Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu, Edirne Saraçlar Caddesi’nde düzenlediği geniş katılımlı basın açıklamasında, 8. Dönem Toplu Sözleşme sürecine dikkat çekti. Genel Başkan Orhan Yıldırım’ın yanı sıra CHP Edirne İl Başkanı Harika Taybıllı ve CHP Merkez İlçe Başkanı Yücel Balkanlı’nın da katıldığı açıklamada, Edirne İl Temsilcisi Nedim Zobar, sendika genel başkanları, merkez yöneticileri, çevre illerden gelen üyeler, siyasi parti temsilcileri ve sivil toplum kuruluşları yer aldı.
TÜİK’in sahte enflasyon verileriyle halkın sofrasının küçüldüğünü, Toplu Sözleşme Masası’nın yıllardır tiyatroya dönüştürüldüğünü söyleyen Yıldırım, “Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu olarak emekçilerin yok sayıldığı masada oynanan bu oyunu bozmakta kararlıyız. Ağustos ayında başlayacak olan 8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinde artık biz varız” dedi.
“EDİRNE YALNIZCA SINIR KENTİ DEĞİL, HALKIN İRADESİNE SAHİP ÇIKMADA ÖNEMLİ TAŞIYICI KENTLENDENDİR”
Başkan Orhan Yıldırım, “8.Dönem Toplu Sözleşme sürecinin bir parçası olan bu eylemimizi, tarih boyunca ilerici, özgürlüğün ve çağdaşlaşmanın simgelerinden olan Edirne’de gerçekleştirmek için buradayız. Edirne, yalnızca bir sınır kenti değildir; aynı zamanda bu ülkenin çok kültürlü mirasının, adalet arayışının ve halk iradesine sahip çıkma bilincinin de en önemli taşıyıcı kentlerinden biridir. Edirne’den yükselen bir çağrı, yalnız Trakya’da değil, tüm Türkiye’de yankı bulacaktır” dedi.

“AÇIZ, HAKKIMIZI VERİN DENİLEN YERDE BÜYÜK BİR YÖNETİM SORUNU VARDIR”
Ülkede gelinen son noktanın açlık, sefalet ve yoksulluk olduğunu dile getiren Yıldırım, “Bugün burada yalnızca emeğimizin hakkını savunmak için değil; aynı zamanda Cumhuriyetin temel değerlerine, demokrasimize, hukuka ve halkın iradesine sahip çıkmak için bulunuyoruz. Çünkü biliyoruz ki bu ülkenin aydınlık geleceği, emekçilerin alın teri mücadelesi ve örgütlü gücüyle istenilen seviyeye ulaşacaktır. Ekonomik Durum ve İktidara Eleştiriler 23 yıldır tek başına ülkeyi yöneten bir iktidarın ülkeyi getirdiği son nokta; açlık, sefalet ve yoksulluk olmuştur. İşçisi, köylüsü, emeklisi, asgari ücretlisi ve memurları hep bir ağızdan “Açız! Hakkımızı verin!” diyorsa o ülkede çok büyük yönetememe sorunu vardır. 23 yıldır sermayeyi koruyan ve önceleyen, emekçiyi dışlayan ve ezen siyasi politikaları uygulamaktan vazgeçmeyen iktidara dur deme zamanı gelmiştir” diye konuştu.
“TÜİK SARAYIN MUHASEBE DAİRESİNE DÖNÜŞMÜŞTÜR, ARTIK MASADA BİZ VARIZ”
Toplu Sözleşme görüşmelerinde artık konfederasyon olarak kendilerinin de olduğunu belirten Yıldırım, ” TÜİK’in masa başında ürettiği, halkın yaşadığı gerçeklikle hiçbir ilgisi olmayan aylık ve yıllık sahte enflasyon rakamları; siyasi iktidarın halkın ekmeğini elinden almanın bir başka aracı haline gelmiştir. TÜİK, güvenilir bir istatistik kurumu değil, Saray’ın muhasebe dairesi gibi çalışan kamu kurumuna dönüşmüştür. Birleşik Kamu-İş’in araştırma sonuçlarına göre, Haziran 2025 itibarıyla açlık sınırı 27 bin 415 TL, yoksulluk sınırı ise 83 bin 859 TL’ye ulaşmıştır. 7 dönemdir sürdürülen Toplu Sözleşme Masası ezilen emekçiler için gerçek bir müzakere alanı olmamış, yıllarca Çalışma Bakanlığı ile yetkili konfederasyonlarının tiyatro sahnesine dönüştürülmüştür. Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu olarak emekçilerin yok sayıldığı masada oynanan bu oyunu bozmakta kararlıyız. Ağustos ayında başlayacak olan 8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinde artık biz varız” dedi.
“BİRLEŞİK KAMU-İŞ’İN TALEPLERİ”
Konfederasyon olarak taleplerini sıralayan Orhan Yıldırım, “Birleşik Kamu-İş olarak adil gelir dağılımı, az kazanandan az çok kazanandan çok vergi alınması, krizin faturasının emekçilere değil faiz zenginlerine kesilmesi, grevli toplu sözleşmeli sendika yasası, enflasyon farklarının aylık ödenmesi, yoksulluk sınırı üzerinde maaş, ek ve seyyanen ödemelerin taban aylığa ve emekli maaşına yansıtılması, yüzde 15 vergi diliminin sabitlenmesi, mülakat yerine liyakatle, sözleşmeli yerine kadrolu ve güvenceli atama, eşit işe eşit ücret, kamu çalışanlarına ücretsiz kreş hakkı, tüm memurlara çalıştıkları illerde kira desteği, dereceye giren tüm memurlara 3600 ek gösterge hakkı ve aile, eş, çocuk yardımlarının artırılmasını istiyoruz. Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu olarak buradayız, emeğin tarafındayız. Emeğiyle geçinen herkes için adalet, eşitlik ve onurlu yaşam mücadelemiz sürecektir” şeklinde sözlerini sonlandırdı.
Haber: Erkan Ekşi
GÜNCEL
04 Haziran 2026GÜNCEL
04 Haziran 2026GÜNCEL
04 Haziran 2026GÜNCEL
04 Haziran 2026GÜNCEL
04 Haziran 2026GÜNCEL
04 Haziran 2026MARMARA BÖLGESİ
04 Haziran 2026