DOLAR 47,1901 0.13%
EURO 54,0262 -0.07%
ALTIN 6.093,031,19
BIST 13.981,05-1,90%
BITCOIN 30283730.56028%
Edirne
30°

PARÇALI BULUTLU

SABAHA KALAN SÜRE

Ay, “Kırkpınar’ın kimliği Sarayiçi’yle bütündür”

Ay, “Kırkpınar’ın kimliği Sarayiçi’yle bütündür”

Edirne Yeni Sarayı'nın ihyası kapsamında Kırkpınar Sarayiçi Er Meydanı'nın yakın bir noktaya taşınmasına yönelik tartışmalar sürerken, Edirne Eski Belediye Başkanı Eczacı İbrahim Ay, Sarayiçi'nin tapusunun Atatürk tarafından Edirne Belediyesi' ne ve Edirne halkına verdiğini söyledi.

ABONE OL
18 Temmuz 2026 14:41
Ay, “Kırkpınar’ın kimliği Sarayiçi’yle bütündür”
User - Ay, “Kırkpınar’ın kimliği Sarayiçi’yle bütündür”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Edirne Yeni Sarayı’nın ihyası kapsamında Kırkpınar Sarayiçi Er Meydanı’nın yakın bir noktaya taşınmasına yönelik tartışmalar sürerken, Edirne Eski Belediye Başkanı Eczacı İbrahim Ay, Sarayiçi’nin tapusunun Atatürk tarafından Edirne Belediyesi’ ne ve Edirne halkına verdiğini söyledi. Sarayiçi’nin tarihi, hukuki ve kültürel kimliğiyle korunması gerektiğini savunan Ay, Kırkpınar’ın yer değiştirmesinin yalnızca bir organizasyonun değil, yüzlerce yıllık geleneğin ve UNESCO tarafından tescillenen kültürel mirasın zarar görmesi anlamına geleceğini söyledi.

“SARAYİÇİ ATATÜRK’ÜN EDİRNE HALKINA EMANETİDİR”

İbrahim Ay Sarayiçi’nin mülkiyetinin ve Kırkpınar’ın bu alandaki tarihsel geçmişinin tartışmaya açık olmadığını belirterek, “Atatürk Edirne’ye geldiği zaman Edirne Belediye Meclisi, Kırkpınar’ın yapıldığı Sarayiçi alanının tapusunu kendisine hediye etti. O tapu bende var. Atatürk de ‘Burası Edirne halkına aittir’ diyerek tapuyu belediyeye iade etti. İade belgesi de tapusu da mevcut. Sarayiçi, Edirne Belediyesi’nin malıdır. 1924 yılından bu yana Kırkpınar burada yapılıyor. Adalet Kasrı’nın ön tarafı sarayın has bahçesidir. Burası geçmişte de huzur güreşlerinin yapıldığı alandı. Burada mezarlık ya da şehitlik yoktur. Şehitlik nehrin öbür tarafındadır. Savaş sonrası ecdadımız burada esir tutulmuş, hayatını kaybedenler ise şehitliğe defnedilmiştir” dedi.

“KIRKPINAR’I EDİRNE’DEN ALMAK İSTİYORLAR”

Kırkpınar’ın yönetiminin Edirne Belediyesi’nin elinden alınmak istendiğini öne süren Ay, “Bugün gelinen noktada Kırkpınar’ın Edirne Belediyesi’nin elinden alınıp devlete verilmesi isteniyor. Devletin bugüne kadar Kırkpınar’a katkısı nedir? Yıllardır ortada böyle bir katkı göremedik. Kırkpınar’ın asıl sahibi Edirne’dir ve bu organizasyonun ruhu da buradadır” diye konuştu.

“TRİBÜNLERİ GÜREŞLER DEVAM EDERKEN YAPTIK”

Mevcut Er Meydanı’ndaki tribünlerin büyük emeklerle inşa edildiğini anlatan Ay, “Ben görevdeyken çevredeki esnafa 171 parsel oluşturdum, bunları biner liradan satarak elde edilen 171 bin lirayla tribünlerin yapımına başladım. Güreşleri durdurmadan bölümler halinde inşa ettik. Benden sonra gelen arkadaşlarımız da çalışmaları sürdürdü. Hizmette esas olan devamlılıktır ve bugünkü tesisler böyle ortaya çıktı” ifadelerini kullandı.

