DOLAR 32,5227 0.16%
EURO 34,8767 0.19%
ALTIN 2.471,410,40
BIST 9.530,47-0,18%
BITCOIN 1989434-3,97%
Edirne
13°

HAFİF YAĞMUR

04:46

İMSAK'A KALAN SÜRE

Sırt ve yamaç arazilerde yapılaşma, binalar için güçlü zemin oluşturuyor

Sırt ve yamaç arazilerde yapılaşma, binalar için güçlü zemin oluşturuyor

ABONE OL
27 Şubat 2023 14:51
Sırt ve yamaç arazilerde yapılaşma, binalar için güçlü zemin oluşturuyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Trakya Üniversitesi Doğal Afet Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Musa Uludağ, sırt ve yamaç arazilerde zeminin yapılaşma açısından güçlü olduğunu, bina inşa ederken bu tür sahaların tercih edilmesi gerektiğini söyledi.

Doç. Dr. Uludağ, AA muhabirine, Kahramanmaraş merkezli depremlerin geniş bir alanı etkilediğini belirtti.

Türkiye’nin deprem ülkesi olduğunu ifade eden Uludağ, “Doğanın dilini iyi bilmek lazım. Doğa bize nasıl yapmamız, ne yapmamız ve ne yapmamamız gerektiğini söyler. Bunu dikkate almazsak afetlerden kaçma şansımız yok.” dedi.

Uludağ, dağlar ve platoların aşınım sahalarını, ovaların ise birikim sahalarını oluşturduğunu anlattı.

Ovalardaki arazi yapısının gevşek yapıda olduğunu aktaran Uludağ, bu alanlarda yer altı su seviyesinin yüzeye yakın olduğunu belirterek, “Bu alanlar tarım açısından çok elverişli ancak yerleşim açısından hiç uygun olmayan alanlardır. Tarihi şehirlere baktığımızda yerleşim yerlerinin büyük çoğunluğunun ya aşınım yüzeylerinin üzerinde ya da yamaçlarda kurulduğunu görürüz. Dolayısıyla eğer zemin özellikleri açısından alüvyal sahalarını, taşkın alanlarını, birikim sahalarını tarım arazisi olarak kullanırsak riski en aza indirmiş oluruz. Aşınım sahaları, ana kayanın temel arazinin yüzeylendiği, dolgu sahasının olmadığı, kısacası doğanın bize hazırladığı alanlardır.” diye konuştu.

“Ana kayanın temel olduğu alanları seçmemiz gerekiyor”

Doç. Dr. Uludağ, şehirlerin deprem riskine göre dizayn edilmesi gerektiğini vurguladı.

Yerleşim yerlerinin belirlenmesinde multidisipliner bir yaklaşımın benimsenmesi gerektiğini dile getiren Uludağ, şunları kaydetti:

“Yerleşim planlanan sahanın iyi analiz edilip buna göre şehirlerin yer seçiminin yapılması gerekiyor. Bunun dışında sahanın sismolojik yapısı ve mühendislik açısından zeminin özellikleri ayrıca belirlenmeli. Aşınım yüzeylerine, sırtlara, yamaçlara gerçekleştirilecek yapılaşma zemin özellikleri bakımından güçlüdür. Bu alanlardaki yapılaşma, çöküntü alanlarına, taşkın alanlarına, ovalara göre daha sağlıklıdır ama şu unutulmamalıdır ki yer seçimi, deprem aşamasında güvenliğin birinci ayağı. Her zemine her türlü bina yapılabilir ancak aynı projeyi her zemine uygularsanız sorun var demektir. Zemin etüdüne, zemin özelliğine uygun mimari proje ve inşaat tekniklerini kullanmak gerekir. Yer seçiminde öncelikle ana kayanın temel olduğu alanları seçmemiz gerekiyor.”

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.