DOLAR 46,4627 0.03%
EURO 53,1038 -0.38%
ALTIN 6.254,710,79
BIST 14.729,65-0,03%
BITCOIN 29920380.42228%
Edirne
25°

AÇIK

SABAHA KALAN SÜRE

İş sağlığı ve güvenliği masaya yatırıldı

İş sağlığı ve güvenliği masaya yatırıldı

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen, Edirne Valiliği ev sahipliğinde gerçekleştirilen İş Sağlığı ve Güvenliği İl İstişare Toplantısı Devecihan Kültür Merkezi'nde gerçekleşti.

ABONE OL
25 Haziran 2026 12:26
İş sağlığı ve güvenliği masaya yatırıldı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı okunmasıyla başlayan programa Edirne Vali Yardımcısı Turgut Subaşı, Edirne İl Emniyet Müdürü Muhittin Ayhan, İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürü Erhan Taylan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü’ne bağlı çalışma uzmanları, çok sayıda kurum temsilcisi katıldı.
Toplantıda kamu kurumlarında 1 Ocak 2025 itibarıyla tam anlamıyla yürürlüğe giren 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun uygulanması, sahada karşılaşılan sorunlar, iş güvenliği uzmanları ve iş yeri hekimlerinin sorumlulukları ile çalışanların güvenliğinin artırılmasına yönelik yapılacak çalışmalar ele alındı.

“SOSYAL GÜVENLİK HAKKI ANAYASAL BİR GÜVENCEDİR”

Sosyal güvenliğin anayasal bir hak olduğuna dikkat çeken Edirne Vali Yardımcısı Turgut Subaşı “Türkiye Cumhuriyeti bir sosyal devlet, yine hak ve özgürlüklerden, ekonomik ve sosyal haklar adı altında, Anayasamızın 60. maddesindeki Sosyal Güvenlik Hakkı, en önemli haklardan birisi. Anayasanın düzenlemesi, herkes, Türk toplumunu oluşturan her fert Sosyal Güvenlik hakkına sahiptir. Devlet, bu sosyal güvenlik tedbirini gerçekleştirmek için, gereklileri, önlemleri almak, tedbirlerde bulunmak, teşkilatları kurmakla yükümlüdür. Bu manada sosyal güvenlik alanının en uygulamasını yapan bakanlık ise, bildiğiniz gibi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımızdır. Yine özellikle bu iş sağlığı, iş güvenliği dediğimizde, biz hep şimdiye kadar kamudan ziyade, daha ziyade işçileri anladık. Hatta ben, şu 6331’i ilk okuduğumda, İş sağlığı, iş güvenliği diyor ama, zannediyorum, işçinin sağlığını ve işçinin güvenliğini düzenleyen bir yasa. Halbuki öyle bir yasa değil. Ama, baktığınızda, bu yasanın uygulanması için, sosyal güvenlik alanındaki mevzuatın, iş hukukunun, kavramlarının da çok iyi bilmeniz gerekiyor”dedi

“6331 SAYILI KANUN HEM ÖZLE İŞ YERLERİNİ KAPSIYOR HEM KAMUYU”

6331 sayılı kanunun hem kamu hem de özel sektörü kapsayan yapısına değinen Subaşı “Mesela diyor ki bu yasada, kamu ve özel iş yeri. Kamu, iş yerinin tanımı, kamu hukuku kuralları çerçevesinde, halbuki özel iş yerinin tanımı ve kapsamı ise, iş hukuku kapsamındadır. İkincisi, birisi özeli işveren der, işveren vekili der, kamuda ise yönetici, amir pozisyonunda, kamu kurumu temsilcileri şeklinde geçmektedir. İki farklı kavramları ve müesseseleri, aynı kanun içerisinde meclis ederek, bir birliktelik şeklinde uygulamayı, ilk defa herhalde, Sosyal İş Sağlığı Güvenlik Müdürlüğü bunu gerçekleştirmeye çalışmaktadır. 6331 sayılı kanun 2012 yılında çıkmış Genel Müdürümüzün belirttiği gibi, ama bunun gereklerinin uygulanması kamuda bazı yönleriyle ertelenmiş. Ama bu kanuna bir baktığımızda, hakikaten güzel bir çalışma sistemi var, hem özel iş yerleri kapsıyor, hem kamuyu. Dolayısıyla, bu kanun altında dediğim gibi, özeldeki iş yerinin iş sağlığı ve güvenliği ile kamudaki iş sağlığı güvenliği aynı standartlarda, düzenlenmiş şeklinde”diye kaydetti

