Emeklilerin açlık sınırının altında yaşam mücadelesi verdiğini savunan Yaz, maaşların gerçek enflasyona göre artırılmasını, sosyal güvenlik sisteminde köklü değişiklikler yapılmasını ve emeklilerin yıllardır bekleyen haklarının bir an önce teslim edilmesini istedi.
“EMEKLİLER AĞIR EKONOMİK TABLONUN EN BÜYÜK MAĞDURU OLDU”
Türkiye’deki ekonomik tabloyu değerlendiren Edirne Emekliler Derneği Başkanı Ahmet Ziya Yaz, ekonomik krizin, derinleşen gelir adaletsizliğinin ve yüksek enflasyonun en ağır yükünü emeklilerin taşıdığını söyledi. Milyonlarca emeklinin açlık sınırının altında yaşam mücadelesi verdiğini belirten Yaz, insanca yaşam koşullarının her geçen gün daha da kötüleştiğini ifade etti.
Başkan Ahmet Ziya Yaz, “Bu ülkede gerçekler TÜİK rakamlarında açıklandığı gibi değildir. Emeklilerin yüzde 85’i açlık sınırı olan 35 bin 759 liranın altında yaşıyor. Haziran 2025 itibarıyla açlık sınırı 26 bin 115 lira, ortalama emekli maaşı ise 25 bin liraydı. Emeklilerin yüzde 65’i ya çalışıyor ya da iş arıyor. Yaklaşık 17 milyon emeklinin 11 milyonu geçinebilmek için yeniden çalışma hayatına dönmek zorunda kaldı. 5,1 milyon kişi, yani her üç emekliden biri 23 bin 552 liralık en düşük emekli maaşıyla yaşamını sürdürmeye çalışıyor. Çalışanların da yüzde 71’i 28 bin 75 lira 50 kuruş olan asgari ücretle çalışıyor. TÜİK oyunlarıyla belirlenen oranlarla bizi sefalete mahkûm edemezsiniz. Biz sosyal yardım ya da sadaka istemiyoruz. Yıllarca ödediğimiz primlerin karşılığı olan maaşı talep ediyoruz. Primlerimizin kötü yönetilmesinden ya da başka alanlarda kullanılmasından biz sorumlu değiliz, aksine bunun mağduruyuz” dedi.
“TEMMUZ ZAMMI KAYIPLARIMIZI TELAFİ ETMEDİ”
Temmuz ayında açıklanan maaş artışlarının zam olarak değerlendirilemeyeceğini söyleyerek, emeklilerin alım gücünün her geçen gün daha da düştüğünü dile getiren Yaz “Bizi yönetenler maaşlarımızın zamanında ödenmesini bir lütuf gibi gösterip şükretmemizi istiyor. Düşük maaşların sebebini de uzun yaşayan emeklilere yüklemeye çalışıyorlar. Cumhuriyet tarihinde emekliler hiç bu kadar mutsuz ve mağdur bırakılmadı. Temmuz ayında yapılan artış zam değil, ocak ayından bu yana kaybettiğimiz yaklaşık 3 bin 500 liranın bir kısmının geri verilmesidir. TÜİK verilerine göre son altı ayda gıdadaki artış yüzde 35,45, köprü ve otoyol ücretlerindeki artış yüzde 47 oldu. Tavuk fiyatları yüzde 400, et yüzde 30, taze meyveler yüzde 54,26, sebzeler yüzde 37,64, şehir içi ulaşım yüzde 39 arttı. Genel mutfak enflasyonu yüzde 40,44’e ulaştı. Muayene katılım ücretleri temmuz ayında yüzde 246, son altı ayda ise yüzde 400 zamlandı. Eğitim ve araştırma hastanelerinde katılım payı 26 liradan 90 liraya çıktı. Üç ay içinde maaşlar eriyip gidiyor. Artık altı ayda bir değil, üç ayda bir gerçek enflasyona göre zam yapılmalıdır. Son üç ayda maaşlarımızın yüzde 40’ı eridi” diye konuştu.
“GERÇEK ENFLASYON DİKKATE ALINMALI”
Maaş artışlarında açıklanan resmi verilerin gerçeği yansıtmadığını öne süren Yaz, TÜİK ile ENAG verileri arasındaki farka dikkat çekerek emeklilerin hak kaybına uğradığını savunarak, “TÜİK verilerine göre SSK ve Bağ-Kur emeklilerine yüzde 17,76, memur ve memur emeklilerine ise yüzde 13,52 zam yapıldı ve en düşük emekli maaşı 23 bin 552 lira oldu. TÜİK eliyle 2020 yılından bu yana yaklaşık yüzde 40 eksik hesaplama yapılarak hakkımız olan elimizden alınıyor ve bunun geriye dönük ödenmesi gerekiyor. TÜİK’e göre yıllık enflasyon yüzde 32,11 iken ENAG’a göre yüzde 51,49. Bu durumda verilmesi gereken zam en az yüzde 38 olmalıydı. Yapılacak iyileştirmeyle temmuz ayında en düşük emekli maaşı 35 bin liraya çıkarılmalıydı. Milletvekili maaşı 310 bin 332 lira, emekli milletvekili maaşı 201 bin 677 lira olmak üzere toplam 512 bin 9 lira maaş alan milletvekilleri var. Cumhurbaşkanının maaşı ise 556 bin 155 liraya ulaştı. Bir başka tuzak da memur emeklisi ile işçi emeklisini farklı zam oranları üzerinden birbirine düşman etmeye çalışmalarıdır. Biz yine söylüyoruz; sosyal yardım istemiyoruz, emeğimizin karşılığını istiyoruz. İşsizlik fonunun bile amacı dışında işverenlere kaynak olarak aktarıldığını biliyoruz” dedi.
“SABIR DEĞİL, ÇÖZÜM İSTİYORUZ”
Hükümetin sürekli farklı gerekçeler öne sürdüğünü söyleyen Ahmet Ziya Yaz, emeklilerin artık beklemeye tahammülünün kalmadığını belirterek “Hep bir bahane var. Terör dedik, pandemi dedik, savaş dedik, ekonomik kriz dedik. Sürekli sabretmemiz ve şükretmemiz isteniyor. Biz sabrederken birileri yüksek maaşlarla, büyük ihalelerle bizim olanı alıyorsa ortada ciddi bir sorun vardır. Sabrımız kalmadı, hakkımızı istiyoruz. Sabır değil çözüm istiyoruz. Gerçek enflasyon, gerçek artış istiyoruz. Açlık sınırı 35 bin 759 lira, yoksulluk sınırı 116 bin 478 lira olmuşken emeklilerin 23 bin 552 lirayla yaşamaya mahkûm edilmesi insanlık dışıdır. Bekâr bir çalışanın yaşam maliyeti 46 bin 248 liraya ulaşmış durumda. Gıda fiyatları son altı ayda yüzde 35, son bir yılda ise yüzde 59,5 arttı. Buna rağmen yüzde 18 ve yüzde 14 seviyesindeki zamlar gerçeği yansıtmıyor”diye konuştu.
“KAYNAK VAR AMA EMEKLİYE AYRILMIYOR”
Kaynak yetersizliği söylemlerine tepki göstererek, bütçedeki önceliklerin yanlış belirlendiğini savunan Yaz “Emeklilere insanca yaşayacak maaş vermek için kaynak olmadığını söyleyenler, 2026 bütçesinde teşvikler, faiz ödemeleri ve vergi afları kapsamında sermayeye 7 trilyon liralık kaynak ayırabiliyor. Kötü yönetimlerin ve yanlış tercihlerin oluşturduğu ekonomik krizin faturasının emeklilere kesilmesine asla razı olmayacağız” dedi.
“12 MADDELİK TALEPLERİMİZİ YERİNE GETİRİN”
Açıklamasının sonunda emeklilerin taleplerini sıralayan Ahmet Ziya Yaz “Biz çok şey istemiyoruz, yıllardır verilmeyen haklarımızı talep ediyoruz. Memur emeklilerine seyyanen zam verilmesini, intibak yasasının yeniden düzenlenmesini, 3600 ek gösterge mağduriyetlerinin giderilmesini, muayene ve ilaç katkı paylarının kaldırılmasını, en düşük emekli maaşının 35 bin liraya çıkarılmasını, bayram ikramiyelerinin en az asgari ücret düzeyine yükseltilmesini, tüm emeklilere aynı oranda gerçek zam yapılmasını, emeklilere sendika ve toplu sözleşme hakkı verilmesini, aylık bağlama oranlarının en az yüzde 70’e çıkarılmasını, banka promosyonlarının en az iki asgari ücret seviyesine yükseltilmesini, yaşlılar için yaşam evlerinin açılmasını, kira, yakacak ve gıda desteği sağlanmasını, dul ve yetim aylıklarının günün şartlarına uygun hale getirilmesini istiyoruz. Ayrıca sosyal güvenlik yasalarında köklü değişiklikler yapılarak emeklilerin ekonomik ve sosyal haklarının uluslararası standartlarda yasal güvence altına alınması gerekiyor. Şunu unutmayın; biz emekliler örgütlü gücümüzle yerelde de genelde de siyaseti etkileyebilecek bir kitleyiz. Emekliyi açlığa ve sefalete mahkûm eden anlayışlara sandıkta gereken cevabı vereceğiz.” ifadelerini kullandı.
Erkan EKŞİ
GÜNCEL
08 Temmuz 2026GÜNCEL
08 Temmuz 2026GÜNCEL
08 Temmuz 2026GÜNCEL
08 Temmuz 2026GÜNCEL
08 Temmuz 2026GÜNCEL
08 Temmuz 2026MARMARA BÖLGESİ
08 Temmuz 2026