Aile hekimleri ve Aile Sağlığı Merkezi (ASM) çalışanlarının başlattığı 5 günlük iş bırakma eyleminin son gününde, Edirne Sağlık Platformu tarafından bir basın açıklaması gerçekleştirildi. Edirne Tabip Odası Lokali’nde yapılan açıklamaya, Edirne Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Celal Karlıkaya, Edirne Aile Hekimleri Derneği Başkanı Dr. Taylan Önal, Aile Hekimliği Çalışanları Sendikası 1. Şube Yönetim Kurulu Üyesi Filiz Birtane, Edirne Aile Sağlığı Elemanları Derneği Başkanı Yeşim Keskin, Genel Sağlık-İş Edirne Şubesi Örgütlenme Sekreteri Çiğdem Çiftçi ve Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Başkanı Filiz Başkan katıldı.
Aile Hekimliği Çalışanları Sendikası (AHSEN) Şube Yönetim Kurulu Üyesi Filiz Birtane ve Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu (AHEF) Şube Başkanı Dr. Taylan Önal tarafından okunan ortak basın metninde, sağlık çalışanları ve aile hekimlerinin yaşadığı zorluklar dile getirildi.
“LAFLA PENİR GEMİSİ YÜRÜMÜYOR”
Edirne Sağlık Platformu adına açıklamada bulunan Dr. Taylan Önal, “Sağlık Bakanı göreve geldiği günden beri birinci basamağı güçlendirerek koruyucu sağlık hizmetlerini geliştireceğini, sağlık emekçilerinin tükenmişliğini gördüğünü ve sorunlarını çözeceğini söylemektedir. Ancak lafla peynir gemisi yürümemektedir. Bakan ne söylüyorsa tersini yapmakta. Ne yapıyorsa tersini söylemektedir. Sağlık alanında sayısız sorun yaşanırken, sağlıkta ticari çeteler eliyle yeni doğan bebeklerin hayatı pahasına milletin parası SGK üzerinden hortumlanırken, hekimlere sağlık çalışanlarına her gün sayısız hakaretler edilip fiziksel şiddet uygulanırken, birinci basamakta aşı temininde dahi sorunlar yaşanırken, hastalar hastanelerde randevu bulamaz sağlık hizmetine ulaşamazken, diğer yanda ağır iş yükü altında günde 70-80 hasta bakmak zorunda kalan hekimler, sağlık çalışanları tükenmişlik içindeyken, sağlık emekçileri ay sonunu nasıl getireceğini, çocuğunu nasıl okutacağını düşünürken, deprem bölgesinde konteynerlerde birinci basamak sağlık hizmetleri verilmeye çalışılırken Bakanlık ne yapmaktadır? Bu sorunların hiçbirini çözmediği gibi daha da derinleştirecek yönetmelikler, kanunlar çıkarmaktadır. Bakanlık yetkilileri her fırsatta aksini iddia etse de 1 Kasım’da yürürlüğe giren Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği halkın sağlığını, hekimlerin ve sağlık emekçilerinin özlük hakları ve çalışma koşullarını iyileştirmek bir yana daha da kötüye götürecek uygulamalar içermektedir. Görevi halkımıza bilimsel tedaviler uygulamak olan aile hekimlerine adeta “halkı tedavi etmene gerek yok 5 yıldız alsan yeter” deniliyor. Hekimin tedavi bağımsızlığına müdahale edilerek uygun gördüğü ilaçları reçete etmesi engelleniyor. Entegre sağlık merkezlerinde her gün mesai yapan aile hekimleri ayda en az 5 nöbet tutmaya zorlanıyor. Kronik hastalık takibini önemsiyoruz denilerek kime hizmet ettiği bilinmeyen HYP sistemine veri girilmesi şart koşulup kabul etmeyenler sözleşme feshi ile tehdit ediliyor” dedi.

“SONUÇ ALINCAYA KADAR DEVAM EDECEĞİZ”
Aile Hekimliği Çalışanları Sendikası (AHSEN) Şube Yönetim Kurulu Üyesi Filiz Birtane, de “Sağlık Bakanlığını bir kez daha uyarıyoruz sorun yumağına dönüşmüş sağlık sistemini; halkla hekimleri ve sağlık çalışanlarını karşı karşıya getiren, performansa dayalı ödeme ve taşeronlaşma ile sağlığı piyasalaştıran, bilimsel yaklaşımdan uzak kanun ve yönetmelikler ile düzeltemezsiniz. Bizlerin, sağlık emek meslek örgütlerinin görüşlerini ve önerilerini dikkate almayarak, yok sayarak ne halk sağlığını geliştirebilirsiniz ne de sağlık emekçilerinin sorunlarını çözebilirsiniz. Sağlıklı bir toplum, iyi çalışan bir sağlık sistemi için daha önce de dile getirdiğimiz beş talebimizin hayata geçirilmesi yeterlidir. Bunları sürekli olarak hatırlatmaya devam edeceğiz: 1. Kamusal bir hizmet olan birinci basamak sağlık hizmetlerinin fiziki ve tıbbı donanımı ve aile sağlığı merkezleri binaları kamu tarafından sağlanmalıdır. 2. Halkımıza nitelikli bir sağlık hizmeti sunabilmemiz için yeterli zaman ve olanak sağlanmalıdır. Koruyucu sağlık hizmetlerinin öncelendiği ve ekip anlayışını gözeten bir sistem inşa edilmeli Aile Sağlığı Merkezi sayısı hekim başına 2 bin nüfusu aşmayacak şekilde artırılmasıdır. 3. Aile Hekimliği’nde güvencesiz ve kadrosuz istihdamı olmamalıdır. Aile sağlığı merkezlerinde nüfus yapısına göre yeterli hemşire, ebe, teknisyen görevlendirilmelidir, Aile Hekimleri işveren olmamalıdır. Aile Sağlığı çalışanlarına ödenecek ücret Aile Hekiminin çalışma kriterleri ile değil kendi mesleki sorumluluklarına göre düzenlenmeli, Kanun değişikliği gerektiren tavan ücreti katsayısı artırılmalıdır. 4. Aile Sağlığı Merkezlerinde çalışan sağlık emekçilerine emekliliğe yansıyacak tek kalemden oluşan, insanca yaşamaya yetecek düzeyde, izin kullandıklarında, hastalandıklarında, çocuğu olduğunda veya ailesinden biri öldüğünde kesilmeyecek maaş ödenmelidir. 5. Sağlıkta şiddeti artıracak düzenlemeler değil şiddetin önlenmesini sağlayacak etkin ve caydırıcı tedbirler alınmalı, etkili şiddet yasası çıkarılmalı ve sağlık çalışanlarının can güvenliği sağlanmalıdır. Sağlık emek meslek örgütleri olarak üretimden gelen gücümüzü kullandık ve bu hafta boyunca iş bıraktık. Bizler bu eylemlerle meslek onurumuza sahip çıkarken halkımızın sağlık hakkını da savunduk. Taleplerimiz sadece kendi haklarımız için değil halkımızın eşit, ücretsiz, erişilebilir ve daha nitelikli bir sağlık hizmeti almasını sağlamak için önemlidir. Eylemlerimize halkımızın da desteğini gördük ve görmeye devam ediyoruz. Taleplerimiz gerçekleşene kadar çeşitli eylem ve etkinliklerle sağlık otoritesini harekete geçme konusunda zorlamaya devam edeceğimizi, sonuç alıncaya kadar vazgeçmeyeceğimizi tüm kamuoyuna bildiriyoruz” diye konuştu.
Haber: Erkan Ekşi
GÜNCEL
05 Haziran 2026GÜNCEL
05 Haziran 2026GÜNCEL
05 Haziran 2026GÜNCEL
05 Haziran 2026GÜNCEL
05 Haziran 2026GÜNCEL
05 Haziran 2026MARMARA BÖLGESİ
05 Haziran 2026