“ÇALIŞAN KAVRAMI TÜM İSTİHDAM TÜRLERİNİ KAPSIYOR”

Kanunun en önemli kavramlarından birinin “çalışan” kavramı olduğunu ifade eden Subaşı” Yine, bu kanunda, en önemli kavramlardan birisi, çalışan kavramı geçer. Yani, çalışanların iş sağlığı ve güvenliği der. Halbuki, iş kanunda işçi der, ötekinden memur der, veya kamuda çok çeşit istihdam şekilleri var biliyorsunuz, memurdur, sözleşmeli, personeli, işçidir, 4C’dir, taşeron’dur falan. Ama hep şunu söylüyoruz, çalışanlar kavramı. Yeni bir kavram bu. İş hukukunda veya sosyal güvenlikte girmiş çalışan kavramı ile bir kamu iş yerinde kimi çalıştırıyorsanız o birim de, kime emrediyorsanız, kiminle sevk ve idare yapıyorsanız, onların sağlığı ve güvenliği bu kanun kapsamında düzenlenecektir”şeklinde konuştu

“İSG UZMANLARI VE İŞ YERİ HEKİMLERİNİN SORUMLULUKLARI ARTMALI”

Kamu kurumlarında iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarında bütçe ve personel sorunlarının yaşandığını belirten Subaşı “Daire kurum amirleri bu kanunu tam uygulamak istiyorlar ama bazen bütçe imkanları yetmiyor. Teknik yapı diyor, İSG uzmanı ile sözleşme yapacak çalışsın diye, ödenek istiyor, ödenek gelmiyor. Ya da iş yeri hekimi ile sözleşme yapacak, o da gelmiyor ya da onun ödeneğini bulamıyor. Bu tür şeyleri de mevzuata tam koymak gerekir ki, altta uygulayanlar tereddütsüz ve rahat uygulayabilsinler. Bu kanunda iş yerleri için kamu iş yerleri için özellikle, bu İSG uzmanlığı, iş yeri hekimliği uzmanlığı biz laf olsun diye çalıştırmıyoruz. Onların iş güvenliğine yönelik, risk tespitleri, analizler, raporlamalar yaparak kurum amirini yönlendirip tedbir alınmasını sağlaması gerekiyor. Ve ben şöyle söyleyeyim İSG uzmanları sadece para veren bir kuruluş olmak istemiyorum. İSG uzmanlarına da bir sorumluluk yüklemek gerekiyor. İş kazası olur, İSG uzmanı çok güzel bir rapor yazıyor; iş kusuru ondadır, beştedir. Ama sen alelade, alelade bir görevi ifadeye, sen de tedbir almazsan kaza olursa, sonuçta buradan da sorumlu olurlar. İş yeri hekimi, sadece ücret alan bir hekim statüsünde olmamalıdır. Yani sadece bugünkü poliklinik yapıp reçete yazan bir konumda olursa, o da maksada yönelik yeterli olmayacaktır. Bu manada da onların yükümlülüklerini de bana göre; yani bizim kurum amirlerimizin yükümlülükleri belirlendiği gibi onlarda da net, hassas, özenli görev yapacaklar için görev tanımlarının açık ve net olması gerektiğini düşünüyorum”ifadelerini kullandı

“AMAÇ ÇALIŞANLARI VE KURUMLARI KORUMAK”

İş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin yalnızca çalışanları değil kurumları da koruduğunu belirten Subaşı “Bizim amacımız nedir, bir şeylerde var diyor ki; insanın yaşat ki devlet yaşasın. Yani kamuda çalışan memurların diğer işçiler gibi, güvencesini, kazasız, belasız, rahat bir ortamda belediye yapmasını ya da onun hayatına, fiziki varlığına engel oluşturacak ortamlar varsa onu bertaraf edilmesi için tedbirler almamız gerekiyor ve bu tedbirleri tam uyguladığımızda iş yerimizdeki çalışanları korumuş olduğumuz şüphesizdir. Bir diğer husus ne olabilir? İşletmemizi, kurumumuzu korumuş oluyoruz. Düşünün ki bir iş yerinde, bir kamu kuruluşunda her gün iş kazası oluyor, üç beş kişi yaralanıyor, kayıp oluyor. Onun itibari saygınlığı dışarıda kalabilir mi? İşletmeyi korumuş olur muyuz? Koruyamayız. Dediğimiz gibi iş kazaları, ilgili kuruma maddi ve itibar kaybına da sebep olmaktadır. Saygınlığından zedelemektedir. İnşallah bu alacağımız bugünkü seminerde anlatılanlar da, iş sağlığı ve iş güvenliği konusunda daha bilinçli, daha kararlı, daha organize bir şekilde tedbirlerinizi alıp, çalışanlarımızın beklentilerini mutluluğunu karşılayacak, kazasız belasız bir iş hayatının sürdürülmesine bu seminer daha da fazla katkıda bulunacaktır” diye konuştu

“KAMU KURUMLARI 2025 İTİBARIYLA TAM KAPSAMA GİRDİ”

6331 sayılı Kanun’un gelişim sürecine değinenerek kamu kurumlarının artık kanunun tüm hükümlerine tabi olduğunu belirten İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürü Erhan Taylan “İş Sağlığı Güvenliği mevzuatının kamu kurumlarında eksiksiz hayata geçirilmesi için 81 ilde düzenleyeceğimiz istişare toplantılarımızın ikincisini Edirne’de düzenliyoruz. Öncelikle Sayın Valimize ve ekibine destekleri için şükranlarımı sunuyorum. Bilindiği üzere ülkemiz 2012 yılında İş Sağlığı Güvenliği alanında bir reform süreci başlatarak ilk defa 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile müstakil bir kanuna kavuştu. Bu kanun kamu-özel sektör ayrımı yapmaksızın tüm çalışanları aslında İş Sağlığı Güvenliği açısından bir korumanın bir çatı altında topladı. Ancak çeşitli nedenlerden dolayı 1 Ocak 2025 tarihine kadar 50’den az çalışanı bulunan az tehlikeli sınıfta yer alan iş yerleri ile kamu iş yerleri İş Sağlığı Güvenliği profesyonel görevlendirme yükümlülüğü bakımından bu kanunun dışındaydı. Ancak 1 Ocak 2025 tarihi itibarıyla kamu kurumları kanunun tam anlamıyla kapsamı içerisine girmiş bulunmakta. Biz kamu kurumlarımızın İş Sağlığı Güvenliği alanında yapacağı çalışmaların aslında özel sektörde yapılacak bir önemli çalışmalara öncü olacağını düşünüyoruz. Bu noktada 81 ilde gerçekleştireceğimiz toplantılarla yalnızca bilgilendirme faaliyeti gerçekleştirmeyi değil, sahadaki ihtiyaçları dinlemeyi, tereddütleri gidermeyi, uygulama bilincini güçlendirme ve iyi iyi uygulama örneklerini yaygınlaştırmayı yaygınlaştırma fırsatı olarak görüyoruz. Kamu kurumları sahip oldukları geniş insan kaynağı, hizmet çeşitliliği ve yaygın teşkilat yapısı ile İş Sağlığı Güvenliği alanında özel bir öneme sahip. Tabi biz biliyoruz ki kamu kurumlarında bu kanunun uygulanması ile ilgili bazı zorluklarda yaşandığını biliyoruz. Demin de bahsettiğim gibi bu toplantı ile aslında sahada yaşanan sorunları anlayıp gerekiyorsa bunların mevzuatta düzeltilmesi gereken yanları varsa bunları ele almak istiyoruz. Bu çerçevede sözlerime son verirken ev sahipliği ve destekleriyle bize güç veren Sayın Valimize ve ekibine tekrar teşekkür ediyorum. Kamu kurumlarında İş Sağlığı Güvenliği kültürü ile bütünleşeceğimiz inancıyla hepinizi saygıyla selamlıyorum.”diyerek noktaladı.

Toplantı Uygulama Örnekleri ve Acil Durumlar hakkında sunumlar, kurumlara özgü sorunların dinlenmesi ve çözüm önerileri hakkında soru ve cevap bölümünün ardından sona erdi.

Erkan EKŞİ

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP