşallah Edirne’ye çok yakışacak bir gar binası olacak. Hızlı trenle ilgili olarak, Edirne etabı yüzde 98 oranında tamamlandı. Şu anda test çalışmaları yapılıyor. Geçen hafta da yerinde görme imkanım oldu. Hızlı trende Edirne’de sona geldik diyebiliriz. Pazarkule bağlantısı devam ediyor” diye ifade etti
“TUNCA KANOCULUKLA TANIŞACAK”
Tunca Nehri’nde yapılacak çalışmayla kano sporunun da burada uygulanacağını dile getiren Vali Sezer, “Burada kanoculuğun da yayılmasını çok isteriz. Buna daha fazla talep olacağını düşünüyoruz. Kamuoyunda da ilgi artacaktır. Kanada’daki uygulamaları da düşünüyoruz. Ömrüm yeterse Tunca’yı da biraz yükselteceğiz. Meriç’teki gibi yapmayacağız ama orada daha teknik bir çalışma yürütüyoruz. Orada nehrin önünde 1 – 2 metrelik bir yükseltme planlıyoruz. Yaz aylarında hem kirli görünmemesi hem de alanın aktif kullanılması için, nehrin her iki tarafında suyu biraz yükselterek kano yapılabilecek, daha ağır akışlı, daha butik ve daha güzel bir alan oluşturmak istiyoruz. Suyu bırakıp “kurudu” denmesini istemiyoruz. Bu işi çözeceğiz. Hatta bir çalışma daha yaptırıyoruz. Bizim tahliye kanalı var, oraya da belli bir su bırakıp seviyeyi yükseltmek istiyoruz. Yani hedefimiz 3 nehir oluşturmak. Burada tek mesele maliyet konusu. Eğer maliyet Meriç Nehri’ndeki gibi olursa, IMF’ten borç almamız gerekir. Bunu aşacak bir yöntem geliştireceğiz. Taşkın desteği gibi bir sistem değil, açılıp kapanabilen bir sistem yaptırıyoruz. 1 metre yükseklik yapsak bile geriye doğru suyu gönderdiği için seviye 2 metreyi geçiyor. Bu da bizim için yeterli oluyor. Orayı da çalıştırdık. İnşallah yapacağız” dedi.
“MECLİSİN PİLAVI ARTIK İPSALA PİRİNCİ İLE YAPILACAK”
İpsala pirincin öne çıkarmak için Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin pilavı ile adım attıklarını söyleyen Vali Sezer, “İpsala’nın coğrafi işaretini aldık. İpsala pirincini artık Meclis’e vermeye başladık arkadaşlar. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde artık İpsala pirinci, inşallah pilavlarda kullanılacak. Bütün milletvekillerimize de güzel bir notla birlikte İpsala pirinci hediye hazırlıyoruz. Bez poşetler içerisinde, isimlerle birlikte İpsala pirincini göndereceğiz. İpsala pirincinin bilinirliği ve hak ettiği yer inşallah alınmaya başlandı. Ancak henüz istediğimiz aşamanın yüzde 5’inde bile değiliz. Sebebi şu: İpsala pirinci markasıyla raflara pirinç girene kadar bu işi başarılı saymayız. İpsala pirinciyle marketlere gittiğinizde bütün raflarda bu ürünü göreceksiniz. Nasıl başka illerin isimleri geçiyorsa, Türkiye’de pirincin yüzde 50’sini üreteceksiniz ama İpsala–Edirne markasıyla bir pirinciniz olmayacak. Bu, Edirne’ye yapılmış bir haksızlıktır. Dolayısıyla üreticilerimizi de bu yönde yönlendiriyoruz. Şu anda Tarım Kredi’nin İpsala’da fabrikası yapılıyor. Yayla ve diğer firmalar için de şu şartı koyuyoruz: İpsala markasıyla, Edirne markasıyla basım yapılacak. Fabrika isimlerini özellikle saymıyorum ama buraya yatırım yapan herkesin bu isimleri kullanmasını istiyoruz. Artık İpsala ve Edirne pirinç markalarının adının kullanılmasını istiyoruz” diye ifade etti.
Toplantı, Edirne Valisi Yunus Sezer basın mensupları ile hatıra fotoğrafı çektirmesiyle sona erdi.
Haber: Erkan Ekşi
GÜNCEL
18 Temmuz 2026GÜNCEL
18 Temmuz 2026GÜNCEL
18 Temmuz 2026GÜNCEL
18 Temmuz 2026GÜNCEL
18 Temmuz 2026GÜNCEL
18 Temmuz 2026MARMARA BÖLGESİ
18 Temmuz 2026