Akçay, “Çocuklar LGS’den umudunu kesiyor”

27.07.2022 11:40

Eğitim İş Edirne Şube Başkanı Murat Akçay, LGS rakamlarına göre gençlerin sınava ve adaletine güvenin kalmadığını savunarak, “Çocuklarımız giderek bu sınavdan umudunu kesiyor” dedi.

Akçay, “Çocuklar LGS’den umudunu kesiyor”

Eğitim İş Edirne Şube Başkanı Murat Akçay, LGS rakamlarına göre gençlerin sınava ve adaletine güvenin kalmadığını savunarak, “Çocuklarımız giderek bu sınavdan umudunu kesiyor” dedi.

Eğitim İş Edirne Şube Başkanı Murat Akçay, önceki gün açıklanan LGS yerleştirme sonuçlarına yönelik değerlendirmelerde bulundu.

Akçay,  “MEB sınav merkezi ve ÖSYM çağdaş ülkelerin çok gerisinde kalmıştır. Birçok alanda geçen seneki rakamlara yakın sonuçlar veren 2022 LGS, bozuk sistemde bir yıl boyunca gözle görülür bir iyileşme yapılmadığını da ortaya koymuştur” şeklinde değerlendirmede bulundu.

“ÇOCUKLARIMIZ GİDEREK BU SINAVDAN UMUDUNU KESİYOR”

LGS rakamlarına göre gençlerin sınava ve adaletine güveni kalmadığını dile getiren Başkan Murat Akçay “Milli Eğitim Bakanlığı, Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki yerleştirme sonuçlarını açıkladı. Eğitim-İş olarak tüm boyutlarıyla masaya yatırdığımız bu yılki LGS’ye dair en çarpıcı rakam ve sonuçlar şöyledir: Çocuklarımız giderek bu sınavdan umudunu kesiyor. LGS rakamlarının başlıca söylediği şey, gençlerimizin bu sınava ve adaletine güveni kalmadığıdır. 2022 yılında 8. sınıftan mezun olan 1 milyon 236 bin 308 öğrencinin 1 milyon 31 bin 799’u merkezi sınava katıldı. 2022 LGS’de sekizinci sınıftan mezun olan 204 bin 509 öğrenci sınava girmemiştir. Tercih yapan öğrencilerin sayısındaki düşüş de bunun sağlaması olmuştur. Tercih dönemi sonunda, merkezi sınava katılan 396 bin 595 öğrenci tercih yapmış ve 188 bin 875 (yüzde 18.31) öğrenci tercihleri doğrultusunda sınavlı okullara yerleştirilmiştir. 2020 yılında 571.704 ( yüzde 38,84) öğrencinin yerleştirme için tercih yaptığı dikkate alındığında bu oranın 2022 yılında düştüğü görülmüştür. İmam hatip mezunları bile İHL’leri tercih etmedi LGS rakamları, iktidarın imam hatip dayatmasının geldiği noktayı görmek için de imkan tanımıştır. Sonuçlar, yerleşen tüm öğrencilerin yüzde 67,08’ini oluşturan resmi ortaokul mezunlarının Anadolu imam hatip lisesi dışındaki tüm lise türlerine yerleşen öğrencilerin çoğunluğunu oluşturduğunu göstermektedir. Resmi ortaokul mezunları Anadolu Lisesi ve Fen Lisesine yerleşen öğrencilerin yaklaşık yüzde 70’ini, Sosyal Bilimler Lisesi ve Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesine yerleşen öğrencilerin ise yaklaşık yüzde 80’ini oluşturmaktadır. Anadolu İmam Hatip Lisesine yerleşen öğrencilerin yüzde 42,18’i resmi ortaokul mezunu, yüzde 52,59’u ise imam hatip ortaokulu mezunudur Yani imam hatip ortaokulundan mezun olan çocukların yüzde 47,5’i bir imam hatip lisesinde eğitime devam etmek istememiştir. Binlerce ailenin çıkmazı: ya imam hatip ya özel okul

Bu konudaki önemli diğer bir sonuç, özel ortaokul mezunlarının neredeyse tamamının Anadolu liseleri, fen liseleri ya da sosyal bilimler liselerine yerleşmesidir. Özel ortaokul mezunlarının imam hatip lisesini tercih etmemeleri dikkat çekicidir. Özel ortaokul mezunlarının yerleşen öğrenciler arasında en yüksek oranlarda bulunduğu lise türleri sırasıyla Fen Lisesi (yüzde 21,54) ve Anadolu Lisesidir (yüzde 19,45). Bu sonuçlar, sırf iktidarın imam hatip dayatmasına boyun eğmemek için binlerce ailenin yemeden içmeden kesip çocuğunu özel okula yolladığının da göstergesidir.

Sonuçlar, yerel olarak yerleşen öğrencilerin yüzde 94’ünün ilk üç tercihinden birindeki ortaöğretim kurumuna yerleştiğini göstermektedir. 2021 yılında bu oranın yüzde 92 olması, artan öğrenci sayısına rağmen bu konuda kısmen iyileştirme yapılabildiğini göstermektedir” şeklinde konuştu.

“EN ÇOK TERCİH EDİLEN FEN LİSESİ SONRA ANADOLU LİSESİ OLMUŞTUR”

Fen lisesi ve Anadolu lisesinin en çok tercih edilmesini değerlendiren Akçay, “Lisesinin ilk 3 tercihin gözdesi Fen Liseleri oldu. Doluluk oranları sınavla öğrenci alan lise türlerine göre incelendiğinde, Fen Lisesi, Sosyal Bilimler Lisesi ve Anadolu Lisesi kontenjanlarının tamamen dolduğu görülmektedir. Anadolu İmam Hatip Liselerinde doluluk oranı geçen yıla göre (yüzde 98,27) düşüş göstermiş yüzde 97,18 olmuş,  Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerinin doluluk oranı 2021 yılına (yüzde 76,90) göre önemli ölçüde yükselmiş, yüzde 94,91 olarak hesaplanmıştır. Bu artışı devlet eliyle çocuk işçiliğinin yasal hale getirilmesi olan MESEM’lerin yaygınlaştırılmasına bağlayabiliriz.  İlk yerleştirme sonuçlarına göre merkezi sınav puanıyla öğrenci alan ortaöğretim kurumlarının kontenjanları yüzde 98,4 oranında dolmuş, tam doluluk oranlarına oldukça yaklaşmıştır. 1. tercihinde Fen Lisesini tercih eden öğrencilerin oranı yüzde 31,4’tür. Fen Lisesinden sonra en fazla tercih edilen okul türü Anadolu Lisesi olmuştur.  Sonuç: LGS rakamları göstermiştir ki; eğitim sistemimiz çocuklarımızı geleceğe hazırlamaktan, onların düşlerine ayak uydurmaktan uzaktır.  Yeterli maddi olanakları olmayan öğrenciler ya imam hatip ya da mesleki eğitime yönlendirilirken, maddi olanakları yeterli olan ailelerin çocukları özel okulları tercih etmektedir. Bu piyasalaşma toplumsal barışı tehdit eder hale gelmiştir. Baş öğretmenimiz, ülkemizin kurucusu Atatürk’ün “Eğitimde feda edilecek fert yoktur.” anlayışından paran yoksa sürün anlayışına geçilmiştir. Sınav sadece 8. sınıf öğretim programlarından geliştirilmektedir. Oysa günümüz dünyasında öğrencilerden bazı temel becerileri geliştirmeleri beklenmektedir. Ancak sınav buna yönelik hazırlanmamaktadır. Sadece çoktan seçmeli maddeler sorulmaktadır. Bu da üst düzey becerilerin ölçülmesini oldukça sınırlamaktadır. MEB sınav merkezi ve ÖSYM çağdaş ülkelerin çok gerisinde kalmıştır. Anlaşılması zor sorularla öğrencileri sıralamaya çalışmaktadırlar. Yine görülmüştür ki onca teşvike, dayatmaya, devlet bütçelerinden aslan payıyla beslemeye rağmen iktidarın kendi tabanını hoş etmek için açtığı imam hatip okulları, öğrencilerin de velilerin de kaçtığı kurumlar haline gelmiştir. Birçok alanda geçen seneki rakamlara yakın sonuçlar veren 2022 LGS, bozuk sistemde bir yıl boyunca gözle görülür bir iyileşme yapılmadığını da ortaya koymuştur. Asıl sorun, çocuklarına ve okullarına niteliksiz yakıştırması yapanların niteliğindedir. Çocuklarımızın istediği okullarda, yetenek ve yönelimlerine göre, ailelerinin gelir durumuna bakılmadan, çağın gelişmeleriyle ve değerleriyle iç içe eğitim gördüğü bir Türkiye; Eğitim-İş’in verdiği laik, parasız, bilimsel ve adil eğitim mücadelesiyle yaratılabilecektir” diyerek noktaladı.

770x60 Reklam Alanı

İlgili Haberler