Sözleşmenin feshi, kadınları sokağa döktü

22.03.2021 10:16

Edirne’de Kadın Meclisi, Kadın Platformu ve Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK) üyesi kadınlar, Cumhurbaşkanlığı Kararı ile İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesine tepki gösterdi. Açıklamanın yapılacağı caddede polis ekiplerinin yanı sıra ellerinde uzun namlulu silahların bulunduğu mavi bereli komandoların sıkı önlem alması dikkat çekti.

Sözleşmenin feshi, kadınları sokağa döktü

Resmi Gazete’de cuma gecesi yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararıyla Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekildiği açıklandı. Türkiye’nin birçok ilinde kadın örgütleri karara tepki gösterdi. Edirne’de de Saraçlar Caddesi’nde bir araya gelen Edirne Kadın Meclisi, Kadın Platformu ve Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK) üyesi kadınlar ellerinde “Kararı geri çek sözleşmeyi uygula”, “Asya yalnız yürümeyeceksin”, “İstanbul Sözleşmesi yaşatır”, “Kadınların Güvencesi: 6284 Kadınları Şiddetten Koruma Kanunu” yazılı dövizlerle tepkilerini dile getirdiler. Açıklama öncesi caddede polis ekiplerinin yanı sıra ellerinde uzun namlulu silahlar bulunan mavi bereli komandoların da sıkı güvenlik önlemi aldığı görüldü.

“SÖZLEŞMENİN FESİH KARARINI KABUL ETMİYORUZ”

Edirne Kadın Meclisi adına açıklamayı okuyan Nazlıcan Güzel, Cumhurbaşkanlığı kararıyla feshedilen İstanbul Sözleşmesi’nin tekrar yürürlüğe girmesini istediklerini belirterek, “İstanbul Sözleşmesi kadına karşı yönelmiş her türlü şiddeti önlemeyi, şiddete maruz kalmış kadınlara yönelik etkin soruşturma ve kovuşturma süreçlerinin yürütülmesini ve mevcut şiddetin ortadan kaldırılmasını amaçlayan çerçeve bir sözleşmedir. Siz milyonlarca kadını yok sayamazsınız, milyonlarca kadını evlere kapatamaz, sokaklardan ve meydanlardan silemezsiniz. Milyonlarca kadını susturamazsınız! Biz dünyanın yarısıyız. Sözleşmenin hazırlanma dâhil olan kadınlar olarak biz sözleşmenin fesih kararını kabul etmiyoruz” dedi.

“İSTANBUL SÖZLEŞMESİNİ SAVUNACAĞIZ”

Edirne Kadın Platformu adına açıklamayı okuyan Firdevs Selvili de İstanbul Sözleşmesi’nin kadına karşı yönelmiş her türlü şiddeti önlemeyi, şiddete maruz kalmış kadınlara yönelik etkin soruşturma ve kovuşturma süreçlerinin yürütülmesini ve mevcut şiddetin ortadan kaldırılmasını amaçlayan bir sözleşme olduğunu belirterek, “Hayatlarımıza dair kararları biz alırız! Hayatlarımızın ve haklarımızın tek bir adamın kararına, kararnamesine bağlı olmasına izin vermiyoruz. Bu sözleşmeyi biz kadınlar dişimizle, tırnağımızla, mücadelemiz ile kazandık. Haklarımızı elimizden almanıza, bizleri şiddete ve öldürülmeye mahkûm etmenize izin vermeyeceğiz. Sözleşmeden vazgeçmiyoruz. Haklarımızın ve hayatlarımızın teminatı olan İstanbul Sözleşmesini savunacağız” ifadelerini kullandı.

“TÜM MUHALEFET PARTİSİ LİDERLERİNE SÖZLEŞMEYİ SAHİP ÇIKIN ÇAĞRISI”

Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK) adına açıklamaya yapan Şahide Ağaoğlu ise tüm muhalefet partisi liderlerini, TBMM’de ortak bir basın açıklama yaparak sözleşmeye sahip çıkmaya davet ederek şunları sıraladı; “Söz konusu Karar, hukuki değil, siyasidir! Çok taraflı bir uluslararası anlaşma iç hukukta nasıl yürürlüğe girdiyse aynı usul ile geri alınabilir. İç hukuk sürecinin ardından uluslararası hukuk bakımından öngörülen İstanbul Sözleşmesi’nin 80. maddesinde yer alan geri çekilme usulleri de tamamlanmalıdır. Meclis’te oybirliği ile kabul edilen İstanbul Sözleşmesi’nden Cumhurbaşkanı Kararı ile çıkılamaz. Bu nedenle, Karar geçersizdir ve Türkiye İstanbul Sözleşmesi’ne taraf olmaya devam etmektedir ve Sözleşme’deki yükümlülüklerini yerine getirmek zorundadır. İktidar bu Kararıyla, seçim pazarlıklarında elini güçlendirmek için kadınların kazanılmış haklarını ortadan kaldırmak istemektedir. Bu karar ayrıca Türkiye’nin evrensel insan hakları standartlarından kopması, demokrasiyi yadsıması ve eşitlik ilkesi, ayrımcılık yasağı gibi temel ilkelerden vazgeçmesi anlamına gelmektedir. Anayasa’nın parça parça askıya alınarak ortadan kaldırılmasına yönelik olarak bugüne dek atılan en büyük adımlardan biridir.

Tüm toplumun temel hak ve özgürlüklerine yöneliktir ve Türkiye’de yaşayan herkesin uluslararası insan hakları sisteminin dışında kalacağı bir sürecin önünü açmıştır. Meclis Göreve! Meclis’in en önemli görevlerinden biri de kadına karşı şiddeti ve cins kırıma varan kadın cinayetlerini önlemektir. Meclisteki iktidar partileri bu görevi yerine getirmiyor ise, sorumluluk muhalefet partilerine düşmektedir. İktidarın tüm işlevsizleştirme ve devre dışı bırakma politikalarına karşı en azından muhalefet partilerini Meclis’e ve Meclis’te temsil edilen halkın iradesine sahip çıkmaya çağırıyoruz! İstanbul Sözleşmesi Meclis’te oybirliği ile onaylanmıştır.

Ancak toplumsal mutabakatla ve Meclis kararıyla Sözleşme’den çıkılabilir. Bu nedenle tüm muhalefet partisi liderlerini; TBMM’de siyasi liderler olarak birlikte, ortak bir basın açıklaması yaparak Sözleşme’ye sahip çıkmaya, Türkiye’yi Sözleşme’den çıkarma girişimlerinin hukuken geçersiz olduğunu ve Türkiye’nin Sözleşme’ye taraf olmaya devam ettiğini açıklamaya çağırıyoruz. Ayrıca, üyelerine, seçmenlerine ve tüm bir topluma Sözleşme’yi anlatmak ve etkin bir biçimde uygulanmasını sağlamak için partiler arası ortak bir çalışma grubu kurarak kadına karşı şiddetle mücadele programı oluşturmalarını ve uygulamalarını talep ediyoruz. Kadına karşı şiddet ve kadın cinayetlerinin durdurulması için mücadele sadece İstanbul Sözleşmesi’nin siyasi partiler için getirdiği bir yükümlülük değildir. Aynı zamanda 10, 17 ve 41. maddeleri başta olmak üzere Anayasal bir zorunluluktur. Temel hak ve özgürlüklerini kullanmak, demokratik bir hukuk devletinde eşit, özgür ve şiddetten uzak bir yaşam sürmek isteyen herkesi İstanbul Sözleşmesi’ne sahip çıkmaya çağırıyoruz” Üç ayrı kadın platformunun yaptığı basın açıklamanın ardından kadınlar olaysız bir şekilde dağıldı.

 

770x60 Reklam Alanı

İlgili Haberler