Reklam vermek isitermisiniz?

Balkan Türkleri hakındaki skandal ifadelere tepki yağıyor

19.09.2020 19:49

Haber Türk TV’deki Teke Tek isimli programda ORSAM Başkanı Prof. Dr. Ahmet Uysal tarafından kullanılan “Balkan göçmenlerinin Türk olmadığı, sonradan Türkleştiği” ifadesi Türkiye’deki Balkan göçmenleri camiasında tepkiye neden oldu.

Balkan Türkleri hakındaki skandal ifadelere tepki yağıyor

Haber Türk TV’deki Teke Tek isimli programda ORSAM Başkanı Prof. Dr. Ahmet Uysal tarafından kullanılan “Balkan göçmenlerinin Türk olmadığı, sonradan Türkleştiği” ifadesi Türkiye’deki Balkan göçmenleri camiasında tepkiye neden oldu. Uysal’ın sözlerini CHP Edirne Milletvekili Okan Gaytancıoğlu ve Balkan Türkleri Göçmen ve Mülteci Dernekleri Federasyonu Başkanı Kader Özlem de kınadı.

Konuyla ilgili bir açıklama yaparak, ‘Prof. Dr. Ahmet Uysal’ın Balkan Türkleri’ni Suriyelilerle mukayese etme gafletine düşmesi bununla da kalmayıp,  Balkan Türkleri Türk Değildir’ gibi akıl ve mantıktan yoksun bir ifade kullanması kabul edilir değildir.’ diyen, CHP Edirne Milletvekili Okan Gaytancıoğlu şunları sıraladı: “Öncelikle belirtmeliyim ki güzel ülkemizde, Prof. Ünvanı taşıyan birinin böylesine tarih ve sosyoloji bilgisinden uzak olmasını, bu kadar bilgisiz birinin Ortadoğu Stratejik Araştırmalar Merkezi’nde Başkan olmasını hiçbir mantıklı açıklama izah edemez. Türk adı geçtiğinde gururdan yüreği kabaran bir topluluğa, Türklüğü anlatmaya kalkmak son derece yanlıştır. Biz Türklüğü kanımızı akıtarak, Viyana kapılarına, Tuna Nehirlerine yazmış asil bir milletiz.

HAS VE İYİ TÜRKLERDİR

İyi bilinsin ki Türkiye Cumhuriyeti ilelebet ayakta kalacaktır. Biz Balkan Türkleri olarak bunun teminatıyız! Balkan Türkleri 14.yy’dan bu yana Karamanoğulları ile başlayıp Osmanlı tarafından sürdürülen Balkan İskan Politikası çerçevesinde Balkanlara yerleştirilmiş olan ve özellikle sadakatinden şüphe duyulmayan Yörük Türkleri seçilerek bu özel göreve nail olan has ve öz Türklerdir! Yüzyıllar boyunca Türklük Sancağını can vererek, kanı dökülerek taşımış olan Balkan Türkleri, kan ve gözyaşı ile yoğrulmuş olan Balkan Coğrafyasının bu Aziz Kahramanlarına kimsenin dilini uzatmaya hakkı da haddi de yoktur.Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran ve Balkan Türkü olan Atatürk’ün mensup olduğu topluluğun Türklüğünü tartışmak kadar akıl ve izandan yoksun bir eylem olamaz. Hem Ulu Önderimize hem milyonlarca Balkan Türküne yapılmış bu hadsiz söylemin takipçisi olacağım. Ne Mutlu Türk’üm Diyene.”

“BÜYÜK BİR ÜZÜNTÜYE VE TEPKİYE YOL AÇMIŞTIR”

Balkan Türkleri Göçmen ve Mülteci Dernekleri Federasyonu Başkanı Kader Özlem’de Uysal’ın bu sözlerine sert tepki gösterdi ve Balkan Türklerinin tarihini maddelerle açıklayan yazılı bir basın açıklaması yaptı. Özlem’in açıklaması  şöyle:

“Türkiye’deki Balkan göçmenleri camiasında büyük bir üzüntüye ve güçlü bir tepkiye yol açmıştır. Bu bağlamda, kamuoyunda konuyla ilgili yaratılmak istenen algı operasyonlarına karşı daha önce defalarca yaptığımız açıklamalardan görüleceği üzere tarihsel gerçekliklerin altını bir kez daha çizmek isteriz. 1. 14. Yüzyılın ikinci yarısından itibaren Anadolu’dan Rumeli’ye yönelik yapılan Osmanlı fütuhatıyla birlikte Balkanlar’ı “vatan yapmak” ve “şenlendirmek” için bizler Anadolu’daki Oğuz Türkleri olarak Balkanlar’a yerleştirildik. Kökenimiz Anadolu’ya dayanan Oğuz’dur, Evlad-ı Fatihan’dır, Yörük’tür, dolayısıyla Türkoğlu Türk’tür. 2. Kadim bir Türk yurdu olan Balkanlar Osmanlı Devleti öncesinde de Avarlar, Uzlar, Bulgarlar, Kumanlar gibi farklı Türk boylarının yerleşim yerleri olmuştur. 3. 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’ndan günümüze değin Balkanlar’da Misak-ı Milli sınırlarımız dışında kalan soydaşlarımız maruz kaldıkları katliam, baskı, zulüm ve asimilasyon politikalarının etkisiyle anavatanları Türkiye’ye göç etmişlerdir. Bu yaşanan nüfus hareketliliği ise Türk’ün Türk vatanına göçünden başka bir şey değildir. 4. Bunun yanı sıra bugün halen Balkanlar’da yaklaşık 1.5 milyon soydaşımız bulunurken; geçtiğimiz yüzyılda görüldüğü üzere “Türk” olmakla itham edilerek soykırıma, katliama maruz kalan akrabalarımız yaşamaktadır. Dolayısıyla “Beklenen’in”, “Özlenen’in” bölgedeki nüveleri olarak sahadayız. 5. Önemle belirtmek gerekir ki Balkan Türkleri sadece zor günlerinde Türkiye’yi hatırlamaz. Fiziki olarak Türkiye sınırları dışında olsalar da ruhen yaşamlarını Türkiye’yle ve Türkiye’de idame ettirirler. Kırcaali, Gümülcine, Üsküp, Prizren, Köstence vb. gibi bir çırpıda sayabileceğimiz şehirlerde yaşayan soydaşlarımızın sofrasına oturmak bu realiteyi gözlemlemek için yeterlidir. 6. Suriye’de yaşanan iç savaş nedeniyle ülkemize sığınan ve hukuken “geçici koruma altında bulunan Suriyelilerin” dramını ve zorluklarını anlamakla birlikte, Balkan göçmenleri olarak bu kapsamda anılmaktan son derece rahatsızlık duymaktayız. 7. Göç sosyolojisi bağlamında sağlıklı değerlendirmelerde bulunmak için bilimsel karşılaştırmanın aynı niteliklere sahip topluluklar arasında yapılmasının daha doğru olacağı hatırlatmasında bulunarak bu kapsamda temel tarih bilgilerinin gözden geçirilmesini tavsiye ederiz. 8. Geçici koruma altında ülkemizde bulunan Suriyeliler ile Türkiye’nin asli unsur olarak biz Balkan göçmenleri arasında kurulmak istenen bağıntıyı şiddetle reddediyor, Türk toplumunda bu kapsamda oluşturulmak istenen kutuplaşmanın ve algı operasyonunun bir parçası olmayacağımızın altını çiziyoruz.”

770x60 Reklam Alanı

İlgili Haberler