“Savunma ve adalete erişim hakkını ortadan kaldıracaktır”

17.06.2020 16:15

“Savunma ve adalete erişim hakkını ortadan kaldıracaktır”

Edirne Baro Başkanı Alper Pınar,  Avukatlık Kanunu’nda Barolar ve seçim sistemlerinde yapılmak istenen değişiklikle ilgili, “İnsanların savunma ve adalete erişim hakkını kısıtlayacağı hatta ortadan kaldıracağı bilinmelidir.” dedi.

Türkiye Barolar Birliği’nin yaptığı çağrı ile bugün tüm Barolar Avukatlık Kanunu’nda Barolar ve seçim sistemlerine yönelik değişiklik girişimleriyle ilgili ortak zamanlı bir basın açıklaması yaptı.

Sanılanın aksine, yapılmak istenen değişikliklerin Avukatlar veya Barolardan daha çok vatandaşları ilgilendireceğini anlatan Başkan Pınar, sözlerini şöyle sürdürdü: “Adliyelerde hak arayan, hakkındaki bir isnattan dolayı yargılanan insanların savunma ve adalete erişim hakkını kısıtlayacağı hatta ortadan kaldıracağı bilinmelidir. Özellikle ceza adaleti açısından hava ve su gibi öneme haiz, olmazsa olmaz denilebilecek savunma hakkının ancak özgür ve korkusuz Avukatlar eliyle sağlanabileceği, Avukatların özgürlüklerinin garantörünün ise kimseden emir ve talimat almayan; bağımsız, tarafsız, özgür ve güçlü Barolar olduğu açıktır.

EŞİT GÜÇLERE DAYANMASI ELZEMDİR

Bireylerin hak aramak, hakkını elde etmek, ihlal edilmiş haklarına kavuşmak, ihtilaflarını çözmek için yargıya; yargı içinde sesini duyurabilmek için de Avukata ihtiyacı vardır. Yargının iki unsurunu temsil eden Hakim ve Savcının arkasında büyük bir kamu gücü varken yargının bir diğer unsurunu temsil eden Avukatın gücü, mensup olduğu barolardan kaynaklanır. Avukat ancak, bağımsız, özgür ve güçlü bir Baroya mensup olmakla kamu gücü karşısında başı dik ve korkusuzca adalet arar ve bireylerin hakkını savunur. Silahların eşitliği denilince tek akla gelen şey Hâkim karşısında eşit zamanda konuşma hakkı olmamalıdır. Gerçekten silahların eşitliğinden bahsedilecekse Hâkim ve Savcılar ile Avukatların eşit güçlere dayanması elzemdir. Zira cezalandırma ve savunma birbirini dengeleyen iki zıt güçtür.

Barolar gerek anayasanın 135. Maddesi’nin bahşettiği kamu kurumu niteliklerinden gerekse kamu otoritesinden bağımsız olmalarından kaynaklı bir güç merkezi durumundadır.”

“AVUKATLARI KORUMASIZ VE HİMAYESİZ BIRAKACAKTIR”

Bu düzenlemenin avukatları korumasız ve himayesiz bırakacağını iddia eden, Pınar şöyle konuştu: “Kamu kurumu niteliğinin en önemli tezahürü ise coğrafi olarak tek bir baronun varlığıdır. Aynı ilde birden fazla baro kurulduğu an, mevcut baroların tamamının kamu kurumu niteliği ortadan kalkacak veya tartışılır hale gelecektir. Bu durum ise mensubu olan Avukatları korumasız ve himayesiz bırakacaktır. Avukatlara verilen hakların ve ayrıcalıkların neredeyse tamamı avukatların şahsı için değil temsil ettikleri müvekkillerinin haklarını korumak içindir. Baro aracılığıyla Avukata sunulan himaye de böyledir. Güçlü ve bağımsız bir baronun Avukata sağladığı destek aslında mağdur, mazlum, hakkı elinden alınmış insanları korumak ve kollamak içindir. Avukatı bu güçten bu himayeden mahrum etmek aslında hak arayan ancak bunun için gereken gücü ve cesareti kendinde bulamayan bireyin mahrum edilmesidir.

DEĞİŞİKLİKLERE KARŞI ÇIKIYORUZ

Biz Barolar ve Baro Başkanları tartışmasız biçimde vatandaşı savunma hakkından mahrum etmemek, bireyin savunma ve adalete erişim hakkının kısıtlanmasına veya ortadan kaldırılmasına mani olmak adına yapılmak istenen değişikliklere karşı çıkıyoruz. Ne mevcut statümüzden şahsi bir menfaatimiz veya beklentimiz vardır ne de getirilmek istenen düzenlemenin kişisel konforumuza zarar vereceği endişesini taşımaktayız!

Tek endişemiz; vatandaşın adalet arayışında sığındığı tek liman olan baroların fırtınalara açık hale gelecek olması, Avukatların etkinliklerini kaybetmeleridir.”

Hüsnü SARIÜL

770x60 Reklam Alanı

İlgili Haberler