Veli Der’den Eğitim Şurası eleştirisi

02.12.2021 11:19

Veli Der’den Eğitim Şurası eleştirisi

Veli Der Edirne Şubesi, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından düzenlenen 20. Milli Eğitim Şurası’na değinerek, “Öğrencinin, velilerin taleplerini karşılayacak, onların ihtiyaçlarına cevap verecek bir şura değil” denildi.

Veli Der Edirne Şubesi Yönetim Kurulu adına açıklamada bulunan Şube Sekreteri Kezban Demir, 20. Milli Eğitim Şurası’na ilişkin açıklamalarda bulundu. Demir, Şura’nın alacağı kararların toplumun tüm kesimleri tarafından kabul görmeyeceğini ifade etti.

“HALKIN EĞİTİM ŞURASI”

Veli Der’in 23-24 Kasım tarihlerinde öğretmenlerin, akademisyenlerin, velilerin, basın emekçilerinin katılımı ile alanın gerçek özneleriyle ‘Halkın Eğitim Şurası’nı gerçekleştirdiklerini belirten Demir, “20. Eğitim Şurası’nın karar alma şekli, hazırlanışı ve hazırlık için geçen süre dikkate alındığında bundan önceki Şuralardan farklı olduğu açık bir şekilde görülmektedir. Şura’nın gündemlerinin var olan güncel eğitim sorunlarını tartışmak ve çözüm üretmek hedefinden ziyade siyasi iktidarın beklentileri ve hedefleri ile uyumlu şekilde belirlenmiş olması bu Şura’nın üreteceği sonuçlar açısından meşruiyetini baştan yitirmesine neden olmaktadır. 20. Eğitim Şurası’nda da tüm başlıklarda ve özellikle iki başlıkta benzer bir çabanın ve arayışın olacağı görülmektedir. Bunlardan birincisi okul öncesi din eğitiminin kalıcı hale getirilmesi yaygınlaştırılması ve zorunlu eğitim kapsamına alınmasıdır” dedi.

4-6 YAŞ KURAN KURSU

4-6 yaş çocuklara zorunlu Kuran Kursu konusuna değinen Demir 4-6 yaş arası çocukları için okul öncesinde Kuran kurslarının zorunlu eğitim kapsamına alınması amaçlandığını öne sürdü.

“SİYASİ İKTİDARLA UYUMLU ÖĞRETMEN PROFİLİ OLUŞTURMA NEDENİ NEDİR?”

Demir, Öğretmenlik Meslek Kanunu’na yönelik bir toplumsal rıza ve kabul oluşturma arayışı olduğunu belirterek,  “Şu soruyu hep birlikte sormak ve yanıt aramak durumundayız. Siyasi iktidarın ve iktidarların aslında öğretmenlik mesleği ile ilgili sürekli tartışma sürdürmek ve her siyasi iktidar döneminde siyasi iktidarla uyumlu bir öğretmen profili oluşturma çabasının arkasında yatan neden nedir? Bu nedeni anlamak için öğretmenlik mesleğinin yapısal özelliklerine ve öğretmenlik mesleğinin toplumsal işlevine ayrıca öğretmenlerin niceliksel büyüklüğüne ve örgütlenmeye yatkınlığına dikkat çekmek gerekmektedir.  Yukarıda saydığımız özelliklere bakıldığında öğretmenlik mesleğinin siyasi iktidar tarafından yeniden yapılandırılarak siyasi iktidarın hedefleri ile uyumlu bir öğretmen profili oluşturulmaya çalışıldığı görülmektedir” dedi.

“EĞİTİMDE FİRSAT EŞİTLİĞİ”

Eğitimde fırsat eşitliğine dikkat çeken Demir, “ Eğitimde Fırsat Eşitliği başlığı ile eğitimde yaşanılan eşitsizliğin perdelenmeye çalışılması, eğitimin piyasalaştırılmasının hızlandırılmasıdır. Aynı zamanda eğitimdeki eşitsizliğin de itirafıdır. Eğitimde fırsat eşitliği kavramı adı altında eğitimin piyasalaştırılması, çocuklarımızı eleyen, rekabete zorlayan sınav merkezli eğitimin ısrarla sürdürülmesi, sınıfsal farklılıkların eğitime yansımasının olağanlaştırılması, yoksul ailelerin çocuklarının ve dezavantajlı tüm çocukların tüm çocuklarımızın evrensel ve anayasal en temel hakkı olan kamusal eğitim hakkının ellerinden tamamen alınması amaçlanmaktadır” dedi.

“ÇOCUKLARIMIZIN EĞİTİM HAKKI NASIL İHLAL EDİLDİ BİZE GÖSTERMEKTEDİR”

Demir, “ MEB’in yaptığı son açıklamalar, eğitim ile piyasa arasında kurulan ilişki, Organize Sanayi Bölgelerine yeni okulların açılacağının müjde olarak duyurulması, çocuklarımızın eğitim hakkının nasıl ihlal edildiğini ve edileceğini bize göstermektedir. Şura ile meslek liselerinin okul özelliğinin tamamen kaldırılması, okulların çıraklık eğitim merkezlerine dönüştürülmesi, sınıfsal olarak en yoksul ailelerin çocuklarının okuduğu meslek liselerindeki öğrencilerin ucuz iş gücü olarak görülmesi ve çocuk işçiliğinin yaygınlaştırılması amaçlanmaktadır” dedi.

“20. EĞİTİM ŞURASI TOPLUMUN TÜM KESİMLERİ TARAFINDAN KABUL GÖRMEYECEK”

Düzenlenecek 20. Eğitim Şurası’nda gerçek sorunların konu alınmayacağını vurgulayan Demir “20. Milli Eğitim Şurası’nın gündeminde dahi olmayan bizim için en önemli başlık ise salgın ve eğitimdir. Salgında yüz yüze eğitimde ders sürelerinin azaltılması, sınıfların seyreltilmesi, yeterli öğretmen atamasının yapılması, gerekli yardımcı personel istihdamını sağlanması, maske, hijyen malzemelerinin eksiksiz temin edilmesi, havalandırma sistemlerinin kurulması ve tüm önlemlerin gerçekleştirilmesi için eğitime yeterli bütçe ayrılması tartışmasız temel gereklilikler iken salgın hiç yaşanmamış gibi okullar açıldı ve salgın yaşanmıyor algısı yaratılmaya çalışılarak yüz yüze eğitim sürdürülmek isteniyor. İşte tüm bu çabalar içerisinde 1-3 Aralık tarihlerinde 20. Eğitim Şurası gerçekleştirilecek, ancak alınan kararlar toplumun tüm kesimleri tarafından kabul görmeyecek ve meşru olmayacaktır. Öğrenci Veli Derneği olarak çok iyi biliyor ve inanıyoruz ki çocuklarımızın eğitim hakkı, eğitim ve bilim emekçilerinin hakları için verdiğimiz emek, çaba, mücadele memleketimizin bugünü ve yarınları içindir” şeklinde sözlerini noktaladı.

770x60 Reklam Alanı

İlgili Haberler