DOLAR 46,0837 0.09%
EURO 53,6111 -0.05%
ALTIN 6.598,83-0,37
BIST 13.872,25-0,67%
BITCOIN 29177842.17935%
Edirne
24°

HAFİF YAĞMUR

SABAHA KALAN SÜRE

Selimiye’de kubbe tartışmalarına nokta

Selimiye’de kubbe tartışmalarına nokta

Vakıflar Genel Müdürü Sinan Aksu, 4 yıl süren Selimiye Camii restorasyonunda kamuoyunu meşgul eden kubbe süslemeleri tartışmalarına açıklık getirdi.

ABONE OL
10 Mart 2026 15:11
Selimiye’de kubbe tartışmalarına nokta
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Vakıflar Genel Müdürü Sinan Aksu, 4 yıl süren Selimiye Camii restorasyonunda kamuoyunu meşgul eden kubbe süslemeleri tartışmalarına açıklık getirdi. Mimar Sinan’ın “sade ve ince hat” üslubuna sadık kalmayı ilke edindiklerini belirten Aksu, akademik kurulların “Sinan dönemi özgün kalem işlerine dönülmesi” tavsiyesine rağmen, tartışmaların siyasi polemiğe dönüşmesi üzerine halkın göz alışkanlığını koruma kararı aldıklarını açıkladı.

Mimar Sinan’ın aslında yoğun süslemeden kaçınan ve ışığı odağa alan bir üslubu olduğunu savunan Aksu, bugün görülen süslemelerin 1752 depremi sonrası dökülen sıvaların yerine o günün ustalarınca yapılmış bir ‘yeniden yorumlama’ olduğunu da sözlerine ekledi.

“SELİMİYE’DE SİNAN’IN ÜSTÜNE SANAT İCRA EDEMEYİZ”

Mimar Sinan’ın tüm eserlerine birebir bağlı kaldıklarını, kendi yorumlarının asla katılmadığını dile getiren Aksu, “Selimiye gibi muhteşem bir esere kafamıza göre biz bir şey çizemeyiz. Veya Sinan’ın yaptığının üstünde bir sanat da icra edemeyiz. Yani biz Selimiye’nin bir yerini düzeltmek değil sadece yıpranan bir yeri varsa onu tahmin etmekle görevliyiz. Başka bir görevimiz yok bizim. Mimar Sinan, cami mimarisinde iç tezyinatında ışığı en iyi derecede kullanmaya çalışmış. Onun için süslemelerini sade yapmış. Yani böyle çok yoğun süslemelerden kaçınmış. Hatları çok ince yazmış. Yani öyle çok kalın harflerle hat onun üslubu değil” dedi.

Vakıflar Genel Müdürü Sinan Aksu

“SİNAN’IN ESERLERİNDE YARIM KUBBELERLE ANA KUBBE HEP AYNIDIR”

Mimar Sinan’ın eserlerinde yarım kubbelerle aynı kubbenin aynı kalemişi olduğunu, yarım kubbelerin ana kubbe den farklı olduğu eseri görülmediğini vurgulayan Aksu, “Mimar Sinan’ın yaptığı camiler orijinal haliyle günümüze gelmiş camileri böyle mukayeseli bir şekilde masanın üzerine serdiğimizde bakıyoruz ki yarım kubbelerle ana kubbedeki tezyinat hep aynı. Yarım kubbe farklı, ana kubbe farklı değil eserlerinde. Kesinlikle Sinan döneminde hangi sanat tarihçi araştırırsa zaten çok net bir şekilde ortaya çıkar. Sanat tarihçi olmaya da gerek yok. Sinan camilerini şöyle çıplak gözle baksanız yine görürsünüz” dedi.

“1752 DEPREMİNDEN SONRA O GÜNÜN USTALARI KUBBEDEKİ KALEMİŞİNİ YENİDEN YORUMLANMIŞ”

Edirne’de yaşanan deprem sonrası yapılan işçilikle bugünkü tezyinatın ortaya çıktığını belirten Aksu, “1752 yılında bir deprem olmuş Edirne’de. Edirne’deki depremde caminin kubbesi çökmese de sıvaları dökülmüş. Sıvaları döküldüğü için o günün ustaları da yeni bir üslup denemişler. Bugünkü kubbede gördüğünüz tezyinatı yapmışlar. Şimdi biz tabi bu tezyinatlar yine doğrusunu ifade edeyim vatandaşlarımıza halkımız doğrusunu bilsin. Caminin kündekari eserleri orijinal, caminin mermer işçiliği orijinal, caminin taşları orijinal. Caminin pek çok mihrabı orijinal, minberler orijinal, kürsüsü orijinal, her şey orijinal. Ama boyalar orijinal değil. Kalem işi dediğimiz bu eserlerin süslemelerin 40-50 yıl içerisinde, tabii yani o caminin içerisindeki işte şartlardan dolayı dökülmeler oluyor, bozulma oluyor, soyutlaşıyor. Netice itibariyle sürekli üzerinden kalem işleri tekrar yenilenmek zorunda kalıyor. Bu camide tabii 5-6 kere elden geçmiş. Her seferinde yeniden yapılmış bunlar. Bize gelinceye kadar da işte çok küçük bir kısmı kalmıştı bu desenin. Yani çok ufak bir kısmı kalmış” diye kaydetti.

“AKADEMİSYEN HOCALARIMIZ SİNAN’IN ÜSLUBU YAN KUBBELERDEKİ SÜSLEMELERDİR”

Restorasyon sürecinde akademisyenlerin farklı görüşler ortaya koyduğunu belirten Aksu, “Şimdi yine biz aynısını yapmak üzere yola çıktığımızda çok hatırı sayılır. Yine bu işin ilmini bilen, akademik çalışmış. Gerçekten bu konuda Türkiye’de en iyi ve bu konularda söz sahibi akademisyen hocalarımızdan bir grup dedi ki Sinan’ın üslubu değil bu. Sinan’ın gerçek süslemesi yan kubbelerdeki süslemedir. Bunu siz yeniden yapacaksınız zaten. Yeniden yapacağınız için lütfen bunu yarım kubbeleri yapın. Biz dedik ki, biz Vakıflar Genel Müdürlüğü olarak, yani memurlar olarak biz buna yetkili değiliz. Bu işte akademik kurullar buna karar verecek. Kültür varlıklarının ondan sonra ilgili kurulu buna karar verecek. Eğer bu kurullardan karar çıkarsa biz de gereğini yerine getiririz. Bizim dönemimiz, bizim isteğimiz şu. Sinan dönemi neyse o olsun. Yani biz yeni bir şey yapmak öyle bir onun derdinde değiliz” diye noktaladı.

“KUBBE TARTIŞMASI AKADEMİK MECRADAN ÇIKTI, SİYASİ TARTIŞMAYA DÖNÜŞTÜ, VATANDAŞIN GÖZ ALIŞKANLIĞINI BENİMSEYEN MOTİFİ YAPTIK”

Tartışmanın akademik çerçeveden çıkıp siyasi polemiğe dönüştüğünü söyleyen Aksu, “Efendim bu tartışma akademik bir tartışmadan olmaktan çıktı. Maalesef siyasi bir tartışmaya dönüştü. Halbuki bunun siyasetle ne alakası var? Cumhurbaşkanımızın bu konuda bir dahli yok. Herhangi bir siyasi partinin bu konuyla ilgili bir dahli yok. Bu tamamen akademik mecrada yapılması gereken tartışma olması gerekirken mecrasından çıktı. İşte farklı alanlara gitmeye başladı. Orada artık biz şunu söyledik. Dedik ki tamam. Yani artık bu tartışma camiye zarar verecek. Vakıfların yaptığı onlarca yüzlerce güzel restorasyona zarar verecek. Onun için tamam algı demek ki buymuş. Vatandaşımızın göz alışkanlığı bu motifi benimsiyormuş. Tamam aynısını yapıp devam edelim. Yani mevcut halini koruduk. Ama bu da yine muhteşem. Yani gerçekten çok güzel. Sonuç itibariyle burada hiçbir siyasi yön yokken buna siyasi bir zemin kazandıranlar, haksızlık ettiler” diye ifade etti.

Haber: Erkan Ekşi

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP