Reklam vermek isitermisiniz?

İpsala Ovası alev alev

12.10.2020 17:45

Türkiye’nin çeltik ihtiyacının büyük bir bölümünü karşılayan Edirne’de hasadın ardından yakılan çeltik sapları doğaseverlerin tepkisini çekiyor.

İpsala Ovası alev alev

Türkiye’nin çeltik ihtiyacının büyük bir bölümünü karşılayan Edirne’de hasadın ardından yakılan çeltik sapları doğaseverlerin tepkisini çekiyor. Özellikle İpsala Ovası’nın alev alev yandığı görüntüler sosyal medya hesaplarında yer alırken TEMA Vakfı Edirne İl Temsilcisi Şirin Çoğal, anız yakmanın geleceğimizi yok etmek olduğuna vurgu yaparak, “Anız yangınları çiftçimizin yeterince bilinçlendirilememesi ve denetim eksikliği nedeniyle ne yazık ki her geçen gün endişe verici şekilde artıyor” dedi.

Edirne ve İlçelerinde çeltik hasadının ardından özellikle İpsala Ovası’ndan dumanlar yükselmeye başladı. Duruma tepki gösteren TEMA Vakfı Edirne İl Temsilcisi Şirin Çoğal, anız yakma işleminin çevreye, topraklara, ormanlara, su varlığına, biyolojik çeşitliliğe ve ekonomiye büyük zarar verdiğini söyledi.

Çiftçileri anız yakılmaması konusunda uyaran Çoğal, Anız yangınları çiftçimizin yeterince bilinçlendirilememesi ve denetim eksikliği nedeniyle ne yazık ki her geçen gün endişe verici şekilde artıyor. Anız yakma işlemi çevreye, topraklara, ormanlara, su varlığına, biyolojik çeşitliliğe ve ekonomiye büyük zarar veriyor. Anızın yakılması sırasında toprakta yaşayan, toprağı havalandıran, verimli kılan milyonlarca canlı mikroorganizma yok oluyor. Çocuklarımıza bırakacağımız geleceğin mirası olan tarım topraklarının önemli bir kısmı anız yangınlarıyla yok oluyor” dedi.

Anızın yakılması sırasında toprakta yaşayan, havalandıran, verimli kılan milyonlarca canlı mikroorganizma yok olduğuna işaret eden Çoğal, “Anız yakma ile toprağın 1-3 cm’lik üst katmanında ısının 50-75 santigrat dereceye yükselmesi mikroorganizmaların %70’ine zarar veriyor. Topraktaki biyolojik aktivite azalarak verim düşüyor. Mikroorganizma faaliyetleri ile humusa dönüşecek organik atıklar ortadan kalkıyor, toprak fakirleşiyor, su tutma kapasitesi ve verim gücü düşüyor. Sap ve anızların yakılması ile bitki büyümesini teşvik eden karbon ve azotun kaybı da artıyor. Örneğin 300 kg sap yandığında 7 kg şeker gübresine eşdeğer 1.5 kg saf azot kaybı meydana geliyor. Yakılarak üzeri çıplak kalan toprak, rüzgar ve sellerle taşınarak erozyona uğruyor, doğal denge bozuluyor. Öte yandan anız yangınları yakındaki diğer tarla ve bahçelere sıçrayabildiği gibi orman yangınlarına hatta yerleşim alanlarının yanmasına da sebep oluyor” dedi.

Anız yakılmasıyla ilgili İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü, Valilik, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, Orman İşletme Müdürlüğü, Jandarma teşkilatı ve köy muhtarlıkları hem yetkili hem de sorumlu konumunda olduğunu belirten Çoğal, şöyle devam etti;

“Muhtarlar ve kamu görevlileri anız yakma olayının olduğu tarlanın durumunu, duyum aldıktan sonra tutanakla tespit edip, idari ve adli mercilere bildirmelidir.2872 Sayılı Çevre Kanunu’nun 20. Maddesine dayanılarak 2020 yılında kanuna aykırılık halinde uygulanacak idari para cezaları, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 31 Aralık 2019 tarih ve 30995 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 2020/1 nolu Tebliğinin (l) bendine göre belirlenmiştir. Söz konusu tebliğde “2872 Sayılı Çevre Kanunu’ nun , Ek -1 inci maddesinin (Ek: 26/4/2006 – 5491/23 md.)  (c) bendine aykırı olarak anız yakanlara ve ikinci ürün ekilen yörelerde Valiliklerce hazırlanan eylem plânı çerçevesinde ve Valiliklerin sorumluluğunda kontrollü anız yakmaya izin verilebilir.” açıklamasına göre “ikinci ürün ekilişi yapılan illerde, Valilik Makamının izni ile kontrollü anız yakmaya izin verilebilir” denilmektedir.  2872 sayılı Çevre Kanununun 20.maddenin (l) bendinde “anız yakanlara her dekar için 73,68 TL idari para cezası verilir. Anız yakma fiilinin orman ve sulak alanlara bitişik yerler ile meskûn mahallerde işlenmesi durumunda ceza beş kat artırılır.” Hükmü yer almaktadır” şeklinde konuştu.

 

770x60 Reklam Alanı

İlgili Haberler