“KIRKPINAR BİR ORGANİZASYON DEĞİL, BİR MEDENİYETTİR”

Kırkpınar’ın yalnızca bir spor organizasyonu olmadığını vurgulayan İbrahim Ay, “Aynı yerde 1924’ten beri yapılan bu güreşler artık 102 yılı aşmış bir tarihtir. Kırkpınar’a sahip çıkmak sadece bir organizasyonu korumak değildir. Bu, bir karakteri, bir medeniyet anlayışını, bir terbiyeyi yaşatmaktır. Bazı emanetler kaybedildiğinde yerine yenisini koyamazsınız, satın da alamazsınız. Bu yanlışların değeri yıllar sonra anlaşılır ama o zaman da geri dönüşü olmaz” dedi.

“ÇOCUKLARIMIZA NASIL DEVRETTİĞİMİZİ ANLATMAK ZORUNDA KALIRIZ”

Gelecek nesillere bırakılacak mirasın korunması gerektiğini belirten İbrahim Ay, “Yarın çocuklarımız bize Kırkpınar’ı nasıl teslim aldığımızı değil, nasıl devrettiğimizi soracak. Bizim sahip olduğumuz değerler örf, adet, gelenek ve töredir. Bunları değiştirirseniz geçmişinizi inkar etmiş olursunuz” diye konuştu.

“YER DEĞİŞİRSE UNESCO SÜRECİ DE RİSKE GİRER”

UNESCO tescilinde Sarayiçi’nin önemli bir unsur olduğunu dile getiren Ay, “Kırkpınar, Sarayiçi’nde yapıldığı için UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’ne girdi. Şartnamede bu açıkça belirtiliyor. Kırkpınar Ağalığı ihalesinin bile Sarayiçi’nde yapılması bu kültürel bütünlüğün parçasıdır. Siz bu alanı değiştirirseniz UNESCO açısından da ciddi bir risk oluşturursunuz. Allah korusun, bunun sonuçları çok ağır olabilir” ifadelerini kullandı.

“ER MEYDANI STADYUM YA DA ARENA DEĞİLDİR”

Mevcut alanın modernize edilmesine karşı olmadığını ancak yer değişikliğine karşı çıktığını söyleyen Ay, “Tribünleri yenileyin, eksikleri giderin ama yeşil çayırı ve Er Meydanı’nı değiştirmeyin. Biz tribünleri yaparken en üst sıradaki seyircinin bile güreşi aynı açıyla izlemesi için hesap yaptırdık. Burası arena ya da stadyum değildir. Burası Er Meydanı’dır ve kimliği korunmalıdır” dedi.

“YENİ ALAN ESKİ GÖL YATAĞI”

Taşınması planlanan alanın da su baskını riski taşıdığını savunan İbrahim Ay, “Saraçhane Stadı’nın karşısındaki alan eski Osmanlı haritalarında göl olarak geçiyor. Eğer mevcut alanı su baskını gerekçesiyle değiştiriyorsanız bu büyük bir hata olur. Teknoloji var, drenaj yapılır, altyapı güçlendirilir. Bayezid Külliyesi’nde de aynı sorun vardı, drenajla çözüldü. Burada da aynı yöntem uygulanabilir” diye konuştu.

“GELENEKLER SADECE MEYDANLA SINIRLI DEĞİL”

Kırkpınar’ın temsilinde geleneklere de bağlı kalınması gerektiğini ifade eden Ay, “Tribün altındaki soyunma odalarının yenilenmesini destekliyorum, bunlar güzel işler. Ancak Kırkpınar Ağası’nın da geleneksel kıyafetiyle temsil görevini yerine getirmesi gerekir. Resmî ziyaretlerde herkes sivil kıyafetle olunca dışarıdan bakan biri Kırkpınar Ağası’nın kim olduğunu anlayamaz. Gelenekler sadece meydanla değil, temsil şekliyle de yaşatılır” dedi.

“BU TAŞINMA ÖRFÜ VE GELENEĞİ YOK ETMEKTİR”

Taşınma kararına kesin olarak karşı olduğunu belirten Ay, “Burayı yıkmak kolaydır, birkaç dozerle kısa sürede ortadan kaldırabilirsiniz. Ama yerine aynı ruhu koyamazsınız. Selimiye’yi yıkıp yeniden yapmak nasıl mümkün değilse Kırkpınar’ın ruhunu da başka yere taşıyamazsınız. Bir yılda yeni Er Meydanı’nın hazırlanacağını söylemek gerçekçi değildir. Çayırıyla, zeminiyle, altyapısıyla bu işin kısa sürede tamamlanması mümkün değil. Benim yaptığım tek şey, bu yanlış olduğunu düşündüğüm karara karşı fikrimi dile getirmektir.” ifadelerine noktaladı.

Haber: Erkan Ekşi

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP