Eğitim-İş Edirne Şubesi, üniversitelerin Cumhuriyet tarihinin en ağır kuşatması altında olduğunu savunarak, gençlerin ve akademisyenlerin haklarının gasp edildiğini söyledi. Ekonomik kriz ve yüksek enflasyon nedeniyle milyonlarca öğrencinin eğitimine başlayamadığını veya yarıda bırakmak zorunda kaldığını vurgulayan Şube Başkanı Nedim Zobar, bir öğrencinin yurt açılışının 92 bin TL, ev kiralama maliyetinin ise 105 bin TL’ye ulaştığını söyledi. “Bilim susmayacak, gençlik teslim alınamayacak” diyen Zobar, “Bu karanlığa teslim olmayacağız, üniversitelerimizi rantın, gericiliğin ve siyasi baskının elinden kurtarmak için mücadeleyi sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.
“2024 YILINDA 383 BİN ÖĞRENCİ MADDİ İMKANSIZLIKLAR NEDENİYLE ÜNİVERSİTELERİ TERK ETTİ”
Eğitim İş Edirne Şube Başkanı Nedim Zobar, “Bugün üniversitelerimiz, Cumhuriyet tarihinin en ağır kuşatması altındadır. AKP iktidarı; yükseköğretimi, akademik özgürlüğü, bilimsel liyakati, düşünce özgürlüğünü ve gençliğin geleceğini gasp etmektedir. Üniversitelerimizi rant yuvalarına, apartman dairelerine sıkıştırılmış ticarethanelere dönüştüren bu düzen, gençliği geleceksiz bırakmaktadır. Ve biz Eğitim-İş olarak diyoruz ki: Bu karanlığa teslim olmayacağız. Türkiye’de üniversiteye girmek bir umut, üniversitede okumak ise artık büyük bir lüks haline gelmiştir. Yüksek enflasyon, ekonomik kriz ve iktidarın yanlış politikaları yüzünden milyonlarca gencimiz üniversite eğitimine ya hiç başlayamamakta ya da eğitimini yarıda bırakmak zorunda kalmaktadır. TÜİK verilerine göre 2024 yılında 383 bin öğrenci ekonomik imkansızlıklar nedeniyle üniversiteyi terk etmiştir. EUROSTAT (Avrupa İstatistik Ofisi) verilerine göre Türkiye, Avrupa’da eğitimi yarıda bırakan gençlerin oranının en yüksek olduğu ülkedir (yüzde 18,7). Üniversiteye girmeyi başaran milyonlarca gencimiz ise barınma, beslenme ve ulaşım masrafları altında ezilmektedir. KYK yurtları yetersizdir: 4 milyondan fazla öğrencinin sadece 1 milyona yakını KYK yurtlarında kalabilmektedir. Yani her 4 öğrenciden yalnızca 1’i barınma hakkına erişebilmektedir. İstanbul’da durum daha vahimdir: 917 bin öğrenciden yalnızca yüzde 6,3’ü KYK yurtlarında kalabilmektedir. Geri kalan öğrenciler ya fahiş kira fiyatlarına mahkûm edilmekte ya da özel yurtlara yönelmek zorunda bırakılmaktadır. Üstelik barınma sorununu çözmek yerine, KYK yurtlarında odalara ekstra yataklar koyularak öğrencilerin insanca yaşam hakkı gasp edilmektedir. Zaten kalabalık olan 4-6 kişilik odalar, bu uygulama ile adeta koğuşlara dönüştürülmüştür. Bu durum öğrencilerin sağlığını, güvenliğini, ders çalışma ortamını ve özel yaşam hakkını doğrudan ihlal etmektedir” diye konuştu.
“BİR ÖĞRENCİNİN YURT AÇILIŞI 92 BİN TL, KİRALIK EV AÇILIŞ MALİYETİ 105 BİN TL’DİR”
Üniversite öğrencilerinin barınma maliyetini açıklayan ve mezun olsa bile öğrencilerin işsiz kalacağı düşüncelerine sürüklendiğini belirten Nedim Zobar, “Ankara, İstanbul ve İzmir’de özel yurtta kalan bir öğrencinin açılış maliyeti 90 – 92 bin TL, aylık sabit gideri en az 48 – 58 bin TL’dir. Ev kiralayan bir öğrencinin açılış maliyeti 105 bin TL’nin üzerinde, aylık sabit gideri ise 47 bin TL civarındadır. Bu rakamlar, asgari ücretin iki katından fazla aylık masraf demektir. Bir öğrencinin ayakta kalabilmesi için sadece yemek masrafı 12 bin TL’yi bulurken, basit sosyal ihtiyaçlar bile (bir kahve içmek, sinemaya gitmek) öğrenciler için ulaşılamaz hale gelmiştir. OECD raporuna göre; Türkiye, üniversite okumanın net getirisi bakımından sondan ikinci sıradadır. Yani üniversite bitirilse bile karşılığı düşük ücretli işsizliktir. EUROSTAT verilerine göre Türkiye, Avrupa’da üniversite mezunlarının en düşük gelire sahip olduğu ülkedir. Üniversite mezunları işsiz kalmakta, iş bulanlar ise açlık sınırında maaşlarla yaşamaya mahkum edilmektedir. Gençlerimiz ‘üniversite okusam da işsiz kalacağım’ düşüncesine sürüklenmiştir. İşte bu tablo, AKP’nin üniversite politikalarının iflas ettiğinin kanıtıdır”dedi
“ÜNİVERSİTELER ÖZERK YAPIYA KAVUŞTURULMALI, BÜTÇE ARTIRILMALI, BARINMA VE BESLENME SORUNU ÇÖZÜLMELİ”
Bugünkü üniversite sisteminde değişiklikler yapılarak iyileştirme çalışmaları ile geliştirilmesi gerektiğini savunan Zobar, “Üniversitelerimizi karanlığa teslim etmeyeceğiz. 12 Eylül’ün mirası YÖK kaldırılmalı, üniversiteler demokratik ve özerk bir yapıya kavuşturulmalıdır. Akademisyenler üzerindeki baskılar son bulmalı, öğrencilerin demokratik hakları güvence altına alınmalıdır. Akademisyenlerin ülkeyi terk etmelerinin önüne geçilmelidir. İdari personele tayin ve üniversite tazminat hakkı verilmelidir. Kamuda en mahrum olan Üniversite idari personeli yoksulluktan kurtarılmalıdır. Üniversitelerde iş barışını bozan ücret adaletsizliği giderilmelidir. Kamu personelin tamamına 3600 ek gösterge hakkı verilmelidir. Üniversiteye ayrılan bütçe artırılmalı, öğrencilerin barınma ve beslenme sorunu çözülmelidir. Akademik ve idari personelin maaş, hak ve çalışma koşulları insanca yaşama uygun hale getirilmelidir. Rektörler seçimle gelmelidir. AKP’nin politikaları üniversitelerimizi çürütse de biz biliyoruz: Bilim susmaz, gençlik teslim alınamaz! Eğitim-İş olarak, üniversitelerimizi rantın, gericiliğin ve siyasi baskının elinden kurtarmak için mücadeleyi sürdüreceğiz” diye konuştu.
Haber: Erkan Ekşi
GÜNCEL
20 Temmuz 2026GÜNCEL
20 Temmuz 2026GÜNCEL
20 Temmuz 2026GÜNCEL
20 Temmuz 2026GÜNCEL
20 Temmuz 2026GÜNCEL
20 Temmuz 2026MARMARA BÖLGESİ
20 Temmuz 2026