10.6 C
Edirne
09:11 - 17 Kasım 2019
Edirne Haber Son Dakika Edirne Haberleri, Güncel Haberler, En Son Haber
Güncel

Tesbih koleksiyonu göz kamaştırıyor

Edirne’de ticaretle uğraşan Umut Coşkun’un, Osmanlı’dan kalma eşsiz, hem maddi hem manevi değeri yüksek olan tesbih koleksiyonu görenleri büyülüyor. Coşkun’un elinde ki en eski tesbih ise tam bir asırlık.

Umut Coşkun, 10 yıl önce başladığı tesbih merakını koleksiyonculardan aldığı eşsiz nadide tesbihleri ile koleksiyonunu büyütmeye devam ediyor. Coşkun’un elinde ki en eski tesbih ise 1 asırlık.

Tesbih merakı ile bir çok tesbihin tarihini ve kültürünü araştırıp öğrenen Coşkun, elindeki tesbihleri ise kesinlikle satmayacağını, çocuklarına ve torunlarına miras olarak bırakacağını belirtti. Tesbih kültürünün bitirimlik olmadığını aksine tarihe saygı duymak olduğunu aktaran Coşkun “Tesbih sallayan insanlar bunun tarihini de kültürünü de bilmiyordur. Tesbih gerçekten çekilir, çekildiği zaman haz alınır. Tesbih sallanmaz çekilir” şeklinde ifade etti.

“TESBİHİ SEYRETMESİ VE ÇEKMESİ AYRI BİR ZEVK”

Saraçlar Caddesi’nde 3 mağaza sahibi Umut Coşkun, “Ticaretle uğraşan biriyim aynı zamanda tesbih koleksiyoneri ve tesbih sevdalısıyım. Tesbih toplamasını da çekmesini de çok seviyorum. Tesbih aslında başlı başına bir keyif. Çekmesi, seyretmesi ayrı bir zevk. Tesbih kültürü bilen insanlar bir araya geldikleri çok yerler var. Buluştukları zaman kendi ellerinde ki tesbihleri gösteriyorlar. Birbirleri ile bunun kültür alışverişini yapıyorlar. Beğendikleri takdirde tesbihlerini takas yapıyorlar. Ticaretini çok yapan insanlar olmasına rağmen tesbihi çok seven ve koleksiyonunda çok severek taşıdığı bir tesbih varsa onu kolay kolay elinden çıkarmaz ve satmaz”dedi

“TESBİH KOLLEKSİYONUNDA KENDİMİ BULDUM”

Tesbih kültürünü sevdikten sonra iyice araştırmasına giren Umur Coşkun, “10 yıldan beri tesbih merakım var. Önceden değerli değersiz önüme ne gelirse topluyordum. Benim için ne oldukları çok önemli değildi. Gümüş püskül bile beni cezbediyordu. Sonra bunun içinde kendimi bulduktan sonra derinlemesine bir araştırmaya girdim. Şu anda sevebileceğim bir tesbih olduktan sonra onu satın alıyorum ve koleksiyonuma katıyorum”dedi

“BU TESBİHLERİ EŞSİZ KILAN ARTIK ÜRETİLMEMESİ”

Elinde ki tesbihlerin ayrı ayrı özellikleri ve tarihleri olduğunu aktaran Coşkun, “Şuan 7 tane gerçekten eşsiz tesbihim var. Mesela Osmanlı sıkma dedikleri eski sıkma. Bunlar Türkiye’ye 19.yüzyılda girdi. Alman menşeli bakalit dedikleri malzemeden yapılan kimyasal bir materyal içinde bulunan, zamanla renk değiştirme özelliği var Osmanlı sıkmanın. Bunu çeken insanlar sarı olarak alıp zamanla elinde renk değiştiriyor, renk değiştirmesinden de zamanla haz alır bu insanlar. 19.yüzyılda Türkiye’ye giren bu Osmanlı sıkma 1940’lara kadar Türkiye’de satışı olmuş. Sonra fabrika kapanınca bu malzeme değere bindi. Bu malzemeyi değerli kılan artık üretilmemesi. Eskiden bunları takı sektöründe kullanılırdı, bayanlar bunları kolye olarak kullanıyordu. Şikâyet gelmiş ve fabrika artık bunu üretmemeye başlamış. Bu elde kalan ürünlere yeni bir sektör oluşturulmuş, Ortadoğu ülkelerinde ve Türkiye’de bunları tesbih olarak üretmişler. Tesbihte renk değişimi olduğunda örneğin sarıdan turuncuya gitmesi, çektikçe vişne rengine kavuşması bir merak uyandırmış. Koleksiyonda sadece Osmanlı sıkma da yok. Osmanlı ateş dedikleri bir malzeme var, Osmanlı bağ dedikleri katalin  bi malzeme var. Bu katalin kapı kollarında, şemsiye saplarında kullanılan bir malzeme. Bu Osmanlı tesbihini Araplar da koleksiyonuna katıyor. Bir de damla kehribar dediğimiz tesbihimiz var. Damla Kehribarda okyanusun derinliklerinden çıkan bi kaya malzemesi. Aslında tesbihe uyumlu değil kırılabilen bir malzeme. Ama eski Antik Yunan’da şifa olarak kullanılmış. Stresi alan bir özelliğe sahip. Gramı da aşağı yukarı 30 dolar gibi bir malzeme” dedi.

“ELİMDEKİ EN ESKİ TESBİH 1 ASIRLIK”

Koleksiyonunda ki en eski tesbihin 100 yıllık olduğunu vurgulayan Coşkun, “Osmanlı sıkma dediğimiz tesbihler 1900 ile 1940 arası, katalin tesbihte tahminim 100 senelik, elimde ki en eski tesbih 1 asırlık falan. Damla kehribar yeni yapım malzemesi kaliteli kolay bulunan ama pahalı ürün, ateş kehribar diye tesbih var oda tahminen 80 senelik falan vardır” dedi.

“BU TESBİHLER SOKAKTA KOLAYCA ULAŞILACAK OLANLARDAN DEĞİL”

Orijinal bu tesbihlerin piyasada sahteleri olduğunu, bilmeyen insanın hemen aldanabileceğini anlatan Umut Coşkun “Tesbihlerin fiyatları sokaktan, dükkândan alınabilecek fiyat değil. Fiyattan ziyade benim için manevi değeri var. Kültürümüzü yansıtan büyük değeri olması beni cezbeden olay. Ben bunları Türkiye’de ki belli başlı koleksiyonerlerden aldım. Birkaç tanesini iş adamından aldım. Bu iş çok yaygın değil. Türkiye’de belli başlı koleksiyonerler var. Mesela en meşhuru Ali Demirel. Gerçekten onun çok geniş bir koleksiyonu var. Ustalar var onların kendi koleksiyonları var. İşin aslı bu işi sevmek gerekiyor. Kolay kolay bunlar ulaşılacak ürün değil. Çünkü replikaları da piyasada var. Bilmeyen birisini kandırabilirler” dedi.

“TESBİH HARİCİNDE ÇAKMAK KOLLEKSİYONUMDA VAR”

Tesbihle beraber çakmak koleksiyonu da yaptığını anlatan Umut Coşkun “Aslında eskiye dair her şeyin koleksiyonunu yapmaya çalışıyorum. Tablo, obje, vazo, gümüş tabaka olabilir. Tesbihten sonra ki en çok yoğunlaştığım koleksiyon çakmak. Eski Alman, Fransız çakmaklarım var. O çakmaklarda 1950 ile 1960 arası üretimleri olan çakmaklar. Bir tane değil seri halinde koleksiyon şeklindeler”dedi

“TESBİHLERİ SATMAM, ÇOCUKLARIMA, TORUNLARIMA MİRAS OLARAK BIRAKACAĞIM”

Para karşılığı tesbihlerini vermediğini başka bir koleksiyonerle takas yapacağını ve bu tesbihlerin bir miras olduğunu dile getiren Umut Coşkun “Satın almak istese biri satmam. Ancak karşı taraf koleksiyonerse tesbihlerini gösterir. Değişim, takas olabilir. Ancak o şekilde olur. Para ile karşılığı yok. Amacım yaşlandığımda bunları çoluğuma çocuğuma, torunuma vermek, miras olarak hediye etmek. Bundan 100, 150 sene bunlar çok daha değerli olacak. Şuan 1 asırlık tesbih bunlar, 50-60 sene sonra maddi değeri çok yükse kolacak. Manevi değeri zaten yüksek” dedi.

“TESBİH SALLANMAZ, ÇEKİLİR”

Tesbihin sallanmasının hem ustasına hem kültürün saygısızlık olduğunun altını çizen Umut Coşkun “ Bizim toplumumuzda tesbih çeken insanlara bitirim gibi gözüktüğü söyleniyor. Ama bunu bilip kültürü ile çeken insanlar bu tanımlamalardan uzak insanlar. Tesbih sallanmaz, tesbih çekilir. Benim bir mazim var, İstanbul kapalı çarşıda yaşlı Ermeni bir amca vardı. İçeri giren biri onun dükkanına girip tesbihi görmek istedi. Tesbihe bakan kişi tesbihi salladığı anda o Ermeni amca tesbihi onun elinden aldı. “Benim sana satabileceğim tesbih yok, tesbih sallanmaz eğer sallıyorsan ilk önce bunun ustasına ve tarihine hakaret ediyorsun” diyerek elinden almıştı. Gerçekten de böyledir. Tesbih sallayan insanlar bunun tarihini de kültürünü de bilmiyordur. Tesbih gerçekten çekilir, çekildiği zaman haz alınır ve huzur bulunur” dedi.

Erkan Ekşi

Diğer Haberler

“Türkçe’nin Uluslararası 13. Şiir Şöleni” sona erdi

Son Haber

Üniversiteden 75 yaşında mezun oldu, Osmanlıca çeviri yapmak istiyor

Son Haber

Çocuklara yardım için İngiltere’den Nepal’e koşuyor

Son Haber

Yorum Yaz

* Web sitesine giren ya da sitedeki formları dolduran her kullanıcı "Telif Hakkı Bilgisi", "Gizlilik Sözleşmesi" ve "Kullanım Şartları"nda yer alan hükümleri okumuş ve kabul etmiş sayılacaktır.

Bu sitede COOKIE'ler kullanılmaktadır. Devam ederek bunu kabul ettiğinizi belirtmiş oluyorsunuz. Kabul Et daha fazla