DOLAR 48,46470,02%
EURO 56,39410,10%
ALTIN 6.783,89-0,05
BIST %
BITCOIN 3817934-0.66317%
Edirne
24°

AÇIK

SABAHA KALAN SÜRE

Büyük Zafer’in 104. yıl gururu

Büyük Zafer’in 104. yıl gururu

Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk komutasındaki Türk ordusunun 26 Ağustos’ta başlayıp 30 Ağustos’ta zafer ile sonuçlanan Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi, dünya tarihinin gördüğü en büyük kahramanlık destanlarından biri olarak tarihe geçti. Türk’ün anlı şanlı tarihimize zafer yazdığı 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104’üncü yılı Edirne’de büyük bir coşku ve gururla kutlandı.

ABONE OL
31 Ağustos 2026 15:29
Büyük Zafer’in 104. yıl gururu
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Kentte, 30 Ağustos 1922’de Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile Türk’ün anlı şanlı tarihimize zafer yazdığı 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104’üncü yılı büyük bir coşku ve gururla kutlandı.

Atatürk Anıtı’nda düzenlenen tören Edirne Valisi Yunus Sezer, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Mahmut Sert ve Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan’ın anıta çelenk sunması ile başladı. Çelenk sunumu sonra saygı duruşunda bulunularak İstiklal Marşı okundu.

TEBRİKLERİ KABUL ETTİLER

Atatürk Anıtı’ndaki törenin ardından Edirne Valisi Yunus Sezer, beraberinde Garnizon Komutanı Tuğgeneral Mahmut Sert ve Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan valilik makamında tebrikleri kabul etti.

HALKIN BAYRAMINI KUTLADILAR

30 Ağustos Zafer Bayramı kutlama töreni daha sonra Atatürk Bulvarında devam etti.  Burada tören arabasına binen Vali Sezer, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Sert ve Belediye Başkanı Gencan halkın bayramını kutladı. Ardından Belediye Bandosu eşliğinde İstiklal Marşı seslendirildi.

“TÜRK ULUSU BU MEYDANDAN DA ALNININ AKIYLA ÇIKMIŞTIR”

Günün anlam ve önemini vurgulayan konuşmayı gerçekleştiren Topçu Teğmen Sena Demirel, “Bugün Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasına temel teşkil eden 30 Ağustos 1922’de kazandığımız Büyük Zafer’in 104. yılını ulusça kutlamanın haklı gurur ve heyecanını yaşıyoruz. Asil Türk milleti, kahraman Türk ordusuyla birlikte varlığına ve vatanına kastedenlere karşı 104 yıl önce bugün, kahramanlık ve şeref dolu tarihinden aldığı kudretiyle yeniden dirilerek topyekun bir varoluş mücadelesi sonucunda eşine az rastlanır bir zafer kazanmıştır. Aziz yurduna ve bağımsızlığına göz diken kuvvetler karşısında Türk ordusunun ortaya koyduğu eşsiz bir eser olan bu zaferin her safhası tek tek düşünülmüş, hazırlanmış ve yönetilmiştir. 1900’lü yılların başlarında meydana gelen büyük devletler arasındaki çıkar çatışmaları, dünyada gelişen 2. sanayileşme gibi gelişmeler sonucunda, 1. Dünya Savaşı yolunda müttefiklerin aldığı ağır yenilgiler sonucu Mondros Mütarekesi imzalanmıştır. İmzalanan anlaşma ile bin yıldır üzerinde kan dökerek, can vererek yurt edindiğimiz Anadolu toprakları, o dönemin büyük devletleri ve onların maşaları tarafından işgal edilmiş, ayrıca tarihimize kara bir leke olarak geçen anlaşma da ulusumuza dayatılmıştır. İşgal güçleri girdikleri her yerde adeta tarihi hükümlerini hiçe sayarak kadınlarımıza, yaşlılarımıza ve çocuklarımıza dünyada eşine az rastlanır zulüm ve hakaretlerde bulunmuşlardır. İşte böylesine bir ortamda Mustafa Kemal Paşa ve dava arkadaşları bağımsızlık ateşini yakarak “Ya istiklal ya ölüm” parolasıyla aydınlık bir yol aralamışlardır. Bu bağımsızlık ve aydınlık mücadelesinin ilk hedefi, son nefese kadar düşmanı güzel ve kutsal vatanımızdan atmak şeklinde belirlenmiştir. Özellikle Sakarya Meydan Muharebesi de hedefimize ulaşmakta olduğumuzu, milletimizin istiklali uğruna kanının son damlasına kadar mücadeleye devam edeceğini ispatlamıştır.

Artık dünyanın en kahraman savaşçı milletine düşen görev, düşmana son darbeyi vurmaktır. Mustafa Kemal Paşa’nın Başkomutanlığı altında Türk kuvvetleri, düşmanı beklemediği bir yerden taarruza geçerek stratejik sahada düşmanı aldatmayı başardı. Avrupalıların 5-6 ayda geçemez dediği mesafeyi 3 günde geçerek 30 Ağustos’a gelindiğinde düşman kuvvetlerinin önemli bir bölümünü imha etti. Biz bu büyük zaferle düşmana son darbeyi de vurduk. Ardından icra edilen saha içindeki harekatıyla da 9 Eylül’de düşman İzmir’den denize döküldü. Dünya, Büyük Taarruz için şu ifadeyi kullanmıştır: “Türkler yüzyıllar önce yine parlak bir imha darbesi kazandılar.” Bu muharebelerde Türk ordusu, çok kısa bir sürede kendisinden üstün düşman kuvvetlerinin büyük bir bölümünü imha etmiştir. Askeri açıdan bir diğer önemli husus da bir ordunun 10 günde 500 kilometrelik mesafeyi yaya olarak ve savaşarak katetmesidir. 30 Ağustos’un gerçek anlamını ve önemini, Büyük Zafer’in 2. yıl dönümünde Dumlupınar’ın Çal Tepesi’nde yapılan törende Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün verdiği sözlerde görüyoruz. “Hiç şüphe etmemelidir ki Türk Devleti’nin, genç Türk Cumhuriyeti’nin temeli burada atıldı. Bu sahada akan Türk kanları, bu göklerde uçuşan şehit ruhları, devlet ve cumhuriyetimizin ebedi muhafızlarıdır.” Harpler yalnız karşı karşıya gelen 2 ordunun çarpışması değildir.

Meydan muharebesi, milletlerin bütün varlığı, bilim ve fen alanlarındaki yükselmeleriyle, ahlaklarıyla, kültürleriyle, kısaca bütün maddi ve manevi şiddet ve faziletleriyle çarpıştığı bir imtihan meydanıdır. İşte kazanılan zaferin muhteşem sorumlusu, harbin kadın, çocuk, yaşlı demeden milletçe topyekun bir savaş olarak icra edilmiş olmasıdır. Türk ulusu bu meydanda da Ulu Önder’inin liderliğinde alnının akıyla çıkmayı başarmıştır. Türk tarihine altın harflerle yazılan bu zaferin günümüze kadar yansıyan çok önemli siyasi ve askeri sonuçları olmuştur. Ve bu sonuçların günümüze de yansımakta olduğu gözlenmektedir. Bu zaferle Türk ulusunun son neferine kadar yok edilmedikçe Türk’ün istiklalinin elinden alınamayacağı, Türklerin yalnız askeriyle değil, milletiyle topyekun olarak savaştıkları bir kere daha açıklanmıştır. Bugün dünyanın sayılı askeri güçlerinden birisi olan silahlı kuvvetlerimiz her zaman, her yerde ve her şeye hazırdır. Bu kutsal gün vesilesiyle ulusça Başkomutanımız ve Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere dava arkadaşlarını ve aziz şehitlerimizi rahmetle anıyor, hatıraları önünde bir kez daha saygıyla eğiliyor, şükranlarımızı sunuyoruz. Ruhları şad olsun” diye noktaladı.

Teğmen Demirel’in konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Zafer Bayram’ı mesajı okundu. Ardından Edirne Belediyesi halk oyunları ekibi hazırladığı gösteriyi sergiledi.

30 Ağustos Zafer Bayramı geçit töreni 54. Mekanize Piyade Tugay komutanlığı sancağının geçişi ile başlarken, askeri birlikler, emniyet, jandarma, gaziler, kamu kurumlarının araç geçişi ile tören sona erdi.

Törene Edirne Milletvekilleri Fatma Aksal, Ahmet Baran Yazgan, Ediz Ün, Cumhuriyet Başsavcısı Tuğan Sarıca, Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Hatipler, Edirne Baro Başkanı Av. Gökhan Karakoç, kurum müdürleri, siyasi parti ve STK temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katıldı.

Haber: Erkan Ekşi

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP