6.6’lık kabusu anlattı

02.11.2020 09:58

Arkadaşlarını ziyaret için gittiği İzmir’de 6.6 büyüklüğündeki yıkıcı depreme yakalanan Edirneli Can Eker, yaşanılan korku dolu anları gazetemize anlattı. Eker, “O denli büyüktü ki İzmir sanki ayaklarımın altından gitti geldi” dedi.

6.6’lık kabusu anlattı

Edirne’nin Şükrüpaşa mahallesinde oturan Can Eker, arkadaşlarını ziyaret için gittiği İzmir’de 6.6 büyüklüğündeki yıkıcı depreme yakalandı. Arkadaşları ile birlikte yaşadığı korku dolu anları ve deprem sonrası yaşananları gazetemize anlattı.

“DEPREMİN ŞİDDETİ ÇOK BÜYÜKTÜ, İZMİR AYAKLARIMIN ALTINDAN GİTTİ GELDİ”

Geçtiğimiz Çarşamba akşamı Edirne’den kendi aracı ile  arkadaşımı ziyaret için İzmir’e gittiği belirten Eker, “Dün itibariyle (Cuma günü) arkadaşımın evi olan Bornova’da, biz Alsancak’ta depreme yakalandık. Depremin şiddeti gerçekten çok büyüktü. Otoparktaki araçların yerinden oynadığına şahit oldum. O denli büyüktü ki İzmir sanki ayaklarımın altından gitti geldi. Böyle bir deprem yaşadık ”dedi

“EVDEN BATTANİYE ALIP HEMEN TOPLANMA ALANINA GİTTİK”

Kendilerinin enkaz altında kalmadıkları için şanslı olduğunu ancak kendi evlerinde deprem sonrası çatlaklar oluştuğunu ve hemen toplanma alanına yöneldiklerini söyleyen Can Eker “Biz Alsancak’ta depreme yakalandık. Halk tamamen evleri boşaltıp aşağı indirler. Alsancak’ta o sırada panik halindeyken büfeye girip su falan aldık. Büfecinin söylediği şöyleydi: Alsancak bölgesinin daha önce altı deniz olup doldurulduğu için biraz riskli yer olduğunu söyledi. Biz oradan uzaklaşmak istedik ama Bornova’ya dönemedik. Çünkü Bornova’da enkazların olduğu sırada trafik tamamen kilitliydi. Biz deprem anından 3-4 saat sonrasına Bornova’ya geçebildik. Eve geldiğimiz sırada evde televizyonun yere düştüğünü, binada çok büyük olmasa da küçük bir çatlağa şahit olduk. Televizyon düşmüştü, mutfakta taba, çanak düştüğünü gördük. Biz fazla evde vakit harcamadık. Battaniye falan aldık yanımıza ve duyum olarakta Bornova Stadyumunda toplanma alanı olacağını duyduk. Daha sonra oraya gittiğimizde orası UMKE Arama Kurtarma ekiplerinin toplanma alanı olduğunu öğrendik. Çünkü enkazlara çok yakın mesafede toplanma alanı. Enkaz bölgesine gidip gelme yeri olduğunu öğrendik. Daha sonra Aşık Veysel Bölgesi’nde çadırların kurulduğunu duyduk. Oraya geçtik. Burada AFAD Ekipleri, Askeri Birlikler, Kızılay gibi kurumlar vardı. Onlarında yoğun bir çalışması vardı” dedi.

“DEPREM TELAŞI İLE KORONADA UNUTULMADI”

Depremin yaşattığı korkunun yanı sıra korona sürecinin unutulmadığı, tüm vatandaşlara kurumlar tarafından temiz, yeni ürünler temin edildiğini söyleyen Eker “Geldiğimiz gibi hemen bize bir çadır ayarladılar. Çadırlarımıza geçtik ama bu tabi ilerleyen saatlerde oldu. Daha sonra tırlar geldi, yataklar getirildi. Bir taraftan korona sürecindeyiz, korona virüsten dolayı da endişelerimiz vardı. Gelen yataklar, daha sonra sabaha karşı battaniye getirdiler. Bunların hepsi paketli ürünler, hijyen açısından o da içimizi rahat ettirdi. İnsanlar telaşlı olmasına rağmen aralarındaki mesafelere dikkat etmeleri, çadırların mesafeli şekilde kurulması da gözümden kaçmadı. O da güzel bir şeydi” dedi

“İZMİRLİLER BU DENLİ İLK DEFA SALLANDIKLARINI SÖYLEDİLER”

Sabaha kadar uyku uyuyamadığını söyleyen Eker kurumların yemek çadırları kurduğunu ve gıda ürünlerini eksik etmeden dağıttıklarını söyleyerek “Burada güzel bir çalışma oldu ama dün geceden beri durumun şokunu atlatmış değiller. Ben Edirne’den İzmir’e geldim ama İzmir’de yaşayan insanlardan duyduklarımız kadarıyla İzmir’in zaten hep sallandığını, deprem yaşadığını fakat bu denli bir depremi yaşamadıklarını, bu denli sallanmadıklarını duyduk. Onun telaşı hala sürüyor. Bugün sabaha kadar zaten ben uyku uyuyamadım. Sabah 8.30 sırlarında 5 şiddetinde bir deprem oldu. Depremi de ben az bir şey hissettim. Sonrasında Kızılay’ın yemek çadırları kurulduğunu, İzmir Belediyesi’nin gevrek, süt, meyve suyu, tost dağıttı. Mamak Belediyesi, Çeşme Belediyesi, Manisa Belediyesi burada. Belediyeler burada gıda yardımında bulunuyorlar. Bazı firmalarında deprem zedelere gönüllü olarak ücret karşılığı beklemeden yemek dağıttığını duyduk. En azından çok şükür burada büyük bir çalışma oldu. Herhangi bir susuz, gıdasız kalmadık”dedi.

“HERKES HALA TEDİRGİN”

Çadırların gelmeye devam ettiğini, kendilerinin de telefon şarjlarını idareli kullandıkları için çok fazla bilgi öğrenemediklerini söyleyen Eker “Sabah ben simit ve çay almaya gittim. Geldiğimde o sırada çadırları dezenfekte ettiler. Burada çalışmalar devam ediyor zaten. Hala askeri birlikler burada. Dün geceden beri çadırlar gelmeye devam ediyor. Bölge tamamen çadır altına alınmış gibi.  Şu an insanlarda hala bir tedirginlik var çünkü artçıların bu kadar çok olması da etkili. Yine sabah 8 buçukta 5 şiddetinde depremin olduğu söyleniyor. Biz telefonlardan takip edemiyoruz. Çünkü şarjımızı da idare etmeye çalışıyoruz. 5.1 şiddetindeki sabaha karşı depremden sonra insanlar hala tedirginlik devam ediyor. Evlerine gitme konusunda kararsızlar. Kimi insanlar zaten yakınlarında konaklamayı tercih ediyorlar. Psikolojik olarak genel anlamda bir tedirginlik hala hakim ”dedi.

“KURUMLARIN DURDUĞUNU HİÇ GÖRMEDİK”

Korona virüsün kendilerini tedirgin etmesine rağmen kurumların çadırları, lavaboları sürekli dezenfekte ettiklerini, tüm görevlilerin hiç durmadığının altını çizen Can Eker “Kurumlar burada gerçekten yardım sever. Burada herhangi bir şekilde soru yönelttiğimiz zaman ellerindeki işleri bırakıp yardımcı olmaya çalışıyorlar. Kurumların ve gönüllülerin dün geceden beri durduğunu görmedik. Hatta şu anda ekstra elektrik çekimleri var. Elektrik hatları döşüyorlar. Acil iletişim araçlarının geldiğini de gördük. Burada yoğun bir çalışma var, mağduriyet yaşayan bir kişiye rastlamadım, kendimde yaşamadım. Lavabolar konusunda da aşırı titizler. Korona durumunda dolayı bizleri tedirgin ediyor ama lavabolar konusunda çok temizlik, sıvı sabunu, peçete bittiğini görmedim. Hatta sabah tekrar lavaboya gittiğimde birinin temizliğe alınıp diğerinin aktif olduğunu gördüm” dedi.

“DEPREM SONRASI EVLERE GİRMEYİ KİMSE DÜŞÜNMÜYOR”

6.6’lık yıkıcı deprem sonrası kafalarda evlere girme düşüncesi varken, sabah karşı yaşanan 5 büyüklüğündeki artçı depremin herkesi ev düşüncesinden uzaklaştırdığını belirten Eker “Şu an dönme gibi bir şansımız var. Otobüs seferleri, uçak seferleri ile alakalı bilgim yok ama araçlarla dönem sağlayabiliyoruz. Kendi aracımla şu an dönmek istesem dönebilirim. Ama ben daha Salı gününe kadar kalmam gerekiyor. O yüzden buradayım, ulaşım konusunda herhangi bir sıkıntı yok. Şu an ki süreçte eve girmek riskli. Dün olan ki depremden sonra, sabah ki o şiddette bir artçı yaşamamış olsaydık belki eve gitmek düşünülebilirdi ama açıkçası sabah olan depremden sonra buradaki gönüllülerde olabildiğince evlerinize gitmeyin, buradaki imkanlardan yararlanmaya çalışın burada kalın diyorlar. Buradaki imkanlar neyse o şekilde burada kalmaya devam edeceğiz” dedi

“EDİRNE’DE HİÇBİR VATANDAŞIMIZIN BÖYLE BİR DURUM YAŞAMASINI İSTEMEM”

Enkazı bölgesini görünce memleketi Edirne’nin böyle bir şey yaşamasını hiç istemediğini vurgulayan Eker “Gerçekten ben bu çadırların yerine gelirken enkaz bölgesinden de geçtim. Gerçekten çok kötü bir şeydi. Edirne’de asla ve asla böyle bir durumun yaşanmasını istemem. O insanların koşuşturmaları, insanların o yüzlerindeki ifade, çığlıklar çok kötü bir durumdu. Ben Edirne’de hiçbir vatandaşımızın böyle bir şeye maruz kalmasını istemiyorum. Buradaki İzmirli ölen vatandaşlarımız için baş sağlığı, arkada kalan ailelerine sabır, yaralılara da acil şifalar diliyorum” dedi.

 

770x60 Reklam Alanı

İlgili Haberler