Taşkın risk yönetim planı hazırlanıyor

07.07.2022 11:07

Edirne’de Meriç-Ergene Havzası Taşkın Risk Yönetim Planı’nın Hazırlanması İçin Teknik Yardım Projesinin havza açılış toplantısı gerçekleştirildi.

Taşkın risk yönetim planı hazırlanıyor

Edirne’de Meriç-Ergene Havzası Taşkın Risk Yönetim Planı’nın Hazırlanması İçin Teknik Yardım Projesinin havza açılış toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda Konuşan Edirne Valisi H. Kürşat Kırbıyık, Meriç’in Üç Ülke Bir Nehir olarak da değerlendirebileceğini belirterek, “Gerek Yunanistan gerek Bulgaristan gerek Türkiye’yi ilgilendiren bir nehirden bahsediyoruz. Bu nehrin sunduğu imkanlar ve oluşturdukları riskleri de hep birlikte planlamamız gerekiyor” dedi.

Edirne’de Tarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürü Bilal Dikmen’in katılımıyla kentteki bir otelde Meriç-Ergene Havzası Taşkın Risk Yönetim Planı’nın Hazırlanması İçin Teknik Yardım Projesinin havza açılış toplantısı düzenlendi. Toplantıya; Edirne Valisi H. Kürşat Kırbıyık, Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, Edirne Tarım ve Orman İl Müdürü Atilla Bayazıt, AFAD Edirne İl Müdürü Ali Altındal ve çok sayıda yerli ve yabancı temsilciler yer aldı.

“RİSKİ BERTARAF İÇİN MEVCUT DURUM ANALİZİ SAĞLIKLI BİR ŞEKİLDE YAPILMALI”

Edirne Valisi Hüseyin Kürşat Kırbıyık, modern dünyada yönetimde artık öncelikle bir hedefe varmak istiyorsak ya da bir riski bertaraf etmek istiyorsak ilk yapacak işin mevcut durum analizinin çok sağlıklı bir şekilde gerçekleştirmek olduğunu belirterek, “Bu projenin özünde de risk bertarafı gözüküyor. Dolayısıyla karşı karşıya kaldığımız risklerin tespit edilmesi, buna uygun planlamaların yapılması ve pilot planlamalar doğrultusunda gerekli uygulamaların hayata geçirilmesi son derece önemli” dedi.

“PAYDAŞLARIN TAMAMINA BİR YOL HARİTASI SUNACAK”

Yüz yıl önce de, 50 yıl önce de yakın zamanlarda da çeşitli şekillerde taşkına maruz kalmış bir coğrafyada yaşadığımıza işaret eden Vali Kırbıyık, “Kanal Edirne bu anlamda Edirne için gerçekten önemli bir proje olmuş. Edirne merkez açısından belki risk düzeyimizi mümkün olduğunca en alt seviyeye indirmişiz. Ancak tüm risk kalktı mı dersek bu riskin kalkmadığını sizler de bizler de biliyoruz. Yine ilimiz genelinde Meriç Adası’nı takip ettiği güzergah boyunca da benzer şekilde riskin bulunduğunu görüyoruz. Bu çerçevede tabii bu taşkınların oluşturduğu etkilere de bakmak lazım. Bir yandan can güvenliğini tehdit ediyor ki bölgemizde maalesef geçtiğimiz yıl da dahil olmak üzere can kayıpları yaşanan taşkınlarla karşı karşıya kaldık. Bir yandan mal güvenliğini tehdit ediyor, tarımsal ürünler başta olmak üzere vatandaşımızın eviyle, işleriyle ilgili tehditler oluşturuyor. Bir yandan da ekolojik bir zarar ortaya koyuyor. Maalesef belki dere yataklarında, nehir yataklarında bulunan sürekli kirlenmenin tarımsal araziler üzerine de belli ölçüde ekolojik zararlar oluşturduğunu hepimiz biliyoruz. Dolayısıyla bu riskin iyi hesaplanması iyi planlanması, iyi uygulanması, iyi yönetilmesi son derece önemli. Bu anlamda bu çalışma gerçekten bu bölgeye Meriç havzasına, Ergene havzasına ışık tutacak ve bizim risklerimizin bertaraf edilmesi noktasında tüm uygulayıcı kurumlara, valiliklere, belediyelere, diğer kamu kurum ve kuruluşlarına Devlet Su İşleri’ne ilgili dediğim gibi paydaşların tamamına bir yol haritası sunacak bir çalışma olacağını ümit ediyoruz” dedi.

“MERİÇ’İ ÜÇ ÜLKE BİR NEHİR OLARAK DA DEĞERLENDİREBİLİRİZ”

Edirne Valiliğinin öncülüğünde yürütülen “Üç Nehir Bir Şehir” projesine dikkat çeken Vali Kırbıyık, “İçinde enerji santraller, rekreasyon alanlarına kadar önemli, Edirne’nin belki çevresini değiştirecek, geleceğine katkı sunacak vizyon projelerden bir tanesi. Aslında Meriç için şunu da diyebiliriz. Üç ülke bir nehir olarak da değerlendirebiliriz. Gerek Yunanistan gerek Bulgaristan gerek Türkiye’yi ilgilendiren bir nehirden bahsediyoruz. Bu nehrin sunduğu imkanlar ve oluşturdukları riskleri de hep birlikte planlamamız gerekiyor. Burada bölgesel anlamda, uluslararası anlamdaki iş birliğinde son derece önemli olduğunu görüyoruz. Katkı sunanlara da o anlamda müteşekkir olduğumuzu ifade etmek isterim” dedi.

“BİR TARAFTA SUYUN YOKLUĞU, BİR YANDA ÇOKLUĞU İLE KARŞI KARŞIYA KALIYORUZ”

Tarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürü Bilal Dikmen ise dünyanın dört bir yanında kuraklık ve yangınlar, diğer yanda aşırı yağışlar olduğunu belirterek, “Bu afetlerden can ve mal kaybının yanında suyun hem miktarı hem de kalitesini olumsuz yönde etkilemektedir. Havza’da yer alan Bulgaristan ve Yunanistan’ın da Bütüncül bir yaklaşımla projeye dahil olması önem arz etmektedir. Bu sebeple Meriç Ergene havzası taşkın yönetim planı projesinin IPA projesi olarak çalışılması da oldukça isabetli ve yerinde olmuştur. Proje kapsamında taşkın riski ön değerlendirmesi çalışmaları yapılacak. Taşkın tehlike haritaları hazırlanacak. Taşkın risk haritaları hazırlanacak. Risklerin asgari seviyeye indirilmesi maksadıyla tedbirler programının yer aldığı taşkın yönetim planı hazırlanacaktır. Tabii bütün bunlara ilave olarak da ayrıca bu proje kapsamında Meriç-Ergene havzasında tahmini ve erken uyarı sistemi de kurulacaktır. Projede başlangıç raporu, altı aylık dönemlerde ilerleme raporu ve nihai rapor da hazırlanacaktır. Proje ile taşkın yatırımlarının daha sağlıklı ve verimli olacağını, ekonomik kaybın asgari düzeye ineceğine, daha da önemlisi halkın ve mahalli idareleri taşkın konusunda bilinçlenmesi ve farkındalığın artırılması neticesinde can ve mal kaybının olmayacağına bu alanda kriz yönetimi yerine risk yönetiminin ne odaklanacağımıza inanıyorum” dedi.

“PROJEYİ BAŞARIYLA TAMAMLAYACAĞIMIZDAN UFAK BİR ŞÜPHE BİLE DUYMAYACAĞIM EKİBE SAHİBİZ”

Proje Direktörü Rıfat Ünal Sayman da canlılığın ve hayatımızın en olmazsa olmazlarından birinin su olduğuna dikkat çekerek, “Meriç Nehri Hem Bulgaristan, hem Yunanistan hem de ülkemizden akan bir nehir. Bu anlamda projenin başarıyla tamamlanması için bu üç ülkenin ve Avrupa Birliği’nin dayanışma içerisinde olduğunu düşünüyorum. Bu açıdan Sayın Bulgaristan Konsolosluğu’na katılımları için teşekkür ediyorum. Tabii projenin hayata geçirilmesinde Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu ve Çevre Şehircilik ve İklim değişikliği Bakanlığımız ki kendileri aynı zamanda sözleşme makamı var. Onlara teşekkürlerimi yine sunmak istiyorum. Son olarak projedeki faydalanıcımız su yönetimi genel müdürlüğü. Su yönetiminin her alanında olduğu gibi taşkın konusunda da son derece deneyimli ve yüksek kapasiteye sahip bir teşkilatımız. Bu anlamda böyle yüksek kapasiteli bir teşkilatla çalışmak, bu alanda tecrübeli bir teşkilatla çalışmak açık söylemek gerekirse bizim de işimizi kolaylaştırıyor ve kolaylaştıracak. Tüm katılımcılarımıza bugün burada bizlerle bulunduğumuz için teşekkürlerimi sunuyorum” diyerek sözlerini sonlandırdı.

Konuşmaların ardından toplu fotoğraf çekimi gerçekleştirildi ve ardından detaylı şekilde projenin teknik sunumu gerçekleştirildi.

770x60 Reklam Alanı

İlgili Haberler