DOLAR 48,43730,24%
EURO 56,2852-0,16%
ALTIN 6.899,33-0,73
BIST %
BITCOIN 3838301-1.41453%
Edirne
26°

PARÇALI BULUTLU

SABAHA KALAN SÜRE

Bir rengin, bir ilmeğin hikayesi Edirne’de buluştu

Bir rengin, bir ilmeğin hikayesi Edirne’de buluştu

Edirne Kırmızısı ile Anadolu’nun geleneksel halı ve kilimleri, “Edirne Kırmızısı’ndan Yağcıbedir Halısına El Dokuma Halı ve Kilim Sergisi”nde bir araya geldi.

ABONE OL
4 Eylül 2026 17:34
Bir rengin, bir ilmeğin hikayesi Edirne’de buluştu
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Edirne’nin köklü kültürel miraslarından Edirne Kırmızısı, Anadolu’nun geleneksel el dokuma halı ve kilimleriyle Rüstempaşa Kervansarayı’nda buluştu. “Edirne Kırmızısı’ndan Yağcıbedir Halısına El Dokuma Halı ve Kilim Sergisi”nin açılışında konuşan Trakya Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Tan, Edirne Kırmızısı’nın doğal boyalarla yeniden kültürel ve ekonomik hayata kazandırılması için yaklaşık 10 yıldır çalışma yürüttüklerini belirterek, serginin bu çabalara önemli katkı sunduğunu söyledi. Anadolu’nun farklı bölgelerinden el dokuma halı ve kilimlerin de yer aldığı sergi, 13 Eylül’e kadar ziyaretçilerini ağırlayacak.

“DOĞAL BOYALARIN ETE KEMİĞE BÜRÜNMÜŞ HALİNİ GÖRÜYORUZ”

Edirne Kırmızısı’nın geçmişten gelen önemli bir kültürel değer olduğunu belirten Trakya Üniversitesi ​Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Tan, “Hakikaten bizim için çok mutlu bir gün. Ekrem Bey’in de dediği gibi Edirne kırmızısının ya da kök boyanın, doğal boyaların ete kemiğe bürünmüş halini bugün burada görüyoruz. Bir halı kilim sergisiyle, çok orijinal bir halı kilim sergisiyle Edirnelilere sunulmuş bir sanat şöleni var bugün burada. Bu yüzden çok mutluyuz. Biz Trakya Üniversitesi olarak yaklaşık 10 yıldan beri, 2017 yılından beri Türk kırmızısını ya da 18. yüzyıldan itibaren söylendiği şekliyle Edirne kırmızısını yeniden hatırlatmak, şehrimizin gündemine katmak, ticaretine ve kültürüne yeniden kazandırmak için yoğun çalışmalar yapıyoruz. Bu çerçevede Edirne Gülü ve Edirne Kırmızısı Uygulama Araştırma Merkezi kurduk üniversitemiz bünyesinde. Ve Nilgün Hocam, teşekkür ediyorum kendisine, çok güzel aktivitelerle bu misyona devam ettiriyor. Bugün burada Yağcıbedir halıları, kilimleri sergisiyle bize çok büyük bir katkı sundu Ekrem Beyler, Dernek Başkanımız. ​Belki Edirne’de kaybolmuş ama Anadolu’nun çeşitli yerlerinde hala dağlardan, meralardan toplanan boya bitkileriyle iplik boyayan ve bunu halıya, kilime dönüştüren bölgelerimiz var. Zamanında Osmanlı’nın başkentlik yaptığı yıllarda da Edirne’de burada böyle bir kültür varmış. Edirne’de 7 tane boyahane, kırmızı renk üreten boyahane varmış ve Edirne boyahaneleriyle ünlü bir Osmanlı şehriymiş. Zaten 92 yıllık başkentliği olan bir başkent kültürü olan bir bürokrasi merkezinde bunların olmaması mümkün değil. Edirne sanatıyla, kültürüyle, bürokrasisiyle bu bölgenin, bu coğrafyanın, Osmanlı coğrafyasının başkentliğini yapmış. Ama zamanla tabii bunu kaybetmişiz. Özellikle göçler, savaşlar, hastalıklar. Bilhassa 93 Harbi’nden sonra Trakya’da bu kültür kaybolmuş. Biz bu kültürü yeniden canlandırmak, yeniden kent kültürüne katmak istiyoruz. İşte bunun gibi sergiler de bu çalışmalarımıza çok büyük destek veriyor, çok büyük güç veriyor. Ben bu yüzden bugün burada aramızda olan, bu sergiyi açan, Edirnelilere bu sanatın bu yönünü tanıtan Ekrem Bey’e, Dernek Başkanımıza çok teşekkür ediyorum. Şehrimize hayırlı olmasını diliyorum” diye kaydetti.

“BİR RENGİN VE BİR İLMEĞİN TAŞIDIĞI KÜLTÜREL HAFIZAYI GÖRÜNÜR KILIYORUZ”

Serginin kültürel hafızanın gelecek kuşaklara aktarılması açısından önem taşıdığını ifade eden Trakya Üniversitesi Edirne Gülü ve Kırmızısı Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Nilgün Becenen, “Bugün burada yalnızca bir sergi açılışını gerçekleştirmiyoruz. Bugün bir rengin, bir ilmeğin taşıdığı kültürel hafızayı hep birlikte görünür kılıyoruz. Edirne’nin tarihinden süzülüp gelen; Edirne’nin kültüründe, Edirne’nin geleneksel üretimlerinin adı olan rengimiz Edirne kırmızısıyla, her bir ilmeğinde sabır olan, her bir motifinde bir hikaye olan, her bir renginde bir kültür olan Yağcıbedir halılarını Osmanlı İmparatorluğu’na başkentlik yapmış; sanatın, bilimin ve kültürün merkezi Edirne’de buluşturuyoruz. İşte bu iki değer, ortak bir hikayede buluşuyor: El emeği, sabır, bilgi ve kültürel hafıza. ​Değerli konuklar, Trakya Üniversitesi Edirne Gülü ve Kırmızısı Uygulama Araştırma Merkezi olarak bir yandan Edirne kırmızısını üretirken diğer yandan da geçmişi korumak, bilgiyi araştırmak, kültürel değerleri belgelemek ve onları yeni nesillerle buluşturmak anlayışıyla çalışıyoruz. Ve Edirne kırmızısını üretirken onun bilgisini, hikayesini ve kültürel değerini geleceğe taşımak istiyoruz. ​Çünkü inanıyoruz ki; bir renk yaşatılırsa kültür olur, bir ilmek geleceğe aktarılırsa gelenek yaşar, bir genç bu mirası yeniden yorumlarsa gelecek kurulur. Ve biz de bu serginin geçmiş ile geleceğimiz arasında böyle bir köprü oluşturmasını diliyorum” diye kaydetti.

“EDİRNE KIRMIZISI İLE SAKA TÜRKLERİNİN MİRASINI BULUŞTURUYORUZ”

Edirne Kırmızısı’nın Anadolu’daki geleneksel halı dokumacılığıyla buluşmasının önemine değinen Balıkesir Sındırgı Yağcıbedir Halıcı Derneği Başkanı Ekrem Yavaş, “Edirne’de bulunmaktan, yani burada Sultanlar Şehri’nden, Serhat Şehri’nden, başkentten bütün Anadolu’ya, bütün insanlığa selam olsun diyorum. Edirne Kırmızısı gibi çok değerli bir ürünün, yani Türk Kırmızısı olarak biz daha çok adlandırıyoruz ve bugün onun merkezinde olmak bizlere çok mutlu etti. Ve biz aslında köklerimizi arıyoruz. O köklerden birisi de bugün Edirne Kırmızısı. Biz bunu aslında Anadolu’da ‘Yedi Dağın Çiçeği’ diye her bir bölgede farklı bir şekilde Rubia adlı bir bitkiyle kullanıldığını biliyoruz. Ama şunu bilmek lazım ki bunun ete kemiğe bürünmüş halini görmek güzel bir hadise. Bu da bizde var zaten. Çünkü dünyanın bilinen ilk halısı şu arkada gördüğünüz Pazyryk Halısı. 3 bin yıl önce dokunmuş, yani milattan önce 500’lü yıllarında dokunmuş, Saka Türkleri tarafından dokunmuş bir halının replikası o. Ve o halının düğüm tekniği; Türk düğümü, kullanılan malzeme; yüne yün, atkısı çözgüsü yün olan bir ürün ve şu yan tarafta gördüğünüz de Yağcıbedir Halısı. İşte bu Yağcıbedir halısında kullanılan renkler de Rubia. Yani rengi Edirne’den, deseni Saka Türklerinden, ilmeği ta Saka Türklerinden olan bir halıyı bugün aslında Edirne’de buluşturmuş oluyoruz. Ben inanıyorum ki burada sadece tabii ki Yağcıbedir Halısı yok. Bunun yanında Anadolu’nun farklı bölgelerindeki Kayseri’nin Bünyan Halısı, Antalya’nın Döşemealtı, Taşpınar Halısı Aksaray bölgesinin, Niğde bölgesinin Bergama Halısı burada farklı bölgelere ait halılar sergileniyor. Hem alım yapmak isteyen, evini böyle bir hikayesi olan ürünle bezemek isteyen bütün Edirnelilere, Trakyalılara sergimiz 14’üne kadar açık. Bugün itibarıyla başladık, inşallah ayın 14’üne kadar burada yer alacak. Burada yaptığınız her alışveriş aslında Sındırgı bölgesindeki, Türkiye’de şu anda halının dokunan tek yeri olan belki, o bölgedeki Yörük kadınlarına destek vermiş oluyorsunuz” diye noktaladı.

Haber: Erkan Ekşi

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP