“Cumhurbaşkanı 83 milyonu kucaklamalı”

11.07.2021 16:58

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, son günlerde Cumhurbaşkanlığı adaylığı tartışmaları olduğuna işaret ederek, “Öyle bir Cumhurbaşkanı olmalı ki 83 milyonu kucaklamalı. Cumhurun başkanı olmalı, yani tarafsız olmalı, yani bir partinin genel başkanı değil, bütün vatandaşları kucaklamalı” dedi.

“Cumhurbaşkanı 83 milyonu kucaklamalı”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, son günlerde Cumhurbaşkanlığı adaylığı tartışmaları olduğuna işaret ederek, “Öyle bir Cumhurbaşkanı olmalı ki 83 milyonu kucaklamalı. Cumhurun başkanı olmalı, yani tarafsız olmalı, yani bir partinin genel başkanı değil, bütün vatandaşları kucaklamalı” dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bir dizi açılış, toplantı ve Kırkpınar Yağlı Güreşlerini izlemek üzere Edirne’ye geldi.

“HER MUHTARLIĞIN AYRI BÜTÇESİ OLMALI”

Kentte bir otelde düzenlenen Muhtarlar Buluşması programına katılan CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, her muhtarlığın ayrı bir bütçesi olması gerektiğini değinerek, “Diyeceksiniz ki, ‘Ya Kılıçdaroğlu sen de amma söyledin.’ Muhtarlığın da bütçesi olur. Sizin bulunduğunuz mahallede vatandaş emlak vergisi ödemiyor mu? Ödüyor. Peki o mahallede o verginin yüzde 1’i muhtarlık bütçesi ayrılsa olmaz mı? Olur. Ama bunun olduğu takdirde denetlenmesi gerekir. Kaynak var ve adil bölüşeceğiz” dedi.

“MUHTAR İKİNCİ SINIF VATANDAŞ MI?”

Kılıçdaroğlu, muhtarlara bir kişinin tahsis edilmesi gerektiğini belirterek, “Önce Sayın Bahçeli, sonra Erdoğan, ‘Sen muhtarlara özel kalem müdürü mü tahsis edeceksin?’ dedi. Evet edeceğim. Bürokratik işlerini yapsın. 10 milyon işsiz var. Siz dükkanı kapadınız mı orada kimse yok. Oranın açık olması lazım. Bir de size aylık değil ödenek veriyorlar. İzne ayrıldınız mı ödenek kesiliyor. Milletvekiline, belediye başkanına maaş veriyorlar. İzne ayrıldığı zaman kesilmiyor. Peki aynı yerden, sandıktan seçilen muhtara niye maaş değil de ödenek veriyorlar? Muhtar ikinci sınıf vatandaş mı? Bu çifte standart nedir? Millet ittifakında bunu da kaldıracağız” dedi.

“ALINAN KARARLARDA SÖZ SAHİBİ OLMALI”        

Muhtarların, belediye meclisinde mahalleleri ve köyleri ilgili alınan kararlarda söz sahibi olması gerektiğine işaret eden Kılıçdaroğlu, “İster büyükşehirde, ister mahallede, ister köyde muhtarlık yapın. Belediye meclisi karar alıyor mahallenizle ilgili ama sizin haberiniz olmuyor. Niye haberiniz olmuyor? Karar alınıyorsa, sen bu mahallenin muhtarıysan bilmen lazım, yanlış mıdır, doğru mudur sormaları lazım, orada oy kullanmam, söz sahibi olmam lazım. Muhtarı kim seçti? Mahalle sakinleri. Böyle bir karar alınacaksa, yasal olarak yani kanuni olarak muhtarın kendi mahallesiyle ilgili karar görülecekse muhtar o toplantıya katılacak söz ve karar sahibi olacak. Alınan karar çok ‘güzel’ diyecek veya karar ‘yanlış katılmıyoruz’ diyecek. Bu şu anlama geliyor, muhtar seçildiği mahallenin bütün ayrıntılarına ve sorunlarına sahip olan en önemli kişidir. Eğer mahalle ilgili bir karar alınıyorsa muhtarın görüşünün alınması zorunludur. Bu aynı zamanda güçlü bir demokrasi kültürüdür” dedi.

“BİRLEŞİK OY PUSULASI OLMALI”

Hazırladıkları muhtarlık kanun teklifin değinen Kılıçdaroğlu, “Birleşik oy pusulası olması muhtarlık kurumuna ciddiyet kazandırmak demektir” diyerek, “Sadece bir kanun teklifinin mi olması lazım? Hayır. Yetkilerinizin de olması lazım. Seçimle geliyorsunuz evet. Bize bir teklif yapıldı. Belediye başkanları seçimi ile muhtarlık seçimi ayrı ayrı olsun denildi, kabul etmedik. O da yerel yöneticiyse muhtar da yerel yönetici. Bu yeterli mi? Hayır. Sizin için de fotoğraflı, birleşik oy pusulanızın olması lazım. Niye birleşik oy pusulası yok? Muhtarlar için küçük oy verme kağıtları var. Beğenmediğiniz muhtarın kağıdını alıp çıkıyorsunuz, yeni gelecek kişi için kağıt yok. Belediye başkanları, milletvekilleri herkes için var, ama muhtarlar için yok. Sizin için de olmalı. Gelecek diğerleri gibi oy pusulasını atacak. Bu zor değil mi? Çok kolay. Birleşik oy pusulası olması muhtarlık kurumuna ciddiyet kazandırmak demektir” dedi.

