“Kadına Yönelik Şiddet İnsan Hakları İhlali”

25.11.2021 21:44

Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü nedeniyle bir araya gelen Edirne Kadın Dayanışması üyeleri, Kadına Yönelik Şiddetin İnsan Hakları ihlali olduğuna dikkat çekerek, “Haklarımızdan, hayatımızdan ve İstanbul Sözleşmesinden vazgeçmeyeceğiz” dediler.

“Kadına Yönelik Şiddet İnsan Hakları İhlali”

Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü nedeniyle bir araya gelen Edirne Kadın Dayanışması üyeleri, Kadına Yönelik Şiddetin İnsan Hakları ihlali olduğuna dikkat çekerek, “Haklarımızdan, hayatımızdan ve İstanbul Sözleşmesinden vazgeçmeyeceğiz” dediler.

Atatürk Anıtı önünde bir araya gelen Edirne Kadın Dayanışması üyeleri Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü nedeniyle açıklamada bulundu. Yakalarına mor fiyonk takan kadınlar burada anıta çenek sunarak ardından İstiklal Marşımızı okudular.

Grup adına konuşan Selin Güzelli, Kadına Yönelik Şiddetin İnsan Hakları ihlali olduğunu belirterek, Ülkemizde aile içinde veya sokakta, otobüste, okulda, yuvada şiddet olayları her geçen gün daha da artırıyor. Önlem alınmıyor. Mağdur korunamıyor. Bir insan hakları ihlali olan kadına yönelik şiddet önlenemiyor. Erkekler kadınlara yönelik sistematik şiddetin  “hoşgörülen ve desteklenen tetikçileri” haline geliyorlar. Kazanılmış haklara yönelik saldırılar tüm şiddetiyle devam ediyor. İstanbul Sözleşmesi yaşatır dememize dahi tahammül edilmiyor. Şiddeti zihniyet değişikliği önler” dedi.

Kadınların sırtındaki ev ve bakım yükleri giderek arttığını ve kadınların daha da bağımlı hale getirildiğini belirten Güzelli, “Yoksulluğu kontrol altına almaya, yoksulluk nedeniyle yaşanabilecek patlamalara “aile”yi ayakta tutarak engel olunmaya çalışılıyor. Çocuk yaşta evlilikler özendiriliyor, kolaylaştırılıyor, nafaka hakkı gasbedilmek isteniyor, boşanmalar zorlaştırılmaya çalışılıyor, şiddet meşrulaştırılıyor. Sadece aileyi ayakta tutmaya çalışarak şiddet önlenemez. Şiddeti zihniyet değişikliği önler. Zihniyet değişikliği olmadıkça; şiddeti, istismarı önlemek mümkün olmayacak aksine giderek yoğunlaşacaktır. Kararlı bir devlet politikasıyla “toplumsal cinsiyet eşitliği” yolunda zihniyet değişikliğinin sağlanması gerekmektedir. Bunun için en akılcı çözüm İstanbul Sözleşmesini yok etmek yerine uygulamaktır” dedi.

Kadına yönelik şiddetin önlenmesi ve nihayetinde son bulması toplumsal barışı ve refahı ardından getireceğini belirten Güzelli şunları söyledi;

“Bu nedenle; Devletin kadınlara yönelik her türlü şiddet eylemini açık bir şekilde kınamasını ve cinsiyetçi dil, eylem ve uygulamalardan uzaklaşmasını, elindeki gücü kadını korumak için kullanmasını, Cinsiyetçi ve kadın erkek eşitliğini hükümsüz kılan yasal düzenlemelerin ve uygulamaların kaldırılmasını, konu ile ilgili çalışmaların, kadın örgütleriyle birlikte hayata geçirilmesini, Kadına yönelik şiddet eylemleri nedeni ile yargılanan erkeklere “haksız tahrik indirimi” ve “iyi hal indirimi” uygulamaktan vazgeçilerek uluslararası sözleşmeler hükümlerinin de dikkate alınarak caydırıcı yaptırımlar getirilmesini, Aile içi şiddeti ve genel olarak kadın ve çocuklara yönelik şiddeti önlemek için iç hukuk normlarının ve Anayasal düzlemde korunan İstanbul Sözleşmesinin uygulanabilirliğinin sağlamasını, Kadınların ekonomik özgürlüğünün sağlanmasını ve fırsat eşitsizliğinin ortadan kaldırılması için kreş, sosyal güvenlik, parasız eğitim ve parasız sağlık gibi haklardan yararlanılmasının sağlanmasını, Eğitim, basın-yayın gibi alanlarda kadınları aşağılayan cinsiyetçi söylemlerden vazgeçilerek, kadını önceleyen politikalar üretilmesini, Kadına yönelik şiddetin önlenmesinde bu alanda çalışan kadın örgütleri, meslek odaları ve uzmanlık derneklerinin uzun yıllardır biriktirdikleri bilgi ve deneyimlerden yararlanılmasını ve bir insan hakları ihlali olan bu suçun artık durdurulmasını istiyoruz. Bu durum son bulana dek; Sessiz kalmayacağız, haklarımızı ve emeğimizi savunacağız. Haklarımızdan ve hayatlarımızdan vazgeçmeyeceğiz. İstanbul Sözleşmesinden vazgeçmeyeceğiz” dedi.

770x60 Reklam Alanı

İlgili Haberler