Çevreciler itiraz etti

01.04.2021 10:48

Edirne’de çeşitli çevre dernekleri ve kuruluş temsilcileri bir araya gelerek, Meriç Nehri kıyısında bir kum madenciliği şirketinin kum, çakıl ocağı kapasite artışı ve 4 adet beton santrali kurulması projesine itiraz etti.        

Çevreciler itiraz etti

Kentte, bir kum madencilik şirketinin Meriç Nehri kıyısındaki kum çakıl ocağı kapasite artışı ve dört adet beton santrali PTD başvurusu üzerine, çeşitli çevre dernekleri ve kuruluş temsilcileri bir araya gelerek, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü önünde bir basın açıklaması yaptı.

Kum çakıl ocağı kapasite artışı ve dört adet beton santralinin insana ve doğaya büyük zararlar vereceğini anlatan Edirne Çevre Gönüllüleri Derneği Başkanı Ayten Eren, kentin üç değerli nehrinden biri olan, Meriç Nehri kıyısına madencilik şirketi tarafından kurulmak istenen kum çakıl ocağı kapasite artışı ve dört adet beton santrali PTD başvurusuna itiraz ettiklerini söyledi.

2005 yılında bu sahada Sadece Kum çıkarma ve Yatak Temizleme için verilen 1a grubu maden işletme ruhsatı kapsamında basit ve geçici inşaat tesislerine izin verildiğine dikkat çeken Eren, “2012 yılında ise bu ruhsat el değiştirmiş, bugün ise çok daha büyük bir alan kullanımı ve devasa, kalıcı yapılaşma talep edilmektedir. Daha önceki işletmecinin yaptığı ve iş bitiminde kaldırılacağı taahhüt edilen geçici yapıların kaldırılmadığı hatta daha da büyütüldüğü, işi biten kısımların rehabilite çalışmalarının da yapılmadığı bilinmektedir. Söz konusu ruhsat sahası, konum olarak şehir merkezinde tarihi, turistik ve doğal güzellikleriyle ender bulunan bir alandadır. Bakanlığın Çevre Düzeni Planı hükümlerine göre de hassas ekosistemler içinde bulunmaktadır. Edirne ye gelen yerli yabancı turistlerin ilgi alanları içinde olan Meriç Köprüsü’nden gün batımı panaroması bu sahayı da kapsamaktadır. Burada yapılacak beton santralleri,3-5 katlı bina yüksekliğinde olacak, doğaya ve çevreye aykırı bir görsel kirlilik yaratacaktır. Üstelik bu saha yine bakanlığın kıyı kenar çizgisi diye tanımladığı yapı yasağı getirilen alanda bulunup, taşkın sahası olarak yıllardır sular altında kalmaktadır..Bu konuda 11.Bölge DSİ bölge md.den kurum görüşü alındığına dair PT dosyasında bir ibareye rastlanmamıştır. Ayrıca belediye imar sahası içerisinde kaldığından her yapı için Edirne Belediyesinden ruhsat alması gerekmektedir. Raporda bundan bahsedilmemekte, imarsız alan olarak nitelendirilmektedir Burada en önemli bir konu da 10.000 m3 olan kum çakıl ocağı kapasitesinin 390.000 tona çıkarılması akla zarar bir artıştır. Nehir yatağının aşırı ve düzensiz kazılmasıyla nehri besleyen yer altı suları birbirine karışarak su rejimi bozulabilecektir. Ayrıca, bu durumun nehir yatağı içindeki canlı yaşama, ekolojik sisteme, flora ve faunaya vereceği zararı, akademik çalışmalara dayanarak kabul edilemez olduğunu biliyoruz” dedi.

“RİSK OLUŞTURMA İHTİMALİ ÇOK YÜKSEKTİR”

Bilimsel raporlarda, Meriç Nehri’nin dip kısmında yaşayan toplam 39 canlı grubu bildirildiğini anlatan Eren, “Bu canlılar, Nehirdeki dip sedimentinde kum ve çamur materyalinin içinde yaşarlar ve özellikle nehirde bulunan balık gibi büyük canlıların besinini oluştururlar. Kum-çakıl kırma, eleme, yıkama sonrası kalan suların geri verilmesi doğal yapısını bozup, bulanık yapısıyla nehrin gün ışığının alımını engelleyerek balıkların beslenmesinde problemlere yol açabilir. Yine beton santrallerinin faaliyetleri sırasında kullanılacak kimyasallar var, nehirden çıkarılan 390 bin ton yetmiyor üstüne 903 bin ton kamyonlarla buraya taşınacak malzeme var. Bu faaliyetler sırasında ulaşım kentin içinden geçecek olup, Bakanlıkça, hassas ekosistem kabul edilen Meriç Nehri Kıyısı’nda sürdürüleceğinden bu PTD’nın yetkililerce onay görmemesi gerektiğini düşünüyoruz.

Madde 6/4 fıkrasında (4) Bu Yönetmelik hükümlerine göre karar tesis edilmeden önce, projenin gerçekleştirilmesinin mevzuat bakımından uygun olmadığının tespiti halinde, aşamasına bakılmaksızın süreç sonlandırılır denmektedir” dedi.

Bu projenin, gerek yer altı gerek yer üstü canlı yaşamı için risk oluşturma ihtimali çok yüksek olduğunu belirten Eren, “Bu riski giderecek önlemler raporda bulunmamaktadır. Çevre hukuku ve ÇED’in temel mantığı da bu yöndedir. İnsan sağlığının ve doğanın zarar görmesi beklenmemelidir. Risk olması yeterlidir. Telafisi mümkün olmayan sonuçlar yaşanmadan, bizler bu projenin, gelecek nesillere aktarmakla yükümlü olduğumuz, Edirne’mizin can damarları olan nehirlerimizin en doğal haliyle korunması adına reddedilmesini talep ediyoruz. Bu nedenlerle, Anayasa’nın 17. maddesi, 45. Maddesi, 56. maddesi, 169. maddelerine, Kıyı Yasasına, Çevre Kanunu’na tamamen aykırı olan; sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına zarar verecek, doğal yaşamı ortadan kaldıracak, tüm bölgeyi etkileyecek ve kamu yararına aykırı olan başvuruya ait ÇED sürecinin derhal iptal edilmesini ve acilen sonlandırılmasına karar verilmesini talep ediyoruz” dedi.

770x60 Reklam Alanı

İlgili Haberler