DOLAR 46,0874 0.12%
EURO 53,6845 0.18%
ALTIN 6.614,88-0,13
BIST 13.796,85-0,54%
BITCOIN 2872566-0.0668%
Edirne
25°

AÇIK

SABAHA KALAN SÜRE

Çevre Günü’nde Nükleer Santral’e imza kampanyasıyla tepki

Çevre Günü’nde Nükleer Santral’e imza kampanyasıyla tepki

Dünya Çevre Günü dolayısıyla, Kırklareli’nin Vize (Kıyıköy) ile Demirköy (İğneada) arasındaki ormanlık alana yapılması planlanan Trakya Nükleer Santral Projesi’ne karşı Edirne Çevre Gönüllüleri Derneği tarafından Saraçlar Caddesi’nde imza kampanyası düzenlendi.

ABONE OL
5 Haziran 2026 14:36
Çevre Günü’nde Nükleer Santral’e imza kampanyasıyla tepki
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Dünya Çevre Günü dolayısıyla, Kırklareli’nin Vize (Kıyıköy) ile Demirköy (İğneada) arasındaki ormanlık alana yapılması planlanan Trakya Nükleer Santral Projesi’ne karşı Edirne Çevre Gönüllüleri Derneği tarafından Saraçlar Caddesi’nde imza kampanyası düzenlendi. Kampanyada vatandaşlardan projeye karşı destek istenirken, dernek üyeleri nükleer santralin bölgenin doğal yapısı, su kaynakları ve tarım alanları üzerinde oluşturabileceği risklere dikkat çekti.

“YAŞAMI VE GELECEK KUŞAKLARIN HAKKINI SAVUNUYORUZ”

Edirne Çevre Gönüllüleri Derneği Başkanı Ayten Eren, etkinlikte yaptığı açıklamada, yalnızca bir enerji projesine karşı çıkmak için değil, yaşamı, doğayı, halk sağlığını ve gelecek kuşakların yaşam hakkını savunmak için bir araya geldiklerini söyledi. İğneada’nın Avrupa’nın en önemli longoz ormanlarına, zengin biyolojik çeşitliliğe, temiz su kaynaklarına ve eşsiz doğal yaşam alanlarına ev sahipliği yaptığını belirten Eren, bölgenin yalnızca Kırklareli’nin değil, tüm Trakya’nın ortak doğal mirası olduğunu ifade etti. İğneada’da kurulması planlanan nükleer santralin sadece bulunduğu alanı değil, tarım toprakları, su kaynakları, hayvancılığı ve gıda üretimiyle milyonlarca insanın yaşamını etkileyen tüm Trakya’yı ilgilendirdiğini vurguladı.

“ÇERNOBİL FELAKATİ NÜKLEER RİSKİN ÖRNEĞİ”

Nükleer enerji üretimi sırasında oluşan radyoaktif atıkların binlerce yıl güvenli şekilde saklanması gerektiğini kaydeden Eren, olası bir kaza durumunda etkilerin hava, su ve toprak yoluyla geniş alanlara yayılabileceğini söyledi. Çernobil felaketinin üzerinden yaklaşık 40 yıl geçmesine rağmen etkilerinin hala hissedildiğini hatırlatan Eren, bunun nükleer risklerin ne kadar uzun süreli sonuçlar doğurabileceğinin açık göstergesi olduğunu belirtti.

Nükleer santrallerin büyük miktarda suya ihtiyaç duyduğunu da dile getiren Eren, iklim krizinin etkilerinin giderek arttığı günümüzde su kaynaklarının korunmasının her zamankinden daha önemli hale geldiğini ifade ederek, Trakya’nın su varlığı ve ekolojik dengesi üzerinde yeni baskılar oluşturacak projelerin dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

“YENİLENEBİLİR ENERJİ ÖNCELİKLİ OLMALI”

Enerji üretimine karşı olmadıklarını vurgulayan Eren, enerji politikalarının doğayı, insan sağlığını ve gelecek kuşakların yaşam hakkını riske atmadan planlanması gerektiğini savunduklarını belirtti. Güneş ve rüzgar gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının öncelikli olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Eren, İğneada Nükleer Santrali projesine karşı olduklarını bir kez daha yineledi. Bilimsel raporların ve karar süreçlerinin kamuoyuna açık ve şeffaf şekilde yürütülmesini talep ettiklerini belirten Eren, bölge halkının karar süreçlerine etkin katılımının sağlanmasını, longoz ormanlarının, su kaynaklarının, tarım alanlarının ve doğal yaşamın korunmasını istediklerini kaydetti.

“MESELE GELECEĞİMİZİN KORUNMASIDIR”

Toplanan her imzanın temiz su, sağlıklı gıda, yaşanabilir bir çevre ve çocukların geleceği için atılmış bir imza olduğunu ifade eden Eren, tüm Edirnelileri ve Trakya halkını bu ortak sorumluluğa sahip çıkmaya davet etti. Eren açıklamasını “Çünkü mesele yalnızca bir santral değildir. Mesele toprağımızın, suyumuzun, doğamızın ve geleceğimizin korunmasıdır” sözleriyle tamamladı.

Haber: Erkan Ekşi

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP