Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Edirne Şubesi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle dernek binasında program düzenlendi. Program saygı duruşu ve İstiklal Marşı okunmasıyla başladı. Programda konuşan ADD Edirne Şube Başkanı Celil Özcan, Cumhuriyet devrimlerinin kadınlara sağladığı haklara dikkat çekerek “Cumhuriyet devrimi aynı zamanda bir kadın devrimidir” dedi. ADD Edirne Şube Başkan Yardımcısı Gökay Bilgin ise kadınların ulusal bağımsızlık mücadelesindeki rolüne vurgu yaparak, kadın hakları konusunda toplumsal farkındalığın artırılması gerektiğini ifade etti.

ADD Edirne Şube Başkanı Celil Özcan
“CUMHURİYET DEVRİMİ AYNI ZAMANDA KADIN DEVRİMİDİR”
ADD Edirne Şube Başkanı Celil Özcan, “Cumhuriyet devrimi, Atatürk devrimi, Türk devrimi aynı zamanda kadın devrimidir. Niye kadın devrimi? Çünkü baktığımızda özellikle cumhuriyetten önce en fazla ezilen hatta nüfus sayımında sayılmayan bir de Osmanlı Devleti’nde kadınlardı. Sadece kadınlar değil tabii ki. Baktığımızda Türkler de askere gider, aşar vergisini verir, köylerde üretimdedir ama eğitimden uzaktır. Ticaretten uzaktır, okuma yazmadan uzaktır. Erkek askere gider. Eğer kurtulabilirse gelir Ermeni’nin, Yahudi’nin, Rum’un dükkanında beki Bekçi olabilir, belki hamal olabilir. Belki orada koruma olabilir. Şeklinde kadın, kadının zaten kocası askere gitmiş. Çocuklarla kalmış, yaşlılarla kalmış. Bir şeyler yapmaya alacak da ne yapacak? Eğitimden uzak. Yapma şans yok ve son zamanlarda yapılan nüfus sayımında nüfustan da sayılmayan bir durumdayken bakıyorsunuz Atatürk Medeni Kanun’la başlayarak seçme seçilme haklarına geldiğinde en batıdaki, en tepedeki kimse kadın da o seviyeye çıkmış olacak. Yani kanun karşısında baktığınızda bakan, başbakan neyse kadınla kanun karşısında eşit eşit o hakka sahip ve eşit haklara sahip. O yüzden en fazla hak kazanan kadınlar olduğu için Cumhuriyet devrimi aynı zamanda kadın devrimidir. O yüzden bu kadın devriminizi kutlu olsun” şeklinde ifade etti.
“TÜRK KADINI ULUSAL BAĞIMSIZLIK İÇİN CEPHEDE EN AZ ERKEKLER KADAR KAN DÖKMÜŞ, CAN VERMİŞTİR”
ADD Edirne Şubesi Başkan Yardımcısı Gökay Bilgin, “Türkiye Cumhuriyeti, tarihin ilk ve tek antiemperyalist ulusal bağımsızlık savaşı zaferi ile vücut bulmuş bir devrim, en çok da bir “Kadın Devrimi”dır. Osmanlı’nın nüfustan saymadığı, boşanma ve çocukları üzerinde velayet hakkı bile tanımadığı, topum yaşamında yok saydığı Türk Kadını, ulusal bağımsızlık savaşı süresince, cephede ve cephe gerisinde en az erkekleri kadar fedakarca gayret göstermiş, kucağında bebesiyle vatanın bağımsızlığı ve milletin özgürlüğü için kan dökmüş, can vermiş. Cumhuriyete giden kutlu yolun her adımına güç katmış, bu nedenle sonuna kadar hak ettiği haklarını birçok dünya ülkesi kadınından ön yıllar önce kazanmıştır. Değişmez önderimiz büyük Atatürk’ün “İnsan topluluğu kadın ve erkek denilen iki cins insandan oluşur. Mümkün müdür ki, bir kütlenin bir parçasını İlerletelim, diğerini ihmal edelim de kütlenin tamamı ilerleyebilsin? Mümkün müdür ki, bir toplumun yarısı zincirlere bağlı kaldıkça diğer kısmı göklere yükselebilsin?” sözleriyle ifade ettiği anlayış, Kemalist Devrim kadrolarının kadına bakışının özüdür. Atatürk Cumhuriyeti bu anlayışla, kadını daima insan olarak eşit görmüş, yaşamın her alanında yer alması için gerekli düzenlemeleri yapmış, 1926 yılında Türk Medeni Kanunu ile de resmen hayata geçirmiştir” diye konuştu.

ADD Edirne Şube Başkan Yardımcısı Gökay Bilgin
“1950’DEN SONRA TÜRK KADINI YASAL GÜVENCELERİNİ KAYBETMİŞTİR”
8 Mart’ın 1977 yılından itibaren tüm dünya genelinde kutlanmaya başladığını belirten Gökay Bilgin, “Dünya Kadınlar Günü’nün 8 Mart’ta kutlanmasının nedeni ise, 8 Mart 1857 tarihinde ABD’de 40 bin dokuma İşçisi kadının ücretlerinin ve çalışma koşullarının insan onuruna yakışır hale getirilmesi talebiyle başlattıkları greve yönelik polis saldırısında yaşamlarını yitiren 129 kadın işçinin anısını yaşatmak, bu vesile ile kadın haklarına yönelik toplumsal farkındalık yaratmaktır. Dünya Kadınlar Günü; 1911 yılından itibaren çeşitli ülkelerde fiilen kutlanmış, 1977 yılında Bileşmiş Milletlerin 8 Mart’ı, “Kadın Hakları İçin Birleşmiş Milletler Günü” ilan etmesiyle de dünya genelinde ve ülkemizde kutlanır olmuştur. Her ne kadar dünya kadınlarının ve kadınlarımızın böyle özel bir günleri var ise de gerçekte insan haklarından tam olarak yararlanabildiklerini söylemek mümkün değildir. Birkaç gelişmiş ülke dışında pek çok coğrafyada ve özellikle İslam aleminde maalesef hala kadının adı yoktur. Türk Kadını ise, 1950’den itibaren Atatürkçü bakıştan uzak iktidarlarca hep görmezden gelinmiş, sürekli gerilemiş, AKP iktidarı döneminde ise, birçok hak ve kazanımları yanında, başta İstanbul Sözleşmesi olmak üzere yasal güvencelerini de büyük ölçüde kaybetmiştir” dedi.
“KADINLARIN DAYANIŞMASI İNANÇ VE KARARLILIKLA YOLUNA DEVAM ETMEKTE”
Çarenin yeniden Atatürk Cumhuriyeti olduğunu söyleyen Bilgin, “Atatürk ilke ve devrimlerinden uzaklaşmanın, Cumhuriyetimizin kuruluş ayarlarını terk etmenin, devletimizin hamurundaki namus mayasını eksiltmenin, akıl ve bilim yolunu reddetmenin bedelini başta kadınlarımız, ulus olarak çok ağır ödedik, ödüyoruz. Bütün bu olumsuzluklara karşın ülkemizde de dünyada da çok güçlü ve örgütlü bir kadın dayanışması ve direnci vardır. Bu dayanışma ve direnç, cinsiyetçi ön yargıları ve eşitsizlikleri aşmak konusunda dünden bugüne inançla ve kararlılıkla yoluna devam etmektedir, edecektir. 8 Mart sadece bir anma ve kutlama günü olarak değil, kadınlarımızın ülkemizde ve dünyada bulundukları yeri sorgulama fırsatı olarak da değerlendirilmelidir. Atatürkçü Düşünce Derneği olarak, 2026 yılının milletçe kadına saygıyı içselleştirdiğimiz bir yıl olmasını diliyor, çarenin yeniden Atatürk Cumhuriyeti olduğunu yineliyor, kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyoruz” diye noktaladı.
Konuşmaların ardından Atatürk ve Kadın adlı slayt gösterimi, Dünya Kadınlar Günü ile ilgili özlü sözlerin okunması ve günün önemine ilişkin kısa film gösterimi ile program sona erdi.
Haber: Erkan Ekşi
GÜNCEL
04 Haziran 2026GÜNCEL
04 Haziran 2026GÜNCEL
04 Haziran 2026GÜNCEL
04 Haziran 2026GÜNCEL
04 Haziran 2026GÜNCEL
04 Haziran 2026MARMARA BÖLGESİ
04 Haziran 2026