Eğitim İş Edirne Şube Başkanı Nedim Zobar, okulların plansız bir şekilde taşınmasının öğrencileri mağdur ettiğini belirterek, yıkılan okulların yerine yenilerinin yapılmasını talep etti. Şube Sekreteri Olcay Dal da Edirne’nin cezaevleriyle değil, eğitimle öne çıkması gerektiğini vurguladı ve ilkokuldan liseye tüm kademelerin bir arada bulunacağı kampüs önerdi.
Eğitim İş Edirne Şube yönetimi, okullarda yaşanan mağduriyet konusunda açıklamada bulundu.
“SINIFI OLMAYAN BİR OKULA TAŞINMANIN NERESİ DOĞRU”
Eğitim İş Edirne Şube Başkanı Nedim Zobar, “Edirne’de son zamanlarda yaşanan eğitimdeki sorunları dile getirmek, çözümleri ifade etmek için bugün bir aradayız. Malumunuz son dönemde meslek liselerinin birleştirilmesi, depremi dayanıksız okulların farklı okullara taşınması ile ilgili gündemde en önemli konulardan birilerini oluşturuyor. Şimdi son zamanda tabii ki en önemli olay Yıldırım Beyazıt Anadolu Lisesi’nin 1.Murat Anadolu Lisesi’ne taşınması ama ondan önce de Ekim ayında meslek liselerindeki aynı bölümü olan liseler birleştirme yoluna gitti. Bu bilişim bölümüyle başladı. Serhat Borsa, İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi bilişim bölümü, Ticaret Lisesi diye bilinen Emel Özgür Subaşıay Meslek Lisesi’ne taşındı. Fakat yeterli derslik yok. Dört sınıftan, yani 9, 10, 11, 12. sınıftan, dört sınıftan, birleştirme sınıftan iki tanesi boşta kalıyor. Şöyle bir çözüm buluyorlar, koridorlarda ders işlenecek diye bir çözüm bulunuyor. Koridora sınıf oluşturuluyor, koridorun ön tarafı pimapenle kapatılıyor ve derslik oluşturuluyor. Şimdi bunun neresinde kamu yararı var, neresinde tasarruf var? Biz çocuklarımızın geleceğinden mi tasarruf edeceğiz? Taşındıkları okuldaki Serhat Borsa, İstanbul Mesleki, Teknik Anadolu lisesinde atölyeleri var, akıllı tahtaları var, bilişim atölyeleri, her şeyi mevcutken hiçbir sınıfı olmayan bir okula taşınmanın neresi doğru bunu kamuoyunun takdirine bırakıyoruz. Şu anda iki sınıf koridordan bozma sınıfta, önü pimapenle kapatılmış sınıfta ders işlemek zorunda bırakılıyor. Ve Ekim ayının ortasında, yani çocuk Eylül’de Serhat Meslek Lisesi’ne başlıyor. Diyorlar ki bu okuldaki bilişim bölümü kapanıyor. Artık Emel Özgür Subaşıay’ın öğrencisisin. Kıyafetlerin değişecek. Sınıfın değişecek. Arkadaşın değişecek. Öğretmenin değişecek. Bu şekilde bir plansızlık öğrencileri şu anda mağdur ediyor. Bunu gündeme getirmek istiyoruz” dedi.
“NERESİNDE TASARRUF VAR?”
Hasan Sezai İmam Hatip Lisesi’nin 60 kişiyle eğitim yaptığını işaret eden Nedim Zobar “Yani Meslek Lisesi’leri birleştiriliyor, Anadolu Lisesi’leri de birleştiriliyor. Fakat biz diyoruz ki İmam Hatip’ler de birleştirilebilir. Niye İmam Hatip’ler birleştirilebilir? Çünkü İmam Hatip’lerin de sayısı birleştirilmeye uygun. Yani Hasan Sezai İmam Hatip Anadolu Lisesi şu anda 60 kişiyle eğitim öğretime devam ediyor. 4 sınıfı mevcut. 60 kişi yemekhanesi, spor salonu, yurdu, bahçe imkanları olan 60 kişiye ait bir okul. Bütün çocuklarımız, bütün öğrenciler bizim öğrencilerimiz, bütün öğretmenler bizim öğretmenlerimiz. Ama alt taraftaki Selimiye Meslek Lisesi’nden bölünen binada iki tane lise eğitim öğretimi görüyor. Hem Sağlık Meslek Lisesi hem Selimiye Meslek Lisesi. 350 civarında öğrencileri var. Diğer tarafta, yan tarafta daha imkanları iyileştirilmiş 60 kişiyle eğitim öğretime devam ediliyor. Bunun neresinde kamu yararı var, neresinde tasarruf var. Bunu da kamuoyunun takdirine bırakıyoruz” diye vurguladı.

“YENİ OKUL YAPILACAĞINA DAİR BİLGİ VERİLMİYOR”
Yıkılan okullar yerine yenisi yapılacağı konusunda bilgi olmadığını kaydeden Zobar, “Okullar yıkılıyor. Yerine yapılıp yapılmayacağına dair hiçbir bilgi verilmiyor. Velilerin hiçbir şeyden haberi yok. Ne velilere ne diğer paydaşlara, sendikalara bir görüş bildiriliyor ya da beraber bir fikir alışverişinde bulunmuyor. Milli Eğitim kapalı devre yönetiliyor maalesef. Toplumumuzun, halkımızın, öğrencilerimizin, velilerimizin sesi olmak istiyoruz. Eğitim iş olarak Edirne’deki eğitim sorunlarına dair söylenmeyenleri söylemek için görevimizi yapmaya devam ediyoruz” dedi.
“DEVLET OKULLARININ BAŞIBOŞ BIRAKILMASINI, ÖZEL OKULLARA ÇIKAR SAĞLAMAK AMACI GİBİ DÜŞÜNÜRÜZ”
Devlet okullarının başıboş bırakılmasını özel okullara kazanç sağlamayı işaret eden Zobar “İnsanlar soru işaretleriyle çocuklarını okula göndermek istemiyor. Bu devlet okullarının bu şekilde başıboş, sahipsiz bırakılması neye hizmet ediyor diye düşündüğümüzde herhalde bu özel sektöre, özel okullara yönelik bir çıkar sağlama amacı gibi düşünebiliriz. Çünkü insanlar devlet okullarındaki bu belirsizliği yaşamak istemeyip çocuklarını özel okullara almaya başlıyorlar. Adil bir şekilde, eğer bir soruşturma yürütülecekse adil bir şekilde yürütülmesini talep ediyoruz” dedi.
“OKULLAR YIKILDI, YERİNDE YELLER ESİYOR”
Eğitim İş Edirne Şube Sekreteri Olcay Dal, “Deprem gerçeğinin hepimiz farkındayız. Okullarımızın depreme dayanıksız olarak rapor edilmesini karşı bir görüş olarak ileri sürmüyoruz. Bilim ne söylüyorsa biz de bu bilimin söylediğine uyuyoruz. Az önce başkanımızın meslek lisesi birleştirmesinden bahsettiği gibi biz okullarımızı yıkıyoruz ya tabelalarını taşıyoruz ya da öğrencilerini mevcut olan bir okula naklediyoruz. Ortada sorun yok. Ama okullar yıkıldı, yerinde yeller esiyor” şeklinde dile getirdi.
“EDİRNE’YE ÖĞRETMEN EVİ İSTEMİYORUZ, OKUL YAPILSIN”
Öğretmen evinden de vazgeçerek okul yapılması gerektiğini dile getiren Olcay Dal “Yıldırım Beyazı Anadolu Lisesi bugün de 1. Murat’ta eğitim öğretimine başladı. Hala hazırda bir okulun üzerine gitti. Nasıl ki kendi evlerimizde üst komşumuz, yan komşumuz gelip bizim evimizde yaşamaya başlarsa, şu anda burada da o sıkıntılar yaşanacak. Peki bu kadar okulu yıktık. 2017 yılından beri ve biz şunu itiraf edelim artık biz Edirne’ye öğretmen evi yapılmasını istemiyoruz öğretmenler olarak. Okul yapılmasını istiyoruz. Eğer bir kaynak varsa öğretmen evine değil okullara yönlendirilsin” dedi.

“EDİRNE YAPILAN CEZAEVLERİ İLE YENİ SİLİVRİ Mİ OLMALI, EĞİTİMLE TANINAN BİR İL Mİ?”
Edirne’deki çocukların ileride kurye, garson olması ya da rektör başkan olması seçeneğini altını çizen Olcay Dal, “Edirne artık F tipi, L tipi ve açık cezaeviyle, lojmanlarıyla anılır oldu. İkinci bir Silivri olma yolunda ilerliyor. Yani Edirne’nin adı cezaeviyle mi öne çıkacak yoksa eğitimle mi öne çıkacak? Bunun sorusunun, bu sorunun cevabını bekliyoruz. Yani Edirne’de cezaevi yapıyoruz, okul yapmıyoruz. Aslında tam tersini yapmamız gerekmez mi? Artık lojmanlarıyla, salonlarıyla, büyük bir camisiyle yaptığımız tesis, harcanan para bir ilkokul yapmaya yetmeyecek mi? Artık Edirne halkı şunun kararını vermeli. Edirne şehri cezaeviyle mi tanınmalı, bilimle mi? Yoksa bir dönem LGS’de Türkiye’de üçüncülüğe oturan, üniversite sınavında Türkiye’deki ilk 10’a giren dereceleriyle mi tanınacak? Yani Edirne artık cezaevi kenti yeni bir silivri mi olmalı, yoksa eğitimle tanınan bir il mi olmalı? Yani Edirne halkının çocukları, Saraçlar Caddesi’ndeki dükkanlara esnaf mı olmalı, motosiklet kuryeyle sokaklarda mı dolaşmalı, ya da ciğercilerde garsonluk mu yapmalı, ya da eğitim alıp Trakya Üniversitesi’ne rektör mü olmalı, Edirne Belediyesi’ne başkan mı olmalı, Türkiye Cumhuriyeti’ne Cumhurbaşkanı mı olmalı?” dedi.
“ÖNERİMİZ KAMPÜS YA DA YERLEŞKE”
Edirne’ye eğitim kurumları için bir yerleşke oluşturulması önerisinde bulunan Dal, “Eğitim İş Edirne Şubesi olarak önerdiğimiz tesis bu. Yeni yerleşim bölgesinde yapılacak bir kampüs ya da yeni adıyla yerleşke. Burada ilkokulu var, anaokulu var, ortaokulu var, lise var. Bir bahçe içerisinde ve apartman mantığıyla yapılan yerler değil. Şimdi Gazi Osman Paşa’nın yanına yapılan 100. Yıl İlkokulu beş katlı bir apartman. Oraya ilkokulda veremezsiniz, ortaokulda veremezsiniz. Ama buraya verdiğinizde, buradaki bir lisenin bir bölümünü yiyecek içecek hizmetlerini ayırdığınızda, buradaki anaokulu öğrencisi de yemeğini yiyecek, ilkokulu öğrencisi de ortaokulda, lisede. Edirne’ye böyle bir tesis mümkün” diye ifade etti.
Haber: Erkan Ekşi
GÜNCEL
19 Temmuz 2026GÜNCEL
19 Temmuz 2026GÜNCEL
19 Temmuz 2026GÜNCEL
19 Temmuz 2026GÜNCEL
19 Temmuz 2026GÜNCEL
19 Temmuz 2026MARMARA BÖLGESİ
19 Temmuz 2026