“CUMHURBAŞKANI 83 MİLYONU KUCAKLAMALI”

Son günlerde Cumhurbaşkanlığı adaylığı tartışmaları olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, “Ali mi olsun, Veli mi olsun, anketler geziyor. Önce ülkesini seven her vatandaşın elini vicdanına koyup şunu düşünmesi lazım, bu memlekete nasıl bir cumhurbaşkanı olmalı? Asıl sorumuz bu olmalı. Öyle bir Cumhurbaşkanı olmalı ki 83 milyonu kucaklamalı. Sen doğuda, batıda yaşadın hayır efendim, bu memlekette yaşıyorsan, bayrağınla, vatanınla hiçbir problemin yoksa 83 milyonu kucaklamalı. Cumhurun başkanı olmalı, yani tarafsız olmalı, yani bir partinin genel başkanı değil, bütün vatandaşları kucaklamalı” dedi.

“VESAYET KALDIRILMALI”

Yargı ve meclis üzerinden üzerindeki sivil vesayetin kaldırması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, “Darbe hukukunun üzerindeki kalıntılarını temizleme sözü vermeli. Eğer bunlar olmazsa Türkiye demokrasisinde ciddi yaralar var ve bunlar kapanmaz. Şu örneği vereyim. Japonya’da, Kanada’da var. Bizde niye demokrasi işlemiyor? Biz birinci sınıf demokrasiyi hak ediyoruz, üçüncü sınıf mı? Cumhurbaşkanlığının birinci sınıf demokrasiyi hedeflemesi lazım, bunun mücadelesini yapması lazım. Parlamentonun üzerindeki vesayeti sonlandırması lazım. Milletvekili seçiyorsunuz. Allah aşkına gerçekten milletvekili mi seçiyorsunuz? Liste geliyor, altına mühür basıyorsunuz. Gerçek demokrasilerde milletin vekilini millet seçer. Siz liste seçiyorsunuz milletvekili seçmiyorsunuz. O zaman meclisteki yansımaları böyle olur. Seçilen vekil vesayetin altında kalıyor. Parlamento, Mustafa Kemal Atatürk’e Başkomutanlık yetkisini üç ay süreyle veriyor. O güçlü parlamento, yeni bir devleti inşa eden parlamento. Şimdi bu parlamento 19 Mayıs hareketlerinin yapıldığı yere döndü. Yukarıdan talimat geldi buna evet oyu verilecek. Bir bakıyorsunuz okunuyor AK Parti’nin ve MHP’nin bütün milletvekilleri hep beraber el kaldırıyorlar. ‘El indirin’ hep beraber el indiriyorlar. Peki el kaldırdıkları maddenin ne olduğunu biliyorlar mı? Hiç bilmiyorlar. Bilmelerine gerek yok çünkü yukarıdan talimat geldi. Böyle bir meclis olur mu? Hani bu mecliste kanunlar tartışılacaktı?” dedi.

“KİM BU 10 BİN DOLALAR ALAN SİYASETÇİ”

Kılıçdaroğlu, ahlaklı, düzgün insanların Meclis’e gelmesi gerektiğini belirterek, “Cumhuriyet tarihinde şöyle bir tablo ile karşılaştınız mı? İçişleri Bakanı çıkıp diyecek ki, ‘efendim bir siyasetçiye her ay 10 bin dolar veriliyordu’. Kim bu siyasetçi? Bunu söyleyen kim? Bu devletin İçişleri Bakanı. Emniyet istihbaratı, jandarma istihbarat ona bağlı ve bir siyasetçinin her ay 10 bin dolar para alıyor yani rüşvet alıyor Türkçesi. Saray’dan cevap var mı? Tık yok. Meclis’te tık yok. E kim bunu bilecek? İçişleri Bakanı, ondan da tık yok. Kim bu adam? Siyasetçi, ahlaksız bir siyasetçi, her ay 10 bin dolar rüşvet alan bir siyasetçi ya bunların Meclis’te yeri var mı? Siyasi ahlak kanunu çıkması lazım. Ahlaklı, düzgün insanların Meclis’e gelmesi lazım ki milletin hakkını ve hukukunu savunabilsin. Bunlar olmadığı taktirde yürümez” dedi.

ÜRETİCİ KADINLARLA BİR ARAYA GELDİ

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Muhtarlarla Buluşma programının ardından Cumartesi Pazarı’na geçerek Edirne Belediyesi Üretici Kadınlar, Kadın Emek Pazarı, Mor Ev Kadın Atölyesi’nin çalışmaları hakkında Belediye Başkanı Recep Gürkan’dan bilgi aldı. Pazarda tezgah açan üreteci kadınlarla da sohbet eden Kılıçdaroğlu, ardından Belediyenin Yerli Tohum Bankası tarafından yetiştirilen fideleri vatandaşlara dağıttı.

770x60 Reklam Alanı

İlgili Haberler