DOLAR 47,5967 0.06%
EURO 54,9734 -0.08%
ALTIN 6.489,59-0,10
BIST 13.798,820,70%
BITCOIN 3065534-0.5%
Edirne
33°

AÇIK

SABAHA KALAN SÜRE

Maratonun ödülü bu kez bir sanat eseri

Maratonun ödülü bu kez bir sanat eseri

6 Eylül'de gerçekleştirilecek 11. Uluslararası Edirne Yarı Maratonu öncesinde düzenlenen tanıtım toplantısında, organizasyona bu yıl damga vuracak el yapımı çini madalyalar kamuoyuna tanıtıldı.

ABONE OL
6 Ağustos 2026 16:49
Maratonun ödülü bu kez bir sanat eseri
0

BEĞENDİM

ABONE OL

6 Eylül’de gerçekleştirilecek 11. Uluslararası Edirne Yarı Maratonu öncesinde düzenlenen tanıtım toplantısında, organizasyona bu yıl damga vuracak el yapımı çini madalyalar kamuoyuna tanıtıldı. Balkan Ülkeleri Dostluk Grubu Spor Kulübü Derneği (BÜDDER) Başkanı Önder Akdağ, 11. yıla özel hazırlanan madalyaların Kültür Bakanlığı Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı ve Çini Sanatçısı Ömür Canpolat’ın öncülüğünde sanatçılar tarafından tek tek elde üretildiğini belirterek, Edirne kırmızısı, lale figürleri ve kentin simge yapılarını taşıyan her madalyanın sanatçısının imzasını ve özgün renklerini yansıtan eşsiz bir sanat eseri niteliğinde olduğunu söyledi.

“MADALYALAR TEK TEK ÇİNŞ SANATÇILARI TARAFINDAN HAZIRLANDI”

BÜDDER Başkanı Önder Akdağ “Uluslararası Edirne Maratonu kapsamında koşulacak olan maraton için hazırlık toplantımızı gerçekleştiriyoruz. Bu toplantıda, maraton kapsamında sporculara vereceğimiz kitler üzerinden konuşacak ve bu yıla özel, 11. Uluslararası Edirne Maratonu’na özel madalyalarımızın lansmanını yapacağız. 11. yıla özel olarak,  Edirne Maratonu için bir sanat eseri hazırlayarak bunu sporla birleştirdik. Görmüş olduğunuz madalyalar tamamen tek tek çini sanatçıları tarafından, Ömür Canpolat hocamızın liderliğinde tek tek elle hazırlanıyor. Edirne Maratonu’na katılacak bütün katılımcılara ve kürsü yapan sporculara bu madalyaları takdim edeceğiz. ​Bu madalyalarda Edirne motiflerini kullandık. Üzerinde Edirne kırmızısı, diğer taraftan lale figürleri ve her madalyanın üzerinde her sanatçının kendi imzasıyla tasarlanarak, istediği gönlünden geçen rengi kullanarak dizayn edilmiş bir madalyadan bahsediyoruz. Yani tamamen kişiye özel, kişinin sanatsal ruhunu yansıtan bir tasarımla gördüğünüz gibi farklı renkler var, farklı tasarımlar var ve tek tek elle göz nuruyla sanatçılarımız tarafından hazırlanmış. Emekleri için kendilerine teşekkür ediyoruz” dedi.

“SELİMİYE CAMİ, MERİÇ KÖPRÜSÜ, ADALET KASRI VE EDİRNE LALESİNİ MADALYA TASARIMINDA KULLANDIK”

Kültür Bakanlığı Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı ve Çini Sanatçısı Ömür Canpolat Ömür Can Polat, “Çini sanatı ile ilgili, bu proje Önder Bey tarafından bize madalya olarak yapmak anlamında geldiğinde, ne tasarlayabileceğimiz üzerine bir görüşler öne sürdük, tasarımlar oluşturuldu ve en sonunda da Edirne’nin temel, mimari işte kültürel miras değeri taşıyan mimari yapılarından biri minik Selimiye Cami, Meriç Köprüsü, Adalet Kasrı ve en önemlisi de tabii biraz Edirne’yi de simgeleyen Edirne lalesini de baz alarak, ise tasarım içerisine yerleştirmeyi uygun gördük ve en sonunda da bu görmüş olduğunuz madalyamız ortaya çıkmış oldu” dedi.

 “SPORLA ÇİNİ SANATI BİRLEŞMESİ ÇOK ANLAMLI OLDU”

Çini sanatı kullanılarak üretilen madalyalar için hem Edirne’nin önemli değerlerinin baz alındığını hem büyük emek harcadığının altını çizen Canpolat “Tekirdağ Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nde Çini eğitmenliği yapmaktayım. Kültür Bakanlığı kursumuzla birlikte, Halk Eğitim’deki destekleyici kurslarımızla da kurslarımız devam ediyor. Bu proje bize geldiğinde kursiyerlerimle birlikte, çok heyecanlandık. Hem Edirne’mize bir katkı sunmak, ben bir Edirne’yle, bağı ve kökü olan bir sanatçı olarak, benim için çok anlam ifade etti.  Dekorlama renkleri, her şey belirlenerek kursiyerlerimle birlikte, büyük bir emek, özveri ve sevgiyle madalyaları üretmeye başladık.  Tabii bu tasarımda oluşturmamız gereken en önemli ana unsur, Edirne’nin Osmanlı ve çok öncesinde bu günümüze kadar başkentlik yapmış olması, Edirne’nin onunla birlikte en önemlisi, ustaların ustası Mimar Sinan’ın eserleriyle taçlanmış olması, bize döndüğümüzde çini ile ilgili 16. yüzyılın en güzel örneklerinin yer aldığı Edirne Selimiye Cami, bu hem Sinan’ın, usta Mimar Sinan’ın ustalık eseri, onunla birlikte bizim İznik Çinileri olarak adlandırdığımız, çünkü burada bir kültürel miras taşıyıcılığı görevimiz de var. Bunu da madalyaya aktarmamız gerekiyordu. Bu yüzden bu Edirne ile de çininin birleşme noktası bu anlamda çok güzel ve tamamlayıcı oldu bence. Daha da anlam ve değer kazandı. O yüzden işte Edirne Selimiye Camii’nde yer alan çinilerin İznik’in en önemli, en özel, o dönemi en iyi simgeleyen çinilerinden. Oradan laleyi baz aldık ve en önemlisi de tabii ki bir Edirne’mizin Edirne kırmızısı var. Edirne kırmızısı içinde çinide de çok önemli kırmızı renk oluşturabilmemiz için onun için hem yazılarda hem lalelerde farklı renklerle de olsa onu da simgelemeyi tercih ettik. Aslında Edirne ile ilgili çok söylenecek söz var, Edirne birçok şeye sığmayacak değere sahip ve bu anlamda sizin yapmış olduğunuz bu sporla ve çini sanatıyla birleşmesi de bu anlamda bence çok güzel ve anlamlı oldu” diye konuştu.

Haber: Erkan Ekşi

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP