DOLAR 32,8341 1%
EURO 35,3730 1.02%
ALTIN 2.461,901,23
BIST 10.627,441,49%
BITCOIN 21731652,14%
Edirne
36°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

‘Marmara Kültürleri Ağı’ çevrim içi toplantıyla tanıtıldı

‘Marmara Kültürleri Ağı’ çevrim içi toplantıyla tanıtıldı

ABONE OL
22 Nisan 2022 15:16
‘Marmara Kültürleri Ağı’ çevrim içi toplantıyla tanıtıldı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Ağ Koordinatörü Süreyya Topaloğlu; “Ağ, Marmara Denizi ve bölgesine bütüncül bakarak karakterini, değişimini ve değerlerini anlamaya çalışıyor”dedi.
Türk Deniz Araştırmaları Vakfı (TÜDAV) Başkanı Prof. Dr. Bayram Öztürk; “Arıtma meselesini halledersek, anahtar sözcük arıtmadır, 5-6 sene sonra Marmara tekrar 1990’lı yılların sonundaki Marmara’ya dönebilir”dedi.

Marmara Kültürleri Ağı Koordinatörü Süreyya Topaloğlu, çevrim içi düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada, Marmara Denizi’ne yukarıdan bakmak istediğini söyledi.

Marmara’nın sadece coğrafi özellikleriyle bile ne kadar özel bir deniz olduğunun görüldüğünü dile getiren Topaloğlu, “Ağ, Marmara Denizi ve bölgesine bütüncül bakarak karakterini, değişimini ve değerlerini anlamaya çalışıyor ve çalışacak. Bu nedenle ağın birden fazla logosu var. Planlanan faaliyetlere baktığımızda öncelikli olarak Marmara külliyatını bir araya getirebileceğimiz, herkese açık bir arşiv oluşturuyoruz. Bu arşiv web sitesinde birikmeye başladı. İçinde akademik yayınlar, raporlar, planlar, video, belgesel sunum, söyleşi gibi pek çok farklı nitelikte kaynaklar mevcut.” dedi.

Topaloğlu, gelecek aylarda, farklı temalarda çevrim içi buluşmalar ile fiziksel etkinlikler düzenlemeye devam edeceklerini belirtti.

“OKSİJENİN YÜZDE 50’DEN FAZLASI DENİZLERDEN VE OKYANUSLARDAN GELİYOR.”

Türk Deniz Araştırmaları Vakfı (TÜDAV) Başkanı Prof. Dr. Bayram Öztürk ise Marmara Denizi’ni tek başına anlatmanın zor olduğunu söyledi.

Marmara’nın çevre denizler ve doğa için önemine değinen Öztürk, şöyle devam etti:

“Eğer Karadeniz’i kirletmek istersek Marmara’yı kirletmemiz gerekecek. Ege Denizi’ni kirletmek istersek de yine Marmara’yı kirletmemiz gerekecek. Bu nasıl oluyor? Çünkü Saros Körfezi’ni kirletirsek, alt akıntıyla 50 metrenin altındaki derinliklerden beş miligram litrelik çözülmüş oksijenle birlikte Marmara Denizi’nin suları yenileniyor. Yani Marmara Denizi’nin suları yaşam kazanıyor. Bu yaşam neye yaşam katıyor? Bitkisel planktonlara yaşam katıyor. Bu planktonlar ne işe yarıyor? Planktonlar okyanusların ve denizlerin oksijen makinesi. Şu anda bizim soluduğumuz oksijenin yüzde 50’den fazlası denizlerden ve okyanuslardan geliyor.”

Prof. Dr. Öztürk, Marmara’nın kirletilmesinin Karadeniz’deki yaşamı da olumsuz etkileyeceğini vurguladı.

Bunu son müsilaj olaylarında gördüklerini anımsatan Öztürk, “Çoğumuz Marmara’yı konuşuyoruz haklı olarak ama müsilaj bizim yaptığımız çalışmalarda yayınlandı. Ege Denizi’nde de görüldü. Ege Denizi’nin sadece Türkiye kıyılarında görülmedi. Karşımızdaki komşumuzda da görüldü. Dolayısıyla iş, sınırı aşan bir boyuta doğru gidiyor.” diye konuştu.

Öztürk, Türkiye’deki denizlerde 6 bin, Marmara Denizi’nde ise 3 bin tür yaşadığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:

“Marmara’da 100’ün üzerinde tür, acil korumayı bekliyor. Bunlar bazı balıklar ve mevsim balıkları. 1980’li yılların başında akademik hayatıma Marmara Denizi’nde başladım. Şarköy Feneri’ne geldiğimiz zaman 50’nin üzerinde kalkan vardı. Bugün Şarköy’de kalkan balığı bulmak mümkün değil. Marmara Adası, Tekirdağ, Şarköy bölgesi orkinosların aşk üçgeniydi. Bunların hiçbirisi yok. 1980’li yıllardaki dalışlarda 15 metreyi görüyorduk, deniz pırıl pırıldı. Geçen seneki dalışlara baktık, bugün 2 metre bile değil. Marmara’nın bütüncül olarak bir korumaya ihtiyacı var. Ağ önemli ama burada devlete düşen görevler var. Arıtma meselesini halledersek, anahtar sözcük arıtmadır, 5-6 sene sonra Marmara tekrar 1990’lı yılların sonundaki Marmara’ya dönebilir. 1980 değil, 1990’larda Marmara ne demek? Belli balık türlerinin halen görülebilir olması demektir.”

“ADALARI VE BOĞAZLARI İLE MARMARA KÜLTÜRLERİ AĞI” HAKKINDA

Bir Avrupa Birliği projesi olan “CultureCIVIC: Kültür Sanat Destek Programı” tarafından finanse edilen ağ kapsamında, 2022 boyunca Marmara Denizi’ni iyileştirmek için önlemlerin acilen alınması gerektiği konusunda uyarılarda bulunan bilim insanları ile uzmanları, sanatçıları, yazarları, çevre örgütlerini, sivil toplum kuruluşlarını ve halkı buluşturacak etkinlikler yapılacak.

Marmara Denizi ve karşı karşıya olduğu ekolojik yıkım tehlikesi ile ilgili bilgiler kamuoyu ile paylaşılacak. Sanatçıların çalışmalarıyla Marmara Denizi’nin önemi, biyokültürel çeşitliliği ve bu denizin doğasıyla denge içinde yaşamayı başarmış yerel kültürlerden çıkarılacak dersler üzerinde durulacak.

Ağın ikinci etkinliğinde de 27 Nisan’da “Yaman Koray Eserlerinde Marmara Kültürleri” başlıklı söyleşi yapılacak.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.