Soruşturma savcısı ile KOM Şube arasında yaşanan talimat trafiğini dün anlattım.

Başınız döndü dimi?

Daha durun bu ne ki,

En son talimat 19 Haziran 2018 tarihinde verilmiş ve savcı beklemeye başlamıştı.

Anlaşılıyor ki, dosya bu dönemde yeni bir savcının yetkisine geçiyor.

Yeni savcı 17 Ağustos 2018 tarihinde şüphelilerin FETÖ’ye yardım etmek suçundan ayrıntılı ifadelerinin alınması, arsayı alanların önceden gayrimenkul alıp satımı yapıp yapmadığının tespiti ve havuz araştırması için yeni bir talimat bir veriyor.

KOM Şube polislerinin maşallahı var.

Yürek yemişler.

Fırsat bulup şüphelilerin ifadelerini alamamışlar.

Savcı yaklaşık 6 ay sonra 2 Şubat 2019 tarihinde KOM Şubeye yeniden talimat yazarak, tahkikat evrakını acele şekilde’ düzenleyerek gönderin diyor.

Savcılar sabır taşı olmalı,

Bir kez daha, dosyaya yeni bir savcı atanıyor ve şüphelilere ait telefonlara ilişkin, ‘baz ve karşı baz’ tespiti için biri için 31 Temmuz 2019, diğeri için 16 Ağustos 2019 tarihinde Sulh Ceza Hakimliğinden karar talep ediyor.

Hukukçular bilir, yerleşik kurallara göre ‘usul ekonomisi açısından’ dosyadaki şüphelilere ilişkin işlemler aynı yürütülüyor.

Hatta, irtibatlı dosyalar birleştirilir.

Demek ki, bu yöntem daha iyi,

15 gün ara ile iki ayrı talimat yazılmasının vardır bir nedeni,

Sonuç olarak mahkemeden kararlar alınıyor.

Bilgi Teknolojileri Kurumuna yazılıyor, kısa sürede kayıtlar geliyor.

Savcılık gelen kayıtları 20 ve 26 Ağustos 2019 tarihlerinde incelenmek ve rapor yazılmak üzere KOM Şubeye gönderiyor.

Üzerinden 2 ay geçmesine rağmen HTS kayıtlarına ilişkin analiz raporu yine ortada yok.

Dosyaya yine bir başka savcı görevlendiriliyor olmalı ki, bu kez O 18 Ekim 2019 tarihinde HTS analiz raporunun nerede kaldığını soruyor.

KOM Şube polislerinin hiç acelesi yok sanıyorsunuz yine,

Yok, yok yanıldınız.

Bu kez öyle olmuyor.

Maşallahları var.

Tahtaya vurun,

Üzerinden 3 gün geçtikten sonra, ikinci uyarıyı dikkate alıp  KOM Şube 21 Ekim 2019 tarihinde savcılık dosyasına analiz raporunu gönderiyor.

Raporda ne mi yazıyor.

Haklarında soruşturma yürütülen şüphelilerin, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü ile irtibatlı kişilerle ne sıklıkla görüştüklerine yönelik kayıtlar var.

Merak etmişinizdir.

Şüphelilerden T.H.Ç.’ın 36 farklı,  O.Ç.’ın 30 değişik FETÖ şüphelisi ile irtibatı ortaya çıkıyor.

Öyle bir iki değil,

Hele bazı isimlerle, 131, 129, 122 defa telefon görüşmesi var.

Telefonla irtibat kurulan kişiler arasında örgütsel faaliyetleri nedeniyle soruşturmalarını bildiklerim var.

Meslekten KHK ile ihraç edilenler az değil,

Kimler yok ki,

Öğretmen mi dersiniz,

Bursa’nın bir ilçe belediyesinde görevli avukat mı ararsınız,

Kuran Kursu öğreticisi mi yok,

Hakim, Başpolis, Şube Müdürü, Öğretim Görevlisi,

Neredeyse her meslek grubundan isimler var.

Hatta,

FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü’nün Edirne’ye özel olarak görevlendirdiği ve iş insanlarının örgütlenmesine yönelik faaliyette bulunan bir isim var ki,

Aklınız durur.

Kilitlenir kalırsınız.

Pessss yani ‘bu kadar da olmaz’ dersiniz.

Halen aranan ve Amerika’ya kaçıp Beyaz Saray önünde Türkiye aleyhine eylemleri organize eden isim ile yapılan görüşme sayısı 40’ın üzerinde,

İzah etmesi zor yani,

Malum, örgüt Amerika’ya ‘kıymetlilerini’ kaçırdı.

Bu raporlardan sonra savcı şüphelileri çağırıp HTS analizindeki tespitlere yönelik bir ifade almış mı?

Kimdir bunlar, ne işiniz oldu, bu sıklıkla neler anlatıp, konuştunuz diye sormuş mudur?

Bilmem,

Sizce,

Aslın da, HTS analiz raporu ve yer alan isimlerin detayları başlı başına bir yazı konusu,

Ama neyse,

Raporun detaylarına daha sonra bakarız.

Etkin soruşturma tekniği böyle,

Bitmedi.

770x60 Reklam Alanı

İlgili Haberler