DOLAR 47,1901 0.13%
EURO 54,0262 -0.07%
ALTIN 6.093,031,19
BIST 13.981,05-1,90%
BITCOIN 30386330.6746%
Edirne
31°

AÇIK

SABAHA KALAN SÜRE

Eğitim-İş’ten sahte diploma tepkisi

Eğitim-İş’ten sahte diploma tepkisi

Eğitim-İş Edirne Şube Başkanı Nedim Zobar, son günlerde kamuoyunda geniş yankı uyandıran sahte diploma çetesi iddialarıyla ilgili sert açıklamalarda bulundu.

ABONE OL
5 Ağustos 2025 16:35
Eğitim-İş’ten sahte diploma tepkisi
User - Eğitim-İş’ten sahte diploma tepkisi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Eğitim-İş Edirne Şube Başkanı Nedim Zobar, son günlerde kamuoyunda geniş yankı uyandıran sahte diploma çetesi iddialarıyla ilgili sert açıklamalarda bulundu. Zobar, yalnızca bireyleri değil, kamu kurumlarını da doğrudan etkileyen bu gelişmelerin, ülkede kurumsal yozlaşmanın ulaştığı boyutu gözler önüne serdiğini belirtti.

“BELGELERİN ÜRETİLMESİ KADAR NASIL GEÇERLİLİK KAZANDIĞI DA ÖNEMLİ”

Nedim Zobar, “E-imzaların kopyalanmasıyla sistemlere yetkisiz erişim sağlanarak; sahte diplomalar, sürücü belgeleri ve personel kimlikleri üretildiği, aralarında doçent ve profesör unvanı taşıyan yüzlerce kişinin akademik kadrolara usulsüz biçimde atandığı ortaya çıkmıştı. Ancak bu belgelerin nasıl üretildiği kadar, kamu kurumlarında nasıl bu kadar kolay geçerlilik kazandığı sorusu da en az onun kadar önemlidir. Bu durum, uzun süredir kurumsal denetimin askıya alındığını, liyakatin sistem dışına itildiğini ve kamu hizmeti anlayışının keyfiliğe teslim edildiğini açıkça ortaya koymaktadır” diye kaydetti.

“ÇALIŞAN DİPLOMALI GENÇLER, TORPİLLİ ATAMALEIN GÖLGESİNDE DEĞERSİZLEŞİYOR”

Yaşanan torpil süreçlerinin binlerce hakkıyla çalışan genci değersizleştirdiğini kaydeden Zobar, “Eğitim sisteminden kamu istihdamına kadar uzanan bu yapısal çöküş, cemaatlerin, tarikatların ve çıkar koalisyonlarının devlet aygıtı üzerindeki etkisiyle daha da derinleşmiştir. Atamalar, terfiler ve karar alma süreçleri; bilimsel liyakat yerine ideolojik sadakat temelinde şekillendirilmiş; böylece kurumların tarafsızlığı ve toplumun kamuya olan güveni telafisi zor biçimde zedelenmiştir. Bu yaşananlar münferit değil; 23 yıldır sürdürülen siyasal tercihlerle örülmüş çarpık bir sistemin doğal sonucudur. Hesap vermeyi reddeden, denetimi dışlayan ve eleştiriyi bastırmayı görev edinen bu anlayış, sadece kurumları değil, yurttaşla Cumhuriyet arasındaki demokratik ilişkiyi de çökertmektedir. Ve bu düzenin en ağır bedelini, atanmadığı için hayatına son veren öğretmenler, KPSS’ye her yıl gece gündüz çalışıp torpilsiz diye elenen binlerce genç, üniversite bitirip market kasasında çalışan gençler ödüyor. Onların emeği, sahte diplomalıların, torpilli atamaların gölgesinde her gün biraz daha değersizleştiriliyor” diye konuştu.

“SAHTE ÖĞRETMEN DİPLOMALI KİŞİLERİN SORUŞTURMASI KAPALI KAPILAR ARDINDA BIRAKILDI”

2020 yılına kadar sahte diplomalı öğretmenlerin tespit edildiğini ancak sonraki süreçte herhangi bir rakamsal verinin açıklanmadığının altını çizen Başkan Zobar, “Oysa Cumhuriyet; yalnızca bir yönetim biçimi değil, kamusal adaletin, eşitliğin ve liyakatin kurumsallaşmış ifadesidir. Yurttaşlık; sadece bir kimlik değil, aynı zamanda hakların ve sorumlulukların ortak zeminidir. Bu bağ zayıfladığında ne kamu hizmeti işler kalır, ne de ortak yaşam güvenliğini sürdürebilir. Bu noktada bir hatırlatma yapıyoruz: 2020 yılında Milli Eğitim Bakanlığı’nın yürüttüğü ve TBMM’ye taşınan sahte diplomalı öğretmen soruşturmalarında, yalnızca 2018 yılına kadar 191 öğretmenin diplomasının sahte olduğu tespit edilmişti. 2016’da 109, 2018’de 146 öğretmenin sahte diplomayla göreve başladığı resmi kayıtlara geçmişti. Ancak sonraki yıllarda kamuoyuna hiçbir güncel sayı açıklanmamış, soruşturmaların seyri kapalı kapılar ardında bırakılmıştır” dedi.

“SAHTE DİPLOMALI KAÇ ÖĞRETMEN VAR?”

Kamu hizmetinin liyakatsizliğe teslim edildiğini vurgulayan Zobar, “Eğitim-İş olarak yetkililere soruyoruz:⁠ ⁠2020 yılında başlatılan bu soruşturmanın sonuçları nedir? Sahte diplomalı öğretmen sayısı toplam kaçtır? ⁠Bu kişiler hangi tarihlerde, hangi illerde göreve başlamıştır? Milli Eğitim Bakanlığı olarak bu kişiler ve sahte diploma düzenleyen şebekeler hakkında savcılıklara suç duyurusunda bulunuldu mu? Bu suç duyuruları neticesinde açılan davalar var mıdır? Bu sorulara yıllardır açık, net ve şeffaf bir cevap verilmemiştir. Çünkü bu dosyanın ucu AKP bürokratlarına, kimi siyasilere ve kimi örgütlü yapılara uzanıyordu. Soruşturma bu nedenle sessizce kapatıldı. Eğer bu süreç gerçekten bağımsız bir şekilde yürütülseydi, bugün diploma sahtekarlığı bu denli yaygınlaşmaz, sistem dışından beslenen bu çeteler devletin merkezine yerleşemezdi. Bu düzen, artık sadece bir çürüme değil, açık bir tehdittir. Kamu hizmeti liyakatsizliğe teslim edilmiştir. Bu krizi durdurmak; yalnız bugünün değil, geleceğin de sorumluluğudur” diye ifade etti.

Haber: Erkan Ekşi

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP