Dere yatakları çevresindeki tahribat ve yapılaşma ani yağışlarda sel riskine neden oluyor

29.11.2022 14:55

Trakya Üniversitesi Doğal Afet Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Musa Uludağ, dere yatakları çevresindeki bitki örtüsünün tahrip edilmesi ve bu bölgelerdeki yapılaşmanın ani kuvvetli yağışlarda sel riskini artırdığını söyledi.

Dere yatakları çevresindeki tahribat ve yapılaşma ani yağışlarda sel riskine neden oluyor

Trakya Üniversitesi Doğal Afet Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Musa Uludağ, dere yatakları çevresindeki bitki örtüsünün tahrip edilmesi ve bu bölgelerdeki yapılaşmanın ani kuvvetli yağışlarda sel riskini artırdığını söyledi.

Doç. Dr. Uludağ, AA muhabirine, küresel iklim değişikliğinin ani ve şiddetli yağışlara neden olduğunu ifade etti.

Son yıllarda yağış rejimlerinde değişmeler gözlendiğini belirten Uludağ, özellikle ani ve kuvvetli sağanakların sıklığının arttığına dikkati çekti.

Uludağ, kent merkezlerinde bulunan derelerin çevrelerinde yapılaşmanın arttığını dile getirdi.

Bu derelerin normal zamanlarda az aktığını ancak yağışlı zamanlarda yağmur suyunun nehirlere ulaşmasında etkili olduğunu anlatan Uludağ, şöyle devam etti:

“Özellikle akarsuların yağışlı dönemde beslendiği küçük kuru derelerini hoyratça kullanıyoruz. Buralara inşaat atıklarından tutun diğer farklı atıkları atarak kapanmasına yol açıyoruz. Bu derelerin etrafını asfaltlayarak toprak geçirgenliğini azaltıyoruz. Bu küçük derelerin, akarsulara ulaşması için yapılan yollara küçük menfezler konuyor ve suyun geçişi tıkanıyor. Tüm bu faktörler herhangi bir durumda sel ve taşkına neden olmayacak bölgelerde, ani şekilde gelen kuvvetli yağışla olumsuz durumlara yol açıyor. ”

Uludağ, sel ve taşkınların oluşmasını önlemek için iklimle uyumlu bir yaşam sürülmesi gerektiğini vurguladı.

Kentlerdeki bitki örtüsünün ve dere yataklarının tahrip edilmesinin şiddetli sağanaklarda yüzeysel akışı hızlandırdığına dikkati çeken Uludağ, şunları kaydetti:

“İklim değişikliğinin getirdiği ani sağanaklarda artış var. İnsan yapımı faaliyetlere bağlı olarak zeminin asfaltlanması, dere yataklarının enkazla doldurulması ve dere yataklarının yapılaşmaya açılması gibi faktörler yüzeysel akışı artırıyor. Çünkü atmosferden düşen yağışın bir kısmı yer altına sızar, bir kısmı buharlaşır, bir kısmı da akışa geçer. Doğal bir ortamda ve bitki örtüsünün yoğun olduğu yerde akışın büyük çoğunluğu yer altına sızar. Çünkü bitki örtüsü suyun akışını yavaşlatır, ağaç kökleri vasıtasıyla suyun toprağa sızmasını hızlandırır. Bitkilerin varlığından dolayı güneşle olan temas kesilir ve buharlaşma azalır ve yüzeysel akış minimumda olur. Ancak buradan bitki örtüsü kaldırıldığı zaman yüzeysel akış hızlanır, buharlaşma artar ve yer altına suyun sızması azalır. Yine dere yatakları çevresine yol yapımı, bina yapımı gibi faaliyetlerle sızdırmazlığı daha da azaltırsanız yüzeysel akış hızlanır ve riskler artar. Böyle olunca ciddi şehir selleriyle karşı karşıya kalırız.”

770x60 Reklam Alanı

İlgili Haberler