Görenler hayran kalıyor

14.10.2020 10:45

11 yaşında ablasının kendisine verdiği bir gemi maketi ile diorama sanatı ile tanışan (üç boyutlu modelleme) 52 yaşındaki Hüseyin Ülker, yaptığı tarihi alanların minyatürü ile herkesi kendine hayran bırakıyor.

Görenler hayran kalıyor

11 yaşında ablasının kendisine verdiği bir gemi maketi ile diorama sanatı ile tanışan (üç boyutlu modelleme) 52 yaşındaki Hüseyin Ülker, yaptığı tarihi alanların minyatürü ile herkesi kendine hayran bırakıyor.

40 yıl önce merak sardığı diorama sanatı ile tarihe tutkunluğunu da ortaya çıkaran Hüseyin Ülker, Kurtuluş Savaşı’ndan, Sakarya Meydan Muharebesi’ne, Çanakkale Savaşı’ndan, Güneydoğu Harekatı’na kadar birçok tarihi an ellerinde tekrar hayat buluyor.

Yaptığı birçok eseri paylaşmayı sevdiği için bağışladığını belirten Ülker, İstanbul’da bulunan Türkiye’de ki eserleri barındıran MiniaTürk’ün, 2000 yılında Edirne’de yapılmasını ilk fikri kendisi verdiğini ancak kabul görmediğini söyledi.

“DİORAMAYA 11 YAŞINDA BAŞLADIM”

Ablasının verdiği bir uçak ile dioroma sanatına başlayan Hüseyin Ülker “Herkesi kendisine hayran Diorama 3 boyutlu sahne demek. Var olup ya da yapılmak istenilen tarihi canlandırma sanatı. Bu dünya konsepti o kadar zengin ki. İstenilen her şey yapılabilir. Maliyeti işin içerisine çok küçük paralar. Daha önceden 11 yaşında ablamın bana verdiği bir gemi ile başladım. Geminin ismini Alman Otto von Bismarck’tan alıyor. Bismarck benim için Atatürk gibi çünkü Bismarck Almanları bir araya getiren bir adam. Atatürk de Bismarck gibi bizi bir araya getirdi. Atatürk gibi bir şahsiyeti vatandaşlarımız putlaştırıyor. Ben Atatürk’ün vizyonunu, hedefini ve göstermiş olduğu çizgisinde yürüyen bir insanım. Atatürk benim için hiçbir zaman ölmeyecek” dedi.

“40 YIL ÖNCESİNDEN BİLE PARÇA VAR”

İlk dioramaya babası ile yaptığı bir uçağı tamir ederek başladığını dile getiren Ülker “Bağışladığım büyük sahne toplam 15 tane. Şuan da burada 400 tane var. 40 yıl öncesinden bile parça var. Rahmetli babam ile beraber yaptığımız bir uçak var. Efsane bir uçak. Bu uçağın anısı ben okuldan eve döndüğümde parçalanmış halde bulmuştum. Sonra kendim elime aldım babam ile düzelttim. Bu uçak 38 yıl önceden kalma bir şey. Türkiye’de de mevcut bu parçalar. Ama genelde yurt dışından alıyoruz. Hem fabrikasyon var hem kendi yaptıklarım var. Burada olanların yüzde 60’ı el yapımı. Yüzde 40’ı ise sadece hazır kit olarak geliyor. Yapılacak, sahneye göre parça tedarik ediyorum ”dedi.

“YÜZDE 80’İNİ BAĞIŞLIYORUM”

Yaptığı eserlerin içerisindeki birçok malzemeyi doğadan topladığı ürünlerle birleştirdiğini, yaptığı eserlerin çoğunu paylaşmak için bağışladığını ifade eden Ülker “Bazen bir sahnede kullanılacak malzemeyi alıyorum. Kendim bunun benzeri prototipini yaparak sahnede yaşatıyorum. Aldığım ürünlerin yüzde 80’e varanını bağışlıyorum. Bende efsane Nuri Demiral’ın uçağı var. Bunları sahne canlandırarak bağışlayacağım. Çünkü elimde durmasının bir anlamı yok herkes ile paylaşmak istiyorum” dedi.

“ESKİ DEĞERLERİMİZİ YAŞATIYORUM, TARİHE TEKRAR CAN VERİYORUM”

Eski tarihi, yoğun emek harcadığı Diorama sanatıyla yaşattığını vurgulayan Ülker “Unutulan değerler silinip gidiyor. Ben Dumlupınar’ı da yapmak istiyorum. Fazla dramatikliğe girmek istemiyorum. Eski değerlerimize sahip çıkmalıyız. Dini ayetlerden örnek vereyim Bakara Suresi sayfa 26 ayet 154 ‘Allah yolunda ölmüş olanlara ölü bilmeyiniz. Onlar daima diridirler. Biz ölmüş şehitlerimize sahip çıkmayıp unutursak ne oluyorlar? Ben bizim topraklarımız için şehit olanlara vefa borcumu ödemeye çalışıyorum”dedi.

770x60 Reklam Alanı

İlgili Haberler