DOLAR 32,8169 -0.03%
EURO 35,1630 0.03%
ALTIN 2.451,630,05
BIST 10.771,360,29%
BITCOIN 2044065-3,27%
Edirne
27°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

TEMA’dan çevre için ortak hareket çağrısı!

TEMA’dan çevre için ortak hareket çağrısı!

Edirne TEMA Vakfı İl Temsilcisi Şirin Çoğal, 5 Haziran Dünya Çevre Günü kapsamında yaptığı açıklamada, sürdürülebilir bir gelecek için çevresel tehditlere karşı vakit kaybetmeden harekete geçilmesi gerektiğini vurguladı.

ABONE OL
7 Haziran 2024 10:21
TEMA’dan çevre için ortak hareket çağrısı!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Edirne TEMA Vakfı İl Temsilcisi Şirin Çoğal, 5 Haziran Dünya Çevre Günü kapsamında yaptığı açıklamada, sürdürülebilir bir gelecek için çevresel tehditlere karşı vakit kaybetmeden harekete geçilmesi gerektiğini vurguladı. Çoğal, mevcut neslin önemli sorumluluklarına dikkat çekerek, toplumun tüm kesimlerini ortak hareket etmeye çağırdı.

Çoğal, iklim krizinin etkilerini azaltmak, biyolojik çeşitlilik kaybını sona erdirmek ve sürdürülebilir yaşam ile nesiller arası adaleti sağlamak için herkesin birlikte çalışması gerektiğini belirtti. Birleşmiş Milletler (BM) tarafından her yıl 5 Haziran’da kutlanan Dünya Çevre Günü’nün bu yılki temasının “Bizim Toprağımız. Bizim Geleceğimiz. Restorasyon Nesli” olarak belirlendiğini ifade eden Çoğal, TEMA Vakfı’nın bu temayı “Doğayı Onaracak Nesil” olarak benimsediğini söyledi.

KÜRESEL SORUNLARA DİKKAT ÇEKİLDİ

Dünyada ve Türkiye’de yaşamsal ekolojik sorunlarla karşı karşıya olunduğunu belirten Çoğal, “İklim krizi, erozyon, çölleşme, ormansızlaşma, sulak alanların azalması ve biyolojik çeşitlilik kaybı gibi büyük küresel sorunların çözümü için hep beraber elimizi taşın altına koymalıyız. Maalesef modern toplum, hızla tüketim odaklı hale geldi. Yapılan araştırmalara göre günümüzde, 1.6 dünya tüketiyoruz. Dünyada yaşayan tüm insanlar olarak 2023 ağustos ayının ilk günlerinde, yıllık ekosistem kapasitesini aşmıştık. Bu durum, insanlığın doğal varlıklara olan talebinin ekosistemin kendini yenileme kapasitesini ne kadar aştığını ve tüketim alışkanlıklarının doğaya ne denli büyük zararlar verdiğini açıkça gösteriyor. Gelecek nesillere yaşanabilir bir gezegen bırakabilmek adına hep birlikte doğayı onarmak için harekete geçmeliyiz ve doğaya olan yükü azaltmalıyız. Bu sebeple günümüz nesline büyük görevler düşüyor” dedi.

ORMAN TAHRİBATI VE BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİK

Her bir dakikada 11 futbol sahası büyüklüğünde orman arazisinin tahrip edildiğine dikkat çeken Çoğal, 1990’dan bu yana, dünyada tahrip edilen orman alanının Türkiye’nin dört katı bir büyüklüğe; 420 milyon hektara ulaştığını belirtti. Çoğal, “Orman alanlarının tahribi yanında aşırı yararlanma, iklim değişikliği, kirlilik ve işgalci türler nedeniyle biyolojik çeşitlilik de hızla azalıyor. İnsan faaliyetleri sonucunda 1970’den günümüze biyolojik çeşitlilikteki azalma yüzde 68 oranına ulaştı. Denizlerde ve okyanuslarda kirlilik nedeniyle yaşamın neredeyse tamamının yok olduğu 245 bin km2 alan bulunuyor. Bugün, 1 milyon türün nesli tehlike altında” dedi.

TÜRKİYE’DEKİ DURUM

Türkiye’deki orman varlığının karşı karşıya olduğu tehditlere de dikkat çeken Çoğal, “Başta madencilik faaliyetleri olmak üzere, çok sayıda kullanım alanı izni veren yasal düzenlemeler ormanlarımızı tehdit ediyor. 2012’den bu yana, 410 bin hektarlık orman alanına madencilik, enerji ve diğer kullanımlar için izin verildi. Vahşi madencilik; ormanlarımızın yanında meralarımız, tarım alanlarımız ve akarsularımız için de ciddi bir tehlike yaratıyor. Bu, yok oluşa giden bir süreç” şeklinde konuştu.

TEMA VAKFI YÖNETİM KURULU BAŞKANI ATAÇ: GELECEK NESİLLER İÇİN ENDİŞE VERİCİ

TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç ise, yaşam kaynaklarının yok edilmesinin gelecek nesiller için endişe verici bir tablo yarattığını vurguladı. Ataç, “Gelecek nesillerin haklarını korumak için bu tabloyu tersine çevirmeliyiz. Bu nedenle yüzümüzü doğaya dönmeli ve doğada açılan yaraları iyileştirmeliyiz. Küresel ısınmayı 2 derecenin altında tutmak için doğal varlıkları korumak, doğa tahribatlarını durdurmak ve tahrip edilen alanları onarmak zorundayız. Bu amaç için en etkili yöntem, yenileme (restorasyon) çalışmalarıdır. Bu çalışmalarla sadece iklimi değil, biyolojik çeşitliliği de koruyabiliriz. Tahrip olmuş alanların yüzde 15’i onarılırsa nesli tehlike altında olan türlerin %60’ı yeniden yaşam bulabilir. Tüm bu ekolojik sorunlarla yüzleşirken, yapacaklarımızın geleceğimize sahip çıkmanın ve nesiller arası adaleti sağlamanın bir gereği olduğunu unutmamalıyız. Hükümetler, şirketler, sivil toplum kuruluşları ve tüm bireyler bu sorumluluğu taşıyor. Her bireyin yapacağı küçük eylemler, büyük değişimler yaratabilir. Çevresel farkındalığı artıracak geri dönüşüm, enerji tasarrufu ve sürdürülebilir ürünler tercih etmek gibi küçük adımlar, toplu halde atıldığında önemli etkiler yaratır.” ifadelerinde bulundu.

Ataç, “Unutmayalım ki bizim toprağımız, bizim geleceğimiz demektir. Biz doğayı onaracak nesiliz!” diyerek herkesi Dünya Çevre Günü’nde doğal varlıkları korumaya ve sürdürülebilir bir geleceğe katkıda bulunmaya davet etti.

Haber: Mehmet Güzey

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.