DOLAR 45,9807 0.02%
EURO 53,5144 0.29%
ALTIN 6.616,850,96
BIST 13.965,65-1,65%
BITCOIN 2952435-4.36136%
Edirne
22°

PARÇALI AZ BULUTLU

SABAHA KALAN SÜRE

Edirne Eğitim-İş’ten öğretmen cinayetine tepki

Edirne Eğitim-İş’ten öğretmen cinayetine tepki

Eğitim-İş Edirne Şubesi, Çekmeköy Taşdelen’de bulunan Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde öğretmen Fatma Nur Çelik’in hayatını kaybettiği saldırıya tepki göstermek amacıyla Saraçlar Caddesi’nde eylem düzenledi.

ABONE OL
3 Mart 2026 18:36
Edirne Eğitim-İş’ten öğretmen cinayetine tepki
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Eğitim-İş Edirne Şubesi, Çekmeköy Taşdelen’de bulunan Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde öğretmen Fatma Nur Çelik’in hayatını kaybettiği saldırıya tepki göstermek amacıyla Saraçlar Caddesi’nde eylem düzenledi. Eyleme Edirne Belediye Başkan Yardımcısı Cenk Ergüden, CHP Merkez İlçe Başkanı Volkan Akgüngör, Eğitim-İş yönetimi ve üyeleri, sendika temsilcileri ile siyasi parti temsilcileri katıldı. Basın açıklamasının ardından katılımcılar sloganlarla Atatürk Anıtı’na yürüdü, saygı duruşunun ardından kalem bıraktı.

“EĞİTİM YUVASINDA BİR MESLEKTAŞIMIZI KAYBETTİK”

Kaybedilen öğretmenin ardından vicdanların sızladığını belirten Eğitim-İş Edirne Şube Başkanı Nedim Zobar, ” Bu ülkede bir okulda yine bir öğretmen öldürüldü! Artık yeter! İstanbul’un Çekmeköy ilçesinde, Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde öğretmenimiz Fatma Nur Çelik okulda katledildi. Okulda! Eğitim yuvasında! Çocuklarımızın ve öğretmenlerimizin en güvende olması gereken yerde! 44 yaşında bir meslektaşımızı kaybettik. Yaralılarımız var. Vicdanımız sızlıyor, aklımız kabul etmiyor” diye ifade etti.

“BU OLAN MÜNFERİT OLAY DEĞİL, YILLARDIR İTİBARSIZLAŞTIRILAN ÖĞRETMENLERİN, GÜVENLİK SİZ OKULLARIN SONUCUDUR”

Olayın münferit olmadığını vurgulayan Zobar, “Uzun süredir okula gelmeyen bir öğrencinin, elini kolunu sallayarak bıçakla okula girebilmesi; iki öğretmeni ve bir öğrenciyi hedef alabilmesi; bir öğretmenimizin hayatını kaybetmesi. Bu tablo bir “münferit olay” değildir! Bu tablo, yıllardır görmezden gelinen uyarıların, itibarsızlaştırılan öğretmenlerin, güvenliksiz bırakılan okulların sonucudur. Öğrenciyle ilgili rehberlik görüşmeleri yapılmış, tutanaklar tutulmuş, uyarılar yapılmış, hatta çocuk psikiyatrisi tedavi süreci olduğu bilinmektedir. Buna rağmen gerekli önlemler alınmamıştır. Bu açık bir ihmal zinciridir. Bu sorumluluk öğretmenin, okul idaresinin üzerine yıkılamaz” şeklinde belirtti.

“DAHA KAÇ ÖĞRETMEN CAN VERMESİ GEREKİYOR?”

Milli Eğitim Bakanına çağrıda bulunan Başkan Zobar, “Buradan açıkça söylüyoruz: Bir kamu çalışanı görev yaptığı yerde devlet tarafından korunamıyorsa orada kamu otoritesinden söz edilemez. Buradan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e soruyoruz: Daha kaç öğretmenimizin can vermesi gerekiyor. Okullardaki güvenlik açığının bedelini canımızla mı ödeyeceğiz? Öğretmenler her gün ölüm korkusuyla mı derse girecek?” dedi.

“ÖĞRETMENLERİ SUSTURMAYA ÇALIŞAN BU ZİHNİYET OKULLARI GÜVENLİK SİZ BIRAKTI”

Öğretmenlik mesleğinin değersizleştirildiğini savunan Zobar, “Dünyada “Başöğretmen” unvanını taşıyan tek lider olan Mustafa Kemal Atatürk’ün şu sözü bugün kulaklarımızda çınlamaktadır: “Bir toplumun uygarlık düzeyi, öğretmene verdiği değerle ölçülür.” Bugün öğretmene değer verilmeyen bir sistemin sonucu ile karşı karşıyayız. Eğitimi kamusal bir hak olmaktan çıkarıp piyasalaştıran, okulları siyasal ve ideolojik yuvalanma alanına çeviren, liyakatsiz yöneticilerle dolduran anlayış; bugün bu olayların sorumluluğundan kaçamaz. Öğretmenleri baskı altına alan, güvencesizleştiren, susturmaya çalışan zihniyet; bugün okulları güvenliksiz bırakmıştır. Alışveriş merkezlerine kesici-delici aletle girilemezken, okullara rahatlıkla girilebiliyor! Bu bir tesadüf değil; bu bir yönetim zaafıdır” diye konuştu.

“EĞİTİMDE ŞİDDET YASASI DERHAL ÇIKARILMALI”

Sendika olarak taleplerini sıralaman Zobar, “Biz diyoruz ki: Okullarda şiddetin arkasındaki nedenler bilimsel olarak ortaya konulmalıdır. Eğitimde Şiddet Yasası derhal çıkarılmalıdır. Tüm eğitim kurumlarında etkin güvenlik önlemleri alınmalıdır. Eğitimcilerin, sendikaların ve alan uzmanlarının katıldığı somut bir eylem planı hazırlanmalıdır. Failler caydırıcı şekilde cezalandırılmalıdır. Şiddeti meşrulaştıran medya içerikleri denetlenmeli, toplumsal şiddetle mücadele kamusal bir politika haline getirilmelidir. Bilim dışı, çağdışı müfredat yerine; barışı, birlikte yaşamı, eleştirel düşünceyi öğreten programlar hazırlanmalıdır” diye kaydetti.

“OKULLARIN VURULDUĞU ÇOCUKLARIN ÖLDÜĞÜ BİR YERDE GEREKÇELER MEŞRU DEĞİLDİR”

Yaşanan şiddetin sadece ülkede değil Ortadoğu’da da yaşandığını söyleyen Zobar, “Bugün şiddet yalnızca okullarda değil; dünyanın dört bir yanında hayatı kuşatmış durumdadır. Ortadoğu bir kez daha emperyalizmin kanlı saldırganlığının, işgalci politikalarının ve güç zorbalığının hedefi haline getirilmiştir. Katil ABD’nin, haydut İsrail’in saldırıları sivilleri, yaşam alanlarını ve çocukları hedef alırken; İran yönetiminin halktan kopuk ve baskıcı anlayışı da bu yıkımın zeminini büyütmektedir. Okulların vurulduğu, çocukların öldüğü bir yerde hiçbir gerekçe meşru değildir. Bu açık bir insanlık suçudur. Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta barış, dünyada barış” ilkesi bugün her zamankinden daha hayati bir yol göstericidir. Vatan savunması dışında savaş politikalarının insanlığa yıkım getirdiği tarih boyunca defalarca görülmüştür. Savaşlarda kazanan silah lobileri ve güç odakları olur; kaybeden ise insanlıktır” dedi.

“BİZ CAN KORKUSUYLA ÇALIŞMAK İSTEMİYORUZ”

Eğitim emekçilerinin taleplerini yineleyen Zobar, “Eğitim-İş olarak altını çiziyoruz: Çocuklar bombaların gölgesinde değil; barış içinde, güvenli okullarda eğitim görmelidir. Öğretmenler ölüm korkusuyla değil, onurla ve güven içinde ders anlatmalıdır. Bu ülkede öğretmenler canından endişe ederek okula gitmek istemiyor! Biz can korkusuyla çalışmak istemiyoruz! Can güvenliğimizin olmadığı bir eğitim sistemini kabul etmiyoruz” şeklinde vurguladı.

“ÖĞRENCİ VE EĞİTİMCİLERİN CAN GÜVENLİĞİ SAĞLANANA KADAR SUSMAYACAĞIZ”

Eğitim emekçilerinin can güvenliğinin sağlanması gerektiğinin altını çizen Başkan Nedim Zobar, “Eğitim yuvaları; iktidarın, gerici yapıların, sermayenin ve şiddetin değil; bilimin, laikliğin ve özgürlüğün mekanı olmalıdır. Kaybettiğimiz meslektaşımıza rahmet, ailesine ve öğrencilerine sabır diliyoruz. Yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz. Ve buradan bir kez daha ilan ediyoruz: Öğrencilerimizin ve eğitim emekçilerinin can güvenliği sağlanıncaya kadar susmayacağız, mücadele edeceğiz. Çünkü insanlığın ortak geleceği savaşta değil, barıştadır. Çünkü bir ülkenin geleceği, öğretmenine verdiği değerle ölçülür” şeklinde konuşmasını sonlandırdı.

Basın açıklaması sonrası eyleme katılanlar sloganlarla Atatürk Anıtı’na yürüdü. Burada saygı duruşunda bulunulmasının ardından anıta kalem bırakılarak eylem sona erdi.

Haber: Erkan Ekşi